Puan vermedi·392 syf.··
2022 78. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2022 03:40
Selam canlarrr Okurken boğazınızı düğüm düğüm olacağı bir kitabın yorum ile geldim 1943 yılında japon istilasına uğrayan Korelilerin hikayesi bu.. Hana. Daha on altı yaşında, Doğup büyüdüğü adanın geleneği olan, denizin kızı. (Haenyeo) Ekmek paralarını ordan çıkartır. Adadakilerin çoğunun bilmediği, tatmadığı özgürlüğü denizde tadar. Bir gün hiç ummadığı bir zamanda japon askeri, sığınağı olan deniz kıyısına ayak basar. Ve herşey ondan sonra başlar. Küçük kardeşini korumak için kendini feda eder ve japon askerlerinin ellerine düşer.. ailesini, sevdiklerini, evini ve toprağını, özgürlük dediği denizini geride bırakmak zorunda kalan Hana. Japon ordusunun askerlerine hizmet etmek için Mançurya'ya gönderilir. Ve o artık genç bir kız değil. Hayalleri, hayatı elinden zorla alınan Sakura'dır. İmkansız gibi gördüğü tek dileği vardır artık. O da; huzurlu bir uyku.. Emi yaşadığı 60 yıl boyunca geçmişte yaşanan olayları geride bıraktığını düşünse de. Ablasının kendisi için yaptığı fedakarlığı zihninden atamaz. Günleri sayılı olan EMİ. Bu vicdan azabından kurtulmak için geçmişi ile barışmaya karar verir. Ailesindeki herkesi bir bir kaybetmesi, yapmak zorunda kaldığı korkunç evlilik. Ve çocukları için, kendi içine hapsolmuştan kurtulmak zorunda hisseder ve ablasının kaderini öğrenmek ister.. katıldığı bir programda 1943 yılında esir olan ve "ordu hizmetlerinde" ölen, öldürülenlerin kadınlar için ayaklanma vardır. Küçük bir ihtimal ablasını görür. Veya onunla ilgili bir bilgi edinir diye bu programa katılır. Kitap 1943 ve 2011 tarihleri arasında geçiyor. Hanna'nın geçmişte yaşadığı olayları ve Emi'nin ağzından okuyoruz. Kurgu olmayan tamamen gerçekte olan ve hâlâ günümüzde devam eden olaylar... Yayınevinden okuduğum ikinci kitap ve yayınevinin tüm kitaplarına şimdiden
Edebiyat
Beyaz KasımpatıMary Lynn Bracht · Arkadya Yayınları · 2018544 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2022 09:46
Bazılarının endişeleri sonunda korktukları ya ada nefret ettikleri şeye dönüşmesidir.Aziz Bey için de öyle olmuştu.Babasıyla bir çatışma halinde ve bir ödipus karmaşasının içindedir.Bir zamanlar yüzüne kapıyı kapatıp terk ettiği adam içine girmiş ve farkında olmadan babasına benzemişti ,bunu fark ettiği an dehşete kapılıyor,öfkeleniyor kendine.Hikayenin alt metinlerinde ebeveyn-çocuk ilişkisinin insanın yaşamında ne denli etkili ve önemli olduğu anlatılıyor... Aziz Bey dik başlı,gururlu ve ketum olmakla birlikte platonik aşkı için de ömrünü feda edebilecek bir aşk adamı. Sevdiklerinin değerini anca kaybettiğinde anlayan ve o an tutkunu olan,hayatında ki yanılgıların esiri olmuş bir tamburi ustası. Ayfer Tunç’un oluşturduğu karekter çok samimi ve okuyucuya geçiyor . Ah be Aziz Bey ayıp etti Meryem sana ama sen de Vuslata ayıp ettin.Son anda fedakarlığını ona hissettirsen de yetmedi Vuslata. Bir zamanlar tavana asılmış dev pervanelerin döndüğü gösterişli gazinolar da çaldı,kendi piyasası giderek arttı,bir kaç gazinoda birden programa çıkıp turnikelere giden bir tamburi ustası oldu.Aziz Beyin zirve yılları bitip çağları geçmiş şarkıcılara dönüşünce gözden düştü ve sıradan meyhanelerde yer alınca bir çöküş yaşıyor bana göre... Kızdım Aziz Beye çok kızdım,tamburi çaldığı meyhaneden yaka paça Zeki Bey tarafından atıldığında da kızdım. Üstad deyip saygı da kusur etmemişlerdi sana,acına saygı duyup anlayışla karşılamışlardı,emeğinin farkında olup seni kırmadan laf söz anlatmanın yollarını bulmaya çalışsalar da dinlemedin, kendini bulduğun arabesk şarkıları ısrarla çalmaya devam ettin.Mekan sahibi Zeki Beyin halinden anlamadın.