Puan vermedi·144 syf.·
2026 75. kitabı
İçinde 30 civarında yazı var. Her gün bir tane okudum yine. Konular genel olarak hayat, insan olmak... Öyle ardı ardına okunacak yazılar değil bence. Biraz düşünmek gerek üstüne... Yazarın en sevilen, en çok paylaşılan yazıları toplanmış bu kitapta. Öncesinde 3 kitabını okudum galiba. O yüzden bu kitaptaki yazıların çoğu tanıdıktı ama benim için problem değil. Aksine bazı yazıları tekrar okumak güzeldi. Ama tekrara düşmekten hoşlanmayan biriyseniz diğer kitaplarını tercih etmeniz daha iyi olabilir. Daha önce yazarın hiçbir kitabını okumadıysanız bu kitabıyla başlayabilirsiniz de. Sonraki kitaplarda tekrar görürsünüz o yazıları ama her kitaptan bir iki yazı o kadar da problem olmaz galiba... Ben sevdim. Kapağı da çok güzel. İç tasarımı da insanı boğmayan, okumayı kolaylaştıran tarzda. Yazı boyutu küçük sayılmaz. Bölüm başlarında o bölümün en etkileyici kısmının paylaşılması da hoş. Şöyle her gün bir iki yazı okuyayım, düşüneyim, yazayım, paylaşayım, diyorsanız güzel seçim.
Hayat Teselli BulmaktırM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20212,827 okunma
Daha iyi bir toplum mu? Sizce mümkün mü?
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:26
Gilman'ın Dağı Yerinden Oynatmak eseri, ilk bakışta gelecekte kurulmuş ideal bir toplum tasviri gibi görünüyor. Ama bence temelinde “insan değişebilir mi?” sorusunu tartışan bir ütopyadır. Kitap, 1910’ların dünyasından gelen John Robertson’ın otuz yıl sonrasına uyanması üzerinden ilerler. Eski dünyanın erkek egemen, sınıf farklarının belirgin ve geleneklerin güçlü olduğu yapısı ile yeni dünyanın daha eşitlikçi, bilimsel ve düzenli toplumu karşılaştırılır. Kitabın en güçlü taraflarından biri, geleceği teknolojik gelişmelerden çok zihniyet değişimi üzerinden kurmasıdır. Gilman’ın ütopyasında asıl devrim makinelerle değil, insanların düşünme biçimiyle gerçekleşir. Kitabın önsözünde de bu ütopyanın “zihniyet değişiminden başka bir değişim içermediği” ve insanların mevcut imkanlara farklı bakmayı öğrenmesi üzerine kurulduğu belirtilir. Yazar özellikle kadınların toplumdaki konumuna odaklanır. John’un geleceğe geldiğinde en büyük şaşkınlığı teknolojiden çok kadınların toplumdaki yeridir. Kız kardeşi Nellie artık eğitim almış, güçlü, bağımsız ve toplumda karar verici bir konumdadır. John’un eski dünyasındaki “kadın korunması gereken kişi” anlayışı tamamen tersine dönmüştür. Gilman burada aslında kadınların değişmediğini, fırsat verildiğinde potansiyellerini ortaya koyduklarını savunur. Ancak kitapta beni en çok düşündüren noktalardan biri, ütopyanın bazı konularda fazla kusursuz tasarlanmış olmasıydı. Gilman’ın geleceğinde suç, yoksulluk, ayrımcılık ve birçok toplumsal problem neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır. İnsanlar daha ahlaklı, daha bilinçli ve daha uyumludur. Nellie’nin anlattığı bu dünya oldukça etkileyicidir; fakat aynı zamanda şu soruyu doğurur: İnsan gerçekten bu kadar tamamen değişebilir mi? Din konusu ise bence kitabın en tartışmalı taraflarından biridir.
