Post Mortem

Post Mortem
@post_mortem
Bir hiç için bir sürü gürültü...
Hey Tom, Bana Bi Bira!
7/10
·112 syf.·
2025 5. kitabı
The San Diego Union'da Robbins için şöyle denmiştir: "Bazı yazarlar bir sürü para kazanır, bazılarıysa edebiyat kurumu tarafından klasikleştirilir; ama okurları tarafından, Tom Robbins kadar sevilen yazar pek azdır. Hayranları onun kitaplarını bugünlerde pek az kitabın yaratabildiği bir coşku ve adanmışlıkla kucaklar... Robbins'in sözcüklerle oynama, metaforik uçuşlar yapma hevesi yapıtlarına taşkın bir hava getirse de, o oyunlarını çok ciddiye alan bir yazardır." Bi bakalım, sanırım Robbins'ten okuduğum üçüncü kitap oldu bu (evet, evet, öyleymiş). Ve ben yine keyifle kapadım bu kitabının kapağını da. Yukarıda belirtildiği gibi bir coşkuyla veya adanmışlıkla olmasa da, Robbins'in kitaplarını, o uçarı kafasından geçenlerin tadına varmak, yer yer hayal gücümde de gıdıklanmalara yol açmak adına severek okudum şu zamana dek. Hatta kitaplığımdan çıkardığıma üzüldüğüm nadir kitaplardan biri de ona aittir (bkz. Parfümün Dansı). Maceramızdan bahsedecek olursak, bu seferki öyle uzun soluklu olmayacak ve de direkt yetişkin okurlara hitap etmeyecek. "E ama biradan bahsediyor, çoluk çocuğun birayla ne işi olur ki?" diyecek olursanız, adamın uçarı bir kafası var diyerek uyarmıştık dimi ama? Bir kere ana karakterimiz bir çocuk. Beş yaşında ama altı olmasına da çok az kaldı. Annesi, babası, feylesof amcası ile gündelik sıradan hayatına ve beş yaşın getirdiği zorluklarla baş etmeye devam ederken, yetişkinlerin "sihirli sıvı"sı birayla tanışıyor. Meraklı, keşfe ve de soru sormaya gayet açık yaşlarda olduğu için de, çevresindeki büyüklerden bu içecek hakkında malumat edinmeye çalışıyor. Amcası bu konuda gayet gönüllü. Lakin amcasıyla çıkabilmesi muhtemel bir bira fabrikası gezisi ile, kendisini ikna edebilecek bilgileri edinmesi bizi tatmin eder mi? Eğer daha önceden Tom Robbins
1000Kitap
B, BiraTom Robbins · Ayrıntı Yayınları · 2019648 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Alçaklık Evrenseldir...
7/10
·104 syf.·
2025 4. kitabı
Köleleri firara teşvik ederek sırtlarından para kazanmayı geçim edinmiş bir arkadaş, oğlunun ölmediğine inanan bir kadını kandırarak hem yaslı bir anneyi hem de kendini memnun etmeyi (!?) hedefleyen bir başka arkadaş, kocası katakulliye getirilip nalları diktikten sonra, bayrağı devralıp elinin hamurunu denizlerin dalgalarına silkeleyen bir hanım arkadaş, tarifeli dayakların ve de ceza kesmelerin ustası bir başka arkadaş, bilinmedik diyarlardan çıkıp gelerek peygamberliğini ilan etmeye varan bir