İlginin sıradanlaştığını hissettin öfkelendin belki de... Kitap ben de Sabahattin Ali tadı bıraktı.Bu kadar yalın bir tarzla anlatılıp insana bu
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2022 10. kitabı
#okudukbitti #kitapyorum Fitzek yolculuğumuz güzel ekibimizle hız kesmeden devam ediyor Anılar ,anılar .... Kimi simsiyah bir yer kaplar zihnimizde kimi ise bembeyaz ...bazen o ana tekrar tekrar dönebilmeyi istersin bazense unutabilmek için her şeyi vermeyi .... Eğer ki kurtulmak istediğiniz karanlık anılarınız var ise doğru yerdesiniz Gelin o anıları silelim ama tek bir şartla iyi ve kötüyü elemeden ,tamamını ... Hala okumaya devam ettiğinize göre doğru yerdesiniz öyleyse buyrun programa Evet evet KIYMIK tam olarak bu ... Marc ve karısı Sandra sonuçları son derece tatsız bir kaza geçirirler ve bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmaz .. Kaza sonucunda Sandra ve hamile olduğu bebeği ölür ,Marc için o andan itibaren hayat tam bir kabusa döner ..tam anılarını sorgular onları unutmaya çalışırken karşısına onları unutma fırsatı çıkar ve asıl karmaşıklık ve kabus ondan sonra başlar .... Bir yanda Marc bir yanda akıl hastanesinden yeni çıkan kardeşi Benny bir yanda kızının acısını yaşayan hayatta kalan belki de tek dostu kayınpederi... Müthiş bir kurgu ... İlk sayfalardan beni kendine öyle bir bağladı ki ... Soluk soluğa okudum ,hatta okuduk Tabi ki fikir sahibi olmanız açısından gerçek fikirlerimi her zamanki gibi paylaşacağım ... Baştan sona kadar mükemmel bir kurgu ve heyecan vardı .böyle olunca kitabın sonunu bağlamak çok çok daha zordu benim gözümde .Çünkü tabiri caizse başlarda çıta , heyecan ,kurgu çok çok üstlere ulaştı ama son kısımda malesef bağlantı beni tatmin etmedi .... Ama genel tabloda mükemmel bir kurgu , soluksuz okunacak üst düzey bir psikolojik gerilim kitabı . Kesinlikle tavsiye ediyorum .
KıymıkSebastian Fitzek · PEGASUS YAYINLARI · 0607 okunma
Balık İzlerinin Sesi Üzerine
Puan vermedi·215 syf.··
2022 3. kitabı
Bu kitabı size nasıl anlatsam? Baş kahramanımız Türkiye'den tek seçilen olarak Birleşmiş Milletlerin seçkin öğrenciler için hazırladığı bir programa davet ediliyor. Kitap böyle başlıyor ancak oldukça fantastik şekilde olay örgüsü devam ediyor. Buket Uzuner'in okuduğum ilk kitabıydı ancak pek beğenmedim. Hikaye beni bir türlü içine çekemedi. İnandırıcılık yönünü de zayıf buldum. Belki de bundan dolayı kitapta hiçbir şeyle özdeşim kuramadım. Dil olarak sade ancak seçkin insanların birçok konu hakkındaki olası düşünceleri kitapta oluşturulmaya çalışıldığı için olay örgüsü bunun geri planında kalmış. Dolayısıyla bir olay sürükleyiciliği yok ne yazık ki. Kitabın olay örgüsünden bağımsız aşırı düşünsel akışlar beni hep kitaptan uzaklaştırmıştır. Ancak Buket Uzuner'den umudumu kesmedim, iyi bir yazar olduğunu çok kez işittim. Kumral Ada Mavi Tuna ile onunla olan yolculuğuma devam edeceğim. Umarım o beni hayal kırıklığına uğratmaz.
