Post Mortem

Post Mortem
@post_mortem
Bir hiç için bir sürü gürültü...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şu serüven duygusu kadar sevdiğim,tuttuğum hiçbir şey yok dünyada. Ama bu duygu da canı istediği zaman geliyor; geldiği gibi de çabucak kaçıp gidiyor, onsuz nasıl da tatsızım! Hayatımı yaşamadığımı anlamam için mi böyle gelip gelip gidiyor, alay eder gibi yokluyor beni?
Sayfa 79 - Oda Yayınları·Kitabı okudu
Post Mortem isimli okura yanıt verildi
Post Mortem
Alıntınızın altında Oda Yayınları notunu görünce aklıma kendi okuma deneyimim geldi de, ben biraz kopma yaşamıştım yazım hatalarından vs. dolayı. Neyse ki sizde aynı hissi uyandırmamış.
Şu serüven duygusu kadar sevdiğim,tuttuğum hiçbir şey yok dünyada. Ama bu duygu da canı istediği zaman geliyor; geldiği gibi de çabucak kaçıp gidiyor, onsuz nasıl da tatsızım! Hayatımı yaşamadığımı anlamam için mi böyle gelip gelip gidiyor, alay eder gibi yokluyor beni?
Sayfa 79 - Oda Yayınları·Kitabı okudu
Post Mortem
Bu yayınevinin çevirisi çok kötüydü hocam. Umarım okuma keyfiniz baltalanmıyordur.
8/10
·230 syf.·
2020 23. kitabı
BİLİM MİSİN DEĞİL MİSİN; KURGU MUSUN? DEĞİLSİN, ORASI KESİN... (AĞIR SPOILER İÇERMEMESİNİ UMARAK BAŞLIYORUM) İthaki Bilimkurgu Klasikleri hastalığına yakalandığımı mutlulukla belirtmek isterim, hayırlı uğurlu olsun. Aşı çalışmaları ilgimi çekmiyor, ilacını falan da aramıyorum, tek derdim serinin dibine kadar keyfine varmak, bakalım nasıl olacak ne zaman olacak... Serinin çok cafcaflı olmasa da güzel ve de anlamlı kapakları, alametifarikalarından biri. Yalnız bu kitabın kapağını pek de ilişkilendiremedim içerikle. Tamam, Ortaçağ Avrupası kıvamında bir yer olan Arkanar ve ona sihirli bir dokunuş gerçekleştirmek çabasındaki ütopik Dünyamız. Klasik, "Adem'in Yaratılışı" pozu. Yalnız o, sihirli dokunuşu yapan androidvari elin sırrına pek de vakıf olamadık. Bunun için başlıkta "bilim misin" diye sorma ihtiyacı hissettim zira bilime dair örnekler bir elin parmaklarını dahi geçmez. Alkol zehirlenmelerine karşı kullanılan, ağrıları şıp diye gideren veya kuvvetli uyku hali veren haplar bunlardan bir tanesi. Bunun yanında alında yer alan tokaların radyo vericisi, üzerlerindeki taşın da kamera oluşu en ilgi çekici bilimsel detaylardan biriydi. Paragrafın birinde değinilen ütopik Dünya'daki kristal tapınaklar, saadet bahçeleri, uçan halılar falan filan... bunların hiçbirinin bilimsellik değeri yok. Sadece bir cennet prototipinden ibaret. Hal böyle olunca da bir yerden sonra "hikayeye biraz canavar, iblis vs. katsak, bilimkurgudan ziyade fantastiğe yakın bir kitap olurdu bu" diye düşünmeden edemedim. Hikayeye bilimkurgu değeri katabilecek olgulardan biri olarak düşündüğüm şu sorunun cevabını dahi kitabın sonlarında aldım: "Bu Don'lar, nasıl Don olmuşlar? Arkanar'a ne şekilde gelmişler?" Neyse ki Don Reba'nın sorgulamaları ve Sonsöz'deki Arkadi'nin mektubu aydınlatıcı oldu. Hele
Tanrı Olmak Zor İşArkadi Strugatski · İthaki Yayınları · 20181,577 okunma
Necip G. isimli okura yanıt verildi
Post Mortem
Ben teşekkür ederim efenim. Size de iyi okumalar :)
Her orgaz­mıyla milyonlarca spermin ölümüne neden olan erkek, üret­ken döneminde ayda bir yumurta yitiren dişisinden çok fark­lı. Ne gibi psikolojik baskılar ve çatışmalar altında olabileceği bilimsel literatürde yeni yer almaya başladı. Orgazm olduk­tan sonra sımsıkı sarılmak isteyen eşini, bir kutu biraya, te­levizyona tercih etmesi, sessizlik araması ya da kaçarak yal­nız kalmak istemesi kaç zamandır erkeğin bencilliğine, maçoluğuna bağlanmıştır. Oysa şimdi şimdi öğreniyoruz, kadın orgazm mutluluğunun doruğunu yaşarken, erkeğin sevişme sonrası “sperm soykırımı depresyonu” tabir edilen bir buna­lıma girdiğini. Halbuki, “Otuzbir çekme, yüzünde sivilce çı­kar! Cüce kalır, cehennemde diri diri yanarsın” safsatası bit­meye yüz tutmuştu. Psikologların mastürbasyonun normal­liğini, ne kadar sağlıklı olduğunu vurgulaması, AIDS korku­su ve feministlerden ürktüklerinden ötürü mastürbasyonu cinsel ilişkiye tercih eden erkekler de son yıllarda bir hayli çoğaldı. Ancak terapistlerin sperm soykırımı depresyonunun gençlerde neden olabileceği ruhsal dengesizliklere eğilmesi, zaten seksten soğumuş erkeklere, mastürbasyon yollarını da kapıyor. Yoksa daha düne kadar İskandinav ülkelerinde, ör­neğin Norveç’te mastürbasyona “seksin en sağlıklı biçimi” olarak bakılırken, İsveçliler de “Att runka ar harligt” (mas­türbasyon güzel şeydir) diyordu.
Sayfa 85
SonAy isimli okura yanıt verildi
Post Mortem
Mantıkla yaklaşmanı anlayabiliyorum SonAy, ama şu da var ki , duygularından bağımsız değerlendiremeyiz insanoğlunu. Aksi şekilde düşünecek olsak ,insan hakları vs. alayını çöpe atıp kendimizi inkar etmemiz gerek