etkileyiciliğe ulaşan bir başka madrabaz arkadaş, protokolün içine ederek "47 Ronin" efsanesini edebiyata, sinemaya ve de bilumum mecralara kazandıran bir başka arkadaş ve tabii ki de hepimizin bildiği (hiç olmazsa adını duyduğu) Billy the Kid. Ve de vesaireleriyle Borges, bize tarihten alçaklık örnekleri sergilemiş ve bunu da etkileyici anlatımıyla yapmış. Eh, bize de okumak düştü ve de çokça keyif aldık efenim. Siz de buna benzer şeyler okumaktan ve de kültürlenmekten keyif alıyorsanız, bekleriz. Haydn buyurunuz, keyifli okumalar dileriz :)
Edebiyat
Alçaklığın Evrensel TarihiJorge Luis Borges · Can Yayınları · 20212,183 okunma
Yabancılarla Arkadaşlık Etme Emi Evladım
7/10
·192 syf.·
2025 3. kitabı
"My name is Kenci. Adım Kenci. Bendeniz Kenci" ve bu Kenci, yirmi yaşında bir turist rehberi. Çat pat ingiliççesiyle (Yok lan yine iyi idare ettin kitap boyunca), ülkesine gelen turistleri gezdirme (!?) işi yapıyor. Ama burada pek tarihi, doğal veyahut kültürel içerikli gezi rehberliğinden bahsetmek mümkün değil, daha çok "muhabbet tellallığına" kayan bir çizgisi var rehberliğinin. Böylelikle de öyle aman aman, C1-C2 level ingiliççe istemiyor yaptığı iş. "Ar yu kola, ar yu sekis" level kafi deyip dalıyor piyasaya adamımız da. Hayali, para biriktirip Amerika'ya gitmek, ama Amerika ayağına geliyor. Bir Amerikalı, rehberlik hizmeti talep ediyor ve film işte orada kopuyor. Ama ne kopmak... "Kuzuların Sessizliği" zikredilerek yapılmış bir yorum var kitabın arka kapağında. Fakat ben bu kitaptaki karakterden o denli etkilenmedim. Abartmanın gereksiz olacağını düşünüyorum. Hannibal Lecter zeki ve de ikonik bir sosyopat. Buradaki arkadaş ise dengesiz bir karakter. Yine de ürkütücü olduğunu kabul etmek gerek. İşte bu ürkütücü arkadaşla bizim rehber tanışıyorlar, adam paradan yana sorunum yok diyor, bizimkinin de işine geliyor, yağlı müşteri tabii ki. Amerikalı diyor ki beni hatunlara götür, bizimki götürüyor, katalogda gördüm şundan varmış burada, ondan da istiyorum diyor, bizimki hoop oraya da götürüyor, görmek kesmedi beni, seks istiyorum diyor, taam abi senin itin olsun diyor oraya da götürüyor... Yalnız Japonların yetişkin turizmi de epey çeşitlilik vadediyormuş, görmüş olduk. Kitabın şiddetli yanına bakacak olursak, şiddetin tavan yaptığı sahneler, kulüpteki katliamdan ibaret. Katliama gelmeden önce, kurbanların kafa yapısını şöyle bir analiz edebileceğimiz bir mizansen gelişiyor, akabinde ortalık kan revan... Bu satırları okurken, yazarın anlatımının canlılığından
Edebiyat
Miso ÇorbasındaRyu Murakami · İthaki Yayınları · 2024371 okunma
Seni Seçtim Raşomon !!!
