Puan vermedi·372 syf.··
2026 5. kitabı
Eskiden insanlar genellikle en ucuz ürünü almaya çalışırken, günümüzde bazı ürünlerde daha kaliteli ve prestijli olanları seçiyorlar. Çünkü insanlar sadece ürün satın almıyor, aynı zamanda kendilerini iyi hissetmek, mutlu olmak ve çevrelerine belirli bir imaj göstermek istiyorlar. Örneğin bir kişi günlük ihtiyaçlarında tasarruf yapabilir ama çok sevdiği bir kahve markasına, telefona veya kıyafete daha fazla para harcayabilir. Çünkü o ürünün ona daha kaliteli, özel veya değerli hissettirdiğini düşünür. Kitapta şirketlerin de bu durumu fark ettiği anlatılıyor. Firmalar, insanlara sadece bir ürün değil; kalite, konfor, mutluluk ve prestij duygusu satmaya çalışıyor. Bu sayede daha yüksek fiyatlı ürünleri tercih eden müşterilere ulaşabiliyorlar.
Trading UpNeil Fiske · Mediacat Yayıncılık · 201917 okunma
8/10
·128 syf.··
2026 14. kitabı
Erünsal hoca vesikaları âdeta yutmuş bir tarihçi. Kitapta Osmanlı Sultanları’nın kurdukları kütüphaneler ve bunların işleyişi hakkında birçok detay vesikalara dayanılarak anlatılmış. Baskı kalitesi idare eder, kaliteli bir kağıda prestij baskısı yapılsa şahane olur. Kitaptaki resimleri, minyatürleri, yazma varakları ve mühürleri bir de öyle görmek güzel olurdu.
Kitapların Sultanlarıİsmail E. Erünsal · Timaş Yayınları · 202614 okunma
Reklam
7/10
·415 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 00:00
Selamlar. Bu kitap korkunç değildi bence ama kitabı Jack taşıdı diyebilirim. Genel anlamda slow burn ilerleyen nefretten aşka temalı bir Ali Hazelwood kitabı. Yazarın diğer kitaplarını okuduysanız kurguların genel olarak birbirlerine benzediğini fark etmiş olabilirsiniz. Bu kitap da konu ve olayların ilerleyişi bakımından Aşk Hipotezi ya da Beyindeki Aşk’tan çok farklı değildi bana göre. Kadın karakterimiz Elsie beni yordu. Elsie sadece insanların istediği kişi olabilirse sevilebileceğini düşünüyor. Kimseye asla hayır diyemiyor daha doğrusu bilinçli olarak dememeyi seçiyor. Yazar Elsie’yi tam bir people pleaser olarak yazmış ve bunu her fırsatta söylemiş. Elsie bana tutarsız bir karakter gibi geldi. Elsie aslında analitik olarak inanılmaz zeki bir kadın. Zaten Ali Hazelwood bu tarz kadın karakterler yazmayı seçen bir yazar. Ancak diğer taraftan Elsie analitik olarak ne kadar zekiyse duygusal olarak o kadar aptal bir karakter. Elsie kitap boyunca insanları analiz edebilmesini ve onların istedikleri karaktere bürünebilmesini ve bunu inanılmaz derecede iyi bir şekilde yapmasını övüyor. Yani baktığınızda çok iyi bir gözlem yeteneğine sahip aslında. Ancak aynı Elsie sahte karakterlere bürünerek elde ettiği geçici ilginin gerçek olmadığını, aradığı sevgiyi dışarıdan bu şekilde tatmin edemeyeceğini, bu bukalemun halinin sosyal tükenişe sebep olacağını ve bütün bunların sonunda hala yalnız kalacağını asla görmüyor. Tabii ki analitik zeka duygusal zekayı beraberinde getirmiyor ancak Elsie’de bu duygusal geri zekalılık hali çok fazla göze batıyordu. Belki de Elsie “insanların istediği Elsie olma” işini bu kadar normalize etmeseydi ve bu durumun sevgi getireceğini inancını canla başla savunmasaydı bu kadar rahatsız olmazdım. Travma insanlarda kusurlu içgörülere sebep olur,
Aşk, Teorik OlarakAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2023993 okunma
8/10
·128 syf.·
2026 135. kitabı
Çocuk, Köstebek, Tilki ve At Charlie Mackesy Uzun zamandır siyasi tarih gibi yoğun ve yorucu konuları okumaktan bunalmışken, Charlie Mackesy’nin "Çocuk, Köstebek, Tilki ve At" eseri bana adeta derin bir nefes aldırdı. Büyük bir merakla başladığım bu rafine kitabı, Küçük Prens havası eşliğinde, yaklaşık bir saat içinde okuyarak bitirdim. Ancak kitabın felsefesine geçmeden önce Türkiye gerçeklikleriyle bağdaşmayan fiyat politikasına değinmeden geçemeyeceğim. 128 sayfalık bir eser için 850 TL’lik liste fiyatı (internette bile 510 TL civarı) oldukça anormal ve uçuk. Ciltli ve renkli bir prestij baskı olması, okuyucunun önüne konulan bu devasa ekonomik engeli maalesef haklı çıkarmıyor. Kitabın içeriğine gelirsem, karşımızda geleneksel bir olay örgüsünden ziyade, hayata dair evrensel hakikatleri arayan vurucu diyaloglar var. Bir yolculukta yolları kesişen dört karakter, insan doğasının farklı bir yönünü sembolize ediyor. Çocuk merakımızı ve yalnızlığımızı, köstebek küçük mutluluklara düşkün yaşama sevincimizi, tilki yaşadığı travmalardan ötürü dünyayla arasına mesafe koyan kırgın yanımızı, at ise hayat tecrübesinden süzülen bilgeliği temsil ediyor. Kitabın en hayran olunası tarafı ise az kelimeyle çok şey anlatmayı hedefleyen yalın ve keskin üslubu. Cümleler öyle rafine edilmiş ki, bazen sadece bir veya iki cümlede koca bir dünya düşüncesi, zihinde uzun süre yankılanacak derin bir hakikat anlamı taşınıyor. Bu yalınlık, yardım istemenin zayıflık değil hayatta kalma cesareti olduğunu savunan "Kırılganlık ve Güç", modern dünyanın mükemmeliyetçilik baskısına karşı bir panzehir sunan "Fıtrat ve Kendini Kabul" ve evin coğrafi bir mekandan ziyade güvenli bağlar olduğunu fısıldayan "Aidiyet" temalarıyla birleşerek ortaya
Edebiyat
Çocuk, Köstebek, Tilki ve AtCharlie Mackesy · Mundi Yayınevi · 20215,7bin okunma
"Celal Şengör'ün Görüşleri Ne Değildir?"