Dağı Yerinden OynatmakCharlotte Perkins Gilman · Cem Yayınevi · 2021142 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·336 syf.··
2024 90. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 21:13
‎İnsan zihni, en karanlık odalarıyla bile hayranlık uyandıran bir labirent. Dr. Gary Small ve Gigi Vorgan, Bir Psikiyatristin Gizli Defteri ile bizleri bu labirentin tam merkezine, bir psikiyatristin koltuğunun hemen yanına davet ediyor. Kitap, yalnızca vaka incelemelerinden oluşan bir külliyat değil; aynı zamanda insan olmanın, iyileşmenin ve kendini tanımanın ne anlama geldiğine dair derin bir sorgulama. Kitap boyunca Dr. Small, hastalarının hikayelerini anlatırken aslında okura bir ayna tutuyor. Yazarların vurguladığı gibi: ‎ ‎​"Hepimizin özgür iradesi vardır ama ancak gözlerimizi, geçmişimizin ve bugünümüzün gerçeklerine açtığımız zaman özgür iradeden olabildiğince yararlanırız." ‎ ‎​Bu cümle, kitabın temel taşı niteliğinde. Çoğu zaman kendi hayatımızın "otopilotunda" yaşarken, aslında ne kadar çok şeyi fark etmeden yaptığımızı ve geçmişin gölgelerinin kararlarımızı nasıl sessizce şekillendirdiğini hatırlatıyor. Dr. Gary Small’un üzerinde durduğu "Düşünsellik insanın sorunla baş ettiği izlenimini verir ama sorunun kökeni hiç ele alınmamış olur" tespiti, psikolojik dünyamızın en yaygın savunma mekanizmalarından birini gün yüzüne çıkarıyor. ‎ ‎Bizler genellikle, bir problem üzerine sürekli "düşünmeyi", problemi "çözmek" ile karıştırırız. Ancak burada ince bir ayrım vardır: ‎​Düşünmek bir eylem değil, bir oyalanma olabilir: Zihin, bir sorunu analiz ettiğinde, onu çözmüş gibi hisseder. Bu, zihnin bize oynadığı çok sofistike bir oyundur. Sorunu kafamızın içinde evirip çevirmek, onun yarattığı o rahatsız edici duygudan geçici bir süreliğine uzaklaşmamızı sağlar. ‎ ‎​Analiz Felci: Kitaptaki vakaların da gösterdiği gibi, bazı insanlar geçmiş travmalarını veya mevcut kaygılarını o kadar çok "düşünürler" ki, artık bu düşünceler birer kalkan haline gelir. Sorunu analiz etmek,
Edebiyat
Bir Psikiyatristin Gizli DefteriGary Small · NTV Yayınları · 201736,6bin okunma
9/10
·200 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 14:24
Aptalı Tanımak – Celal Şengör Aptalı Tanımak, ismi nedeniyle ilk başta mizahi bir kitap gibi görünse de aslında insanın düşünme biçimleri, bilgiyle kurduğu ilişki ve eleştirel düşüncenin önemi üzerine yazılmış bir eser. Kitabı okurken sık sık çevremdeki insanları değil, kendimi sorguladığımı fark ettim. Kitabın en dikkat çekici yanı, cehaleti yalnızca bilgisizlik olarak tanımlamaması. Celal Şengör’e göre asıl problem, insanın bilmediğini bilmemesi ve öğrenmeye kapalı olması. Bu bakış açısı kitabın temelini oluşturuyor. Çünkü herkes bazı konularda bilgisiz olabilir ama bunu kabul edip öğrenmeye çalışmakla, her şeyi bildiğini sanmak arasında büyük bir fark var. Kitap boyunca bilimsel düşüncenin önemi sık sık vurgulanıyor. Yazar yer yer sert bir dil kullansa da anlatmak istediği şey aslında oldukça açık: İnsanların duydukları her şeye inanmak yerine sorgulamaları, araştırmaları ve kanıta değer vermeleri gerekiyor. Bazı bölümlerde Celal Şengör’ün üslubu bana fazla keskin geldi. Özellikle fikirlerini aktarırken