...Her ikisi de tipik argümanı kullanıyordu. Hayattan bekleyecek hiçbir şeyleri kalmamıştı. İki durumda da onları, hayatın hala onlardan bir şey beklediğine, gelecekte onlardan bir şeyler bekleyeceğine ikna etmek gerekiyordu. Birinin taptığı bir çocuğu olduğunu ve onu yabancı bir ülkede beklediğini öğrendik. Diğeri içinse bu bir insan değildi. Bu adam bir bilim insanıydı ve hala bitmemiş olan bir kitap dizisi yazmıştı. Çalışmalarını başka kimse devralamazdı. Tıpkı bir çocuk icin, babasının sevgisinin yerini başka kimsenin sevgisinin tutamayacağı gibi...