5/10
·304 syf.··
2026 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:00
TL:DR Yazar, bilim ile dinin bağdaşabilir olduğunu, yeni ateizmin bilimi propaganda aracı olarak kullanması nedeniyle zedelediğini ve halkın bu manipülatif söylemleri sorgulamadan benimseyip bilimi olduğundan farkı kavradığını iddia etmiş. Yeni ateizmin Türkiye'deki ana temsilcisi olarak Celâl Şengör'ü seçmiş ve çoğunlukla onun üzerinden ilerliyor. Bu kitap nedir, ne değildir? • Celal Şengör'ün ve birkaç diğer ateistin şahsi dünya görüşündeki tutarsızlıklar veya boşlukların tespiti. • Bilime sınırlarının ötesinde anlamlar yüklenmesinin doğurabileceği sorunların tartışılması. • Doğa bilimlerinin evrenin anlaşılması için önemli bir araç olması fakat anlamlandırılması için felsefe gibi sosyal bilimlere de ihtiyaç duymasının temellendirilmesi. • Sekülerleşmenin yalnızca bilimsel gelişmelerle açıklanamayacak kadar çok boyutlu bir süreç olduğunun temellendirilmesi. • Kaynakça zengin • İnsanların putlaştırılması ve söylemlerinin bağnazca kabul edilmesinin ana sebebi olan halkın eleştirel düşünceden yoksunluğuna ve bunun sebeplerine hiç değinilmemiş. • Yazar, din ile bilimin bağdaşabileceğini devamlı olarak otoriteye başvurma safsatasına yaslanarak temellendirmeye çalışmış. Sürekli olarak din ile bilimin birbirini dışlamasının zorunlu olmadığını savunan veya ima eden kişilerin isimleri sayılmakta fakat ne yazarın kendi kattığı bir argüman zinciri var, ne de isimlerini saydığı kişilerin mantıkları ortaya konur. • Kötülük problemi veya kozmolojik argümandaki gedikler çok dar bir perspektifte objektiflikten uzak şekilde ele alınarak geçiştirilmiş. • Yeni ateistleri eleştirdiği veri çarpıtma ve tarihi tek taraflı aktarma hatasını kendisi de birçok kez yapmış. Arap toplumunun veya genel olarak dinlerin bilime/felsefeye katkısı köpürtülerek anlatılsa da MÖ 7. yüzyılda
Din
Bilim Ne Değildir?Alper Bilgili · Timaş Yayınları · 2025461 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 93. kitabı
Bu hikâyeye başlarken kendimi bir derginin parlak kapaklarına değil, o kapakların arkasındaki sessiz gerilime bakarken buldum. Işıltının altında saklanan huzursuzluk daha ilk sayfalarda hissediliyor. Revista dışarıdan bakıldığında prestij, başarı ve ihtişam demek. Ama içeride dönen şey bambaşka: ihanetler, güç savaşları ve herkesin sakladığı gerçekler… “Herkes masum görünür” düşüncesinin ne kadar kırılgan olduğunu adım adım fark ediyorsun. Feris Doğan’ın yıllarca emek vererek yükseldiği yerde duruşu çok net: hak ederek gelmek. Tam her şey kontrolündeyken, kuruluş yıldönümü partisinde hayalini kurduğu koltuğun başkasına verildiğini öğrenmesiyle hikâye sert bir kırılma yaşıyor. O an sadece kariyer değil, güven de parçalanıyor. Güvendiği insanların sırt çevirmesiyle Feris’in mücadelesi yalnızca iş dünyasında kalmıyor; kalbinin içinde de başlıyor. Çünkü burada savaş sadece pozisyon için değil, değer görmek ve gerçekten sevilmek için veriliyor. Çarpık ilişkiler ve skandalların ortasında her karakterin bir şey sakladığını hissediyorsun. Her konuşma, her bakış bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Ve hikâye sana şu gerçeği tekrar tekrar hatırlatıyor güven en pahalı şey, aşk ise en riskli seçim. Revista’nın kuralı çok sert ya zaferin manşet olur ya da yenilginin haberini okursun. Yazarın dili özellikle duygusal kırılma anlarında kendini gösteriyor; sahneler dramatik olmaya çalışmadan gerilim kuruyor. Kalemi, karakterlerin iç dünyasını dış olayların önüne geçirerek hikâyeyi sadece “ne olacak?” merakıyla değil “nasıl hissediyor?” duygusuyla okutuyor. Bu yüzden kitap bittiğinde akılda kalan olaylardan çok şu oluyor başarıya giden yol bazen en çok insanın içini yorar. #booksbooksbooks #revista #aesthetic #kitapönerisi #okumahalleri
Revista 1Gamze Çelik  · Ephesus Yayınları · 202573 okunma
Reklam
Reklam