Öyle bir işledi ki, Cupidon'un oku bana süzülemem onun hafif kanatlarıyla bile, Öyle bir bağlanmışım ki, yükselemem biraz olsun sıkıcı kederimin ötesine, batıyorum aşkın ağır yükü altında.
"Çok önceden bazı insanlar, yaşamın yalnızca bir rüya olduğunu düşünmüşler. Benim içimde de sürekli böyle bir duygu var. İnsanın yaratıcı ve araştırıcı gücünün dar bir sınır içine hapsedildiğini anlayabiliyorum. Şu zavallı varlığımızı devam ettirmekten başka bir amacımız yok. Sadece temel gereksinimlerimizi gidermeye çalışıyoruz, başka bir şeyle uğraştığımız yok. Bu yüzden, içinde bulunduğu zindanın duvarlarına hoş resimler, ferahlatıcı manzaralar çizen mahpuslara benziyoruz. Wilhelm, bunları düşündükçe sanki aklım duruyor, sonra kendi içime dönüyorum ve orada başka bir dünya buluyorum. Bu âlemde, hayat ve hareketten daha çok sezişler ve karanlık arzular var. Gözümün önünde binbir çeşit hayaller görünüyor. Ben ise gülümseyerek derin düşüncelere dalıyorum."
Biliyorum, ben de biliyorum şu insan yaratığının her bir şeyi berbat ettiklerini. Tanrı hiçbir yaratığı onlara benzetmesin. Onlar gibi, tanrı hiçbir yaratığı ölüm karşısında delirtmesin.
Biliyorum, onların işi doğumlarından ölümlerine kadar kendilerinden, ölümden, gerçeklerden kaçmak. Ve bu kaçışta korkudan dolayı önlerine ne çıkarsa yok etmek...