7/10
·152 syf.·
2025 2. kitabı
Nedendir bilinmez, bu kitabı okumayı bırakın, adını öğrendiğim ilk andan beri "Raşomon"u bir kişi, böyle ne bileyim, bir kahraman adı falan gibi düşünmüştüm. Fakat ilk ve de kitaba da adını veren öyküden de anlaşılacağı üzere, bunların hiçbiri değilmiş. Çıka çıka "şehir ya da kale kapısı" manası çıktı, canına yandığımın kelimesinden... Neyse, konumuzun bunla alakası yok tabii, maksat, girişten bir doz genel kültür zerk etmek ;) Başlangıçtan ele alacak olursak, "Çevirmenin Önsözü" kısmını beğendim. Modern Japonya, modern Japon edebiyatı ve Akutagava hakkında güzel anekdotlar paylaşılmış. İçeriğe gelecek olursak da, birbirinden farklı ve de ilginç dokuz öykü bizi beklemekte. Bunlardan en bilindik olanı ise, Akira Kurosava'nın beyazperdeye aktardığı "Raşomon". Ben filmi izlemedim. Viki'ye göre film, Akutagava'nın "Raşomon" ve "Korulukta" adlı iki öyküsünden esinlenilerek yapılmış. Kitapta da ikinci öykü olarak "Çalılıkların Arasında" adlı bir öykü bulunmakta. Sanırım bahsedilen ikinci öykü, filme de ilham olan ikinci öykü. İzlemeden bilemeyeceğim, bilenler varsa onayladılar bile :) Kitabı okumamın üzerinden biraz zaman geçti, o yüzden bir şeyler söylemek adına tekrar kitaba ve aldığım notlara göz atarken, kitaba kaç puan verdiğim kısmına takıldım. 7 vermişim ama şu an bakınca da mesela, bu puanı az buldum. Fakat ilk izlenimime sadık kalarak puanımı değiştirmeyeceğim. Yine de öykülerin her birinden ilginç izlenimler edindiğimi, az veya çok etkilendiğimi ifade edebilirim rahatlıkla. Akutagava cidden değişik kafada bir yazar. Öykülerinde Budizmin yanı sıra, Japon kültürünün etkilerini de görmek mümkün. Tabii kendi hayatından izleri de... Neticelendirecek olursak, ben bu aralar film falan izleyemiyorum. Hatta adamakıllı okumalar dahi yapamıyorum hakkını vererek. Lakin size
Edebiyat
RaşomonRyunosuke Akutagava · İthaki Yayınları · 20222,424 okunma
Türk-Amerikan Ortak Yapım film tadında
7/10
·176 syf.·
2024 24. kitabı
Bazı kitaplar vardır, beklentiyle dolu olarak başlar, beklentinizin karşılığını bulursunuz. Hatta belki de daha fazlasını. Bazıları beklentinizi karşılamaz, hüsrana uğratır. Bazı kitaplardan hiçbir beklentiniz yokken sizi şaşırtır, bazen de haklı çıkarsınız ister istemez, kitap gerçekten de vakit kaybından ibarettir. Bu kitap için söyleyebileceklerim ise, beklentiyle veya beklentisizlikle değil, böylesi bir konuyla temellenmesini beklemediğimle ilgiliydi daha çok. Muhteşem Gatsby, bu yaşıma kadar okumamış olsam dahi, adını duymadığım bir kitap değildi. Hatta Leonardo DiCaprio'nun başrolünde yer aldığı 2013 yapımı film uyarlaması da mevcut. Yalnız konunun böyle dönüp dolaşıp da "bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı"vari bir denkleme evrilmesi, beklediğim bir şey değildi ne yalan söyleyeyim. Ben daha çok, sefahat ikliminde geçen bir "Amerikan rüyası" dekorunun, kurgu boyunca devamlılık arz edeceğini beklemiştim, belki de yersiz bir biçimde. Fakat olay bir süre sonra Amerikan rüyasından uyandırıp, klasik Yeşilçam senaryolarına dönüşüverdi. Hatta araştırmadım ama iddia ediyorum, bizim sinema sektörü kesinlikle bu konudan ilham alarak film yapmıştır, bilenler varsa paylaşırsa sevinirim. Her ne kadar konu, Gatsby'nin ve aşkının etrafında şekilleniyor olsa da hikayemizin anlatıcısı, yan komşusu olan Nick Carraway. Bizde genelde tam tersi olur ama burada Nick, batıdan kalkıp o meşhur rüyayı yaşamak için doğuya doğru yola koyulur, derme çatma bir eve taşınır, etrafında onca klas yer varken bu derme çatma yer nasıl kalmış da nereden bulmuş derseniz, muhtemelen ev sahibi, kat karşılığı anlaşma esnasında müteahhitten birkaç kat daha fazla koparabilmek için işi yokuşa sürüyor olabilir. Şaka şaka, Türk rüyası değil bu, American Dream... Kamon meeenn!!!... Neyse, eleman
1000Kitap
Muhteşem GatsbyF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527bin okunma