1000Kitap
Balık İzlerinin SesiBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20121,337 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 859. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2021 16:48
Yılın son ayı ve yılın aynı zamanda da son sayısından hepimize merhaba. Kasım sonlarından beri karşıma çıkan Mikroçip haberlerine dergi de katılmış. Yani neden bir şeylerde sürekli tedarik sorunu var. Daha doğrusu hep insanlar bir şeylerin yokluğundan şikayet ederken neden olmadığı konusunu sorgulamamak beni çıldırtıyor. En son daha anlatılabilir bir örnek verirsek, ekmeğe zam geldi. Niye? Hamur malzemeleri çok pahalı. NEDEN PAHALI. Bu soru tabi sorulmalı anlıyorum ama demek istediğim şu: Bu malzemeler neden üretilmiyor? Üreten insan neden üretemiyor, hammaddesi neden çok pahalı, üreticiye neden kazancı yetmiyor. Ben sorguluyorum ama tedavisini ben yapmayacağım. Doktor değilim sonuçta değil mi? Çok detaya da inemiyoruz şimdi. :))))) Dergide ilk habere aşırı gözüm takıldı. Evlerin kitapla dolmasıyla ilgiliydi ve sanırım bu konuda büyük bir birleşim yapmamız lazım. Kitap bir lüks değildir. Kitap yalnızca parası olanların okuyabileceği bir şey de değildir. Bir kitaba 50 lira paha biçmek ayıptır, yazıktır ve hatta benim inancımda günah bile diyebiliriz. Kusura bakmayın bilmeyenler için söyleyeyim. Dönüşümde kitapların kilosu 2-3 ₺ arasında alınıp satılır. Böyle bir durumda öyle masraflar şunlar bunlar diyerek bir kitaba 50-60 fiyat biçmek büyük ayıptır. Hele ki daha çalışma hayatına bile başlamamış küçücük çocuklara eğlenmesi gereken yaşlarda ben nasıl ders çalışacağım şu bu kitabı alıp diye derin derin düşündürmek, hoş değil. Ha, bunlar beni etkilemiyor ve hatta ilgilendirmiyor bile ama ben BANANE DİYEMEM! Bu pahalılık benim hiç hoşuma gitmiyor. Varsa hoşuna giden, gitsin tedavi olsun. Yine COVID ve buna bağlı olarak atılan çözüm adımları işlenen konular arasında başı çekmeye devam ediyor. Aynı zamanda çizgi dizide bu sayıda PİRİ REİS kendine yer bulduğu için de çok
Bilim ve Teknik - Sayı 649 (Aralık 2021)Bilim ve Teknik Dergisi · Tubitak Yayınları · 202165 okunma
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
“Sen kızsın anlamazsın bu işlerden” MADELET anlamı Adalet. 7 aylıkken dünyaya gelen Madelet çok küçük yaşlarda babasını kaybeder,annesi Mevhibe Hanım hem analık hem de babalık yapar.Adana’ya yatılı okula gönderilir fakat bir gün kanalın taşıp kaldığı yurdu su basınca zatürreye yakalanır bu olay belki de hayatındaki ilk dönüm noktasıdır.Ankara’ya döner ve bir yandan Kız Lisesinde eğitimine devam ederken bir yandan Madam Marga’nın en gözde öğrencisi olarak bale ve dansla ilgilenir.Sesi de güzeldir,gitar çalar üstelik Cumhuriyetin ilk döneminde radyoda programa çıkar.”Giysilerin az ama dayanıklı olduğu,yiyeceklerin kendi gibi koktuğu,seyahatlerin uzun ama manalı olduğu yıllardır”.Madelet’in gökyüzüne olan tutkusu ilk başta abilerinin istememesine rağmen “özgür ruhlu ve özgür düşünceli” annesinin desteğiyle henüz 13 yaşındayken planör ile uçacaktır.Bunun için mahkeme kararıyla üç yaş büyütülür(planör brövesi için 16 yaş sınırı vardır). Planör uçuşlarını paraşütçülük ve motorlu uçak pilotluğu izler.Kalp rahatsızlığı nedeniyle aktif uçuşa ara verse de Hollanda Kraliyet Havayolu şirketi KLM de göreve başlar ve yöneticiliğe kadar ilerler.Alman olan ilk eşi ile Almanya’da inşaat şirketi kurar daha sonra Amerikan bir şirketle ortaklığa giderler.Almanya’da bir çok yaşam alanı inşa ederler bu arada Türk-Alman dostluk derneğinin kurulmasına vesile olarak özellikle Almanya’da yaşayan gurbetçi Türklere pek çok yardımın yapılmasına önderlik eder.Yardımsever kişiliği ülkesine döndüğünde de devam eder,Marmara depreminde zarar görenler için çırpınır. Okurken yer yer gözlerinizin dolacağı kitap Madelet Hanım’ın ikinci eşi Hüseyin Başusta Beyefendi tarafından kaleme alınmış harika ilham verici bir eser.Asla pes etmeyen,savaşçı ve cesur bir kadının gerçek yaşam öyküsünün anlatıldığı bu
MadeletHüseyin Başusta · Mona Kitap · 20218 okunma
Reklam
Reklam