Başkan "Lütfen sessiz olalım. Konuşmacılara saygı gösterelim..." dedi. Of pof sesleri yükseldi. Sıradaki kişi çok hızlı konuştu. İçlerinde en çok hoşuma giden bu söylemdi. "Buradayım, ne yapmalıyım diyenler için Gitmesi gerekiyorsa bırak durdurma, zaten istesen de tutamazsın Olması gerekiyorsa bırak, zaten engel olamazsın Susman gerekiyorsa bırak konuşma, istesen bile fark yaratamazsın Durman gerekiyorsa bırak hareket etme, zaten işe yaramazsın Anlayacağın müdahil olma sadece izle Bak bakalım neler oldu, oluyor ve olacak?"
Sayfa 108·Kitabı okudu
Sinsi şikspir
Daha çok sevgi gösterdi babasına. Şehvet iş başına, üst üste alt alta! Asker gerekli bana. Şu nazlı nazlı gülümseyen kadına bakın hele, Bacak arasındaki yüzü buz kesmiş sanki, Yapmacık tavırlarıyla bürünmüş erdemin utangaçlığına, Güya irkiliyor zevk sözünü bile işitince. Oysa sansar ya da aygır bile Onun kadar iştahla koşamaz bu zevke. Bunların üstü kadın, alt tarafları hayvandır. Bellerinden yukarısı tanrılarındır, Ama aşağısı şeytanın malıdır. Hep oradadır cehennem, karanlık, kükürt kuyuları, kaynar sular Ateşler, pis kokular, bulaşıcı hastalıklar. Öf, öf, öf! Pöf, pöf, pöf!
Edebiyat
Reklam
Bir hayat bahsedilmiş olmanın getirdiği tüm sorumlulukların “POF!” diye kaybolduğunu zannettiren bir illüzyon: Nefsimin cenneti. Bu illüzyonun ardındaki gerçek şudur: Zaman aslında hala akmaktadır ve bu dupdurgun suda boğulmaktayızdır. 
1000Kitap
Ve de cas,cıs,cos!...İsa'larından bulalar! (Biraz uzun ama:)
Bilinmeyen bir 14.yüzyıl şairinden geceleri kendisini uykudan eden demir fabrikaları ve işçilerine öfkeli dizeler:)) "Kahrediyor beni bu elleri yüzleri kara, Kapkara demircilerin çekiç sesleri. Haince haykırışlarla tangır tungur vuruşlar Karışır uğursuz ulumalara,uuuu! Uuu! Öyle bir gürültü ki bu, duymamıştır insan,insan olalı. Asıldıkça körüklerine yırtılırcasına adeta Ay uy! der birisi, öf pöf! eder ötekisi Kâh tükürürler sağa sola, kâh yayılıp yatarlar O da olmazsa masal üstüne masal satarlar Diş gıcırdatıp kemirirler, ya da inlerler hep bir ağızdan. Akkor olmuş demiri kızgın kıskaçla tutarlar. Sıçrayan kıvılcımlara karşı bacaklarını saran Önlükleri öküz gönünden olsa gerek. Güçlükle kaldırılan, ağır çekiçleri var, Önlerindeki çelik kütüklere vururlar da vururlar. Cas,cıs,cos! diye horultular gelir ardından. Bir bunaltıcı karabasan ki bu, şeytan başına. Ustaları duraksasa da azıcık, kapar hemen küçük çekici, İkilenirler ilkin, derken üçüncüsü de gelir. Tiki tak! Tiki tak! Tan, tan, tan diye Ve de cas,cıs,cos!...İsa'larından bulalar! Diye öten o çelikleme suyu, Haram eder çoğu kimseye geceleri uykuyu."
Sayfa 82 - Tübitak
Pöf!
Demek türün başka fertleri hayatta ve pisliği temizleyip tekrar başlayacaklar. Tanrı bir kez daha kanlı canlı dünyaya inip suçu üstlenecek. Müzik yapacaklar, taştan şeyler inşa edecekler, her şeyi küçük kitaplara yazacaklar! Pöf! Bu ne kör azim, bu ne sakar ihtiras!
Sayfa 195·Kitabı okudu
Masal anlatmak kadar güzel..
Ben küçük bir kızken, babamla her gece yinelenen bir adetimiz vardı. O üzerimi örttükten sonra yanıma oturur, baş ve işaretparmaklarıyla kafamdaki kötü rüyaları kopartırdı. Parmakları alnımdan şakaklarıma zıplar, kulaklarımın arkasını, ensemi sabırla araştırır, beynimden çekip aldığı her kâbusta ağzından pof diye bir ses çıkartırdı, bir şişenin mantarını açıyormuş gibi. Sonra rüyaları teker teker kucağındaki görünmez bir çuvala doldurur, ipini sıkıca çekip çuvalın ağzını büzerdi. Ardından da, ayıkladıklarının yerine koyacağı güzel, mutlu rüyaları bulmak üzere havayı taramaya koyulurdu.
Sayfa 347·Kitabı okudu
Reklam
Reklam