Post Okur

Post Okur
@post_okur
Bir çiçek dürbününden insanlara bakarken
Rig-Veda
"Önce ne varlık vardı ne de yokluk, ne hava vardı nede öteki gökyüzü, neydi onu saran? Neredeydi? Kimin himayesindeydi? Ölümde yoktu o zaman, ölümsüzlük de. Geceye yada gündüze ait olan herhangi bir belirti yoktu. Tek olan soluk olmadan soluyordu kendi iç gücüyle, bundan başka hiçbir şey yoktu. Karanlık vardı, her şeyi saran bir karanlık ve herşey ayrılmamış haldeki Umman'dı o zaman, boşluğa sakladığı o, gayrete geldi ve var oldu. Başlangıçtaki ilahi aşk meydana geldi, Gönül'ün ilkesel tohum hücresini oluşturdu, Rişiler gönüllerine bakarak keşfettiler varlığın yokluktaki bağlantısını. Belli belirsiz bir çizgi varlığı gayri varlıktan kesip ayırdı." Rig-Veda
Sayfa 183 - Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
giriş
Max Müller'in ifadesiyle, *felsefe Hindistan'da "bilgi adına değil, insanın bu hayatta ulaşmaya çalışabileceği en yüksek hedef için tavsiye edilir.". * Mokşa anlayışı, isitemden sisteme göre değişir ; ancak, bütün sistemlere göre, felsefi kültürün zirvesine işaret eder. Bir başka ifadeyle Hint felsefesi, mantığın ötesini hedefler. Bu görüşün hususiyeti, *Hindistan'da felsefenin Batı'da olduğu gibi şüphe ya da meraktan değil hayattaki mevcut ahlaki ve fiziki kötülükten kaynaklanan pratik bir ihtiyacın zorlaması olmasıdır.* Mesele kadim Hintlilerin çoğunu rahatsız eden bu kötülüğün nasıl kaldırılacağıdır ve mokşa, bütün sistemlere şu ya da bu anlamda bu kötülüğün üstesinden gelindiği bir durumu tasvir ve temsil eder. *Felsefi çaba, esas olarak hayatın hastalıklarına bir çare bulmaya yöneliktir ve bu noktada metafizik sorular doğal bir şey olarak ortaya çıkar.* *Mesela bunu, samsaranın bulanık okyanusunun karşısındaki sahile giden yolu keşfeden, "nehri geçen" anlamına gelen, bazen birkaç okulun kurucusuna atfedilen Tirthan-kara sıfatında açıkça görürüz.*
Sayfa 7 - İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
giriş
Krizlerin ve sorunların dağ gibi büyüdüğü dünyamızda tüm hayat sürecinin kavranmasından doğacak tamamen farklı türde bir ahlâk anlayışına, davranış biçimine ve eylem tarzı­na acilen ihtiyacımız var. Bu meseleleri siyasi ve örgütsel yöntemlerle, ekonomik düzenlemeler ve değişik reformlarla çözmeye çalışıyoruz, fakat zaman zaman geçici bir rahatlık sağlamalarına rağmen bunların hiçbiri insan varoluşunun karmaşık sorunlarını şimdiye değin çözebilmiş değil. Ne ka­dar kapsamlı olursa olsun ve ne kadar kalıcı görünürse gö­rünsün, bütün bu reformlar daha fazla kargaşa çıkarmaktan ve dolayısıyla daha fazla reform yapma ihtiyacı doğurmak­tan öteye geçemiyor. İnsanın karmaşık varlığını bütün yönle­riyle anlamadan salt reform yapmak daha fazla reform yap­maya yönelik yeni ve karmaşık talepleri canlandırmaktan öteye geçmeyecek. Reformun sonu yok ve bu doğrultuda ka­lıcı bir çözüm bulma olanağı da yok.
Sayfa 9 - omega·Kitabı okudu
"Ne kadar filozof varsa o kadar yaşamın anlamına dair fkir, ne kadar yaşamın anlamına dair fkir varsa o kadar da yaşamın anlamına dair fıkra vardır" (...)
İyimser, "Bardağın yarısı dolu," der. Kötümser, "Bardağın yarısı boş," der. Rasyonalist ise, "Bardak gereğinden iki kat büyük," der. Gayet açık, değil mi?
Felsefe