oldukça net ve tavizsiz bir yaklaşımı var. Bu durum kimi okurların hoşuna gidebilirken kimilerini rahatsız edebilir. Benim için kitabın en tartışmalı tarafı da buydu. Buna rağmen kitap, insanın düşünme alışkanlıklarını gözden geçirmesi açısından oldukça ilgi çekici. Okurken sadece “aptal” olarak tanımlanan insanları değil, hepimizin zaman zaman düştüğü düşünce hatalarını da görüyorsunuz. Aptalı Tanımak, bana bilgi sahibi olmanın tek başına yeterli olmadığını, önemli olanın öğrenmeye açık kalmak ve kendi düşüncelerini de sorgulayabilmek olduğunu düşündürdü. Her görüşüne katılmasam da üzerine düşünmeye değer fikirler barındıran bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey şu oldu: İnsanı gerçekten geliştiren şey, ne kadar bildiği değil; bilmediklerini fark
Aptalı TanımakCelâl Şengör · Ka Kitap · 20152,207 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:17
Ölümcül Kimlikler kitabı, insanların kendini nasıl tanımladığı üzerinden ilerliyor ama asıl mesele şu: İnsanlar gerçekten tek kimlikli mi yoksa bunu kendileri mi böyle dayatıyor? Kitap bu sorunun etrafında dönüyor. Amin Maalouf a göre insan tek bir kimlikten oluşmaz. Ama bence asıl problem, insanların bunu bilmesine rağmen kendini tek bir kimliğe indirgemesi. Çünkü bu daha kolay. Bir gruba ait olmak, düşünmeden taraf tutmak, sorgulamadan “biz” demek. Kitapta geçen “biz ve onlar” ayrımı da tam olarak buradan çıkıyor. "Kimliğim beni başkalarından ayıran değil aynı zamanda onlara bağlayan şeylerin toplamıdır.” düşüncesi güzel ama pratikte bunun tam tersini yaşıyoruz. Bağlayan şeylerden çok ayıran şeylere odaklanıyoruz. Kitap kısa ama ortaya attığı mesele basit değil. Başta biraz sıkıcı geldi fakat sonrasında sorgulanan konular ilgimi çekti. Deneme sevenler için güzel bir kitap.
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
Bayan Ming’in Hiç Olmayan On Çoçuğu
5/10
·72 syf.··
2026 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:33
Ruhunda kaos olan Fransız bir işadamı ve Çinli acılı bir kadın arasına geçen diyalogların hakikaten gerçeğe, felsefeden hayale, acımasızlığa ve insanlığa gibi derin konulara değinen kısa fakat anlamlı bir hikaye. Kendi kişisel yaşamında çocuğu bir problem olarak gören Fransız işadamı Bayan Ming’in on çocuğu olduğunu öğrendiğinde onu kandırdığını düşünüp kızmıştı. O da bayan Ming’i kandırmıştı. Sonra pişman olup özür diledi ve aralarına güçlenen bir sohbet başladı. Bayan Ming on çocuğundan heyecanla bahsedip onların özelliklerini anlatırdı… Aslında tek bir kızı olan bayan Ming depresif günlerden kızının kurguladığı arkadaşlarından esinlenere hayal edip oluşturdu on çocuk hikayesi ile hayata tutunmayı başarmıştır inanıp inanmadığını kesin olarak bilemiyoruz ama bu hikaye on çocuk Bayan Ming’e iyi gelmiştir. Çin’deki tek çocuk yasası ve kuralların katılığı açıkça belirtilmiştir. İnsan duasıyla bazen kurallarına uyuşmadığı açıkça hissediliyor. Bu konuşmanın sonunda Bayern link hayata veda eder. Fransız işadamı ise çocuğuna sahip çıkmaya karar verir. Bu dostane sohbet Bayan Ming’ hafifletip iyi vakit geçirmesine sebep olurken. Fransız iş adamının bakış açısnı değiştirmiştir.
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma