10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 167. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:10
"AKIL HASTALIĞININ PSİKOGENEZİ" "Anlamanın önündeki ilk büyük engel tipler arasındaki farklılıktır. İkinci engelse yapılandırıcı yöntemin, doğası gereği kuruntu sisteminin ortaya koyduğu ipuçlarını takip etmesi gerekliliğidir. Hastanın düşünceleri ciddiye alınmalı ve sonuçlarına göre hareket edilmelidir. Araştırmacı ancak bu şekilde psikozun bakış açısını kavrayabilir. Bu durumda kendisinin de psikoza girdiği veya en azından kendi Weltanschauung'unu yarattığı kuşkusu oluşabilir. Böyle bir olasılık kötü olduğu kadar da bilim dışıdır. Herkes farkında olmasa da herkesin bir dünya görüşü vardır. Bunun farkında olmayanlar bilinçdışı ve dolayısıyla yetersiz ve arkaik bir bakış açısına sahiptir, çünkü psişede geliştirilmeden, uykuda bırakılan her şey ilkel durumda kalır." Collected Works serisinin üçüncü cildi olarak yayımlanan ve psikiyatri tarihinde bir dönüm noktası niteliği taşıyan bir derlemelerden oluşan bu eser, Jung’un klinik dehasını sergilemesinin yanısıra onun Freud’dan ayrılışının tohumlarını ve analitik psikolojisinin temel kavramlarının (arketip, kolektif bilinçdışı) gelişimini anlamak için de vazgeçilmez bir kaynaktır. Jung, kitabında cesur bir iddia ortaya atar: Şizofreni hastalarının sanrı ve halüsinasyonları anlamsız rastlantılar değildir. Tam aksine, bu semptomlar derin bir psikolojik anlam taşır ve çözümlenmeyi bekleyen birer semboldür. Dönemin hâkim görüşü olan “hastalık tamamen beyin lezyonlarından kaynaklanır” tezine meydan okuyarak hastaların iç dünyasına kulak vermenin önemini vurgular. Ona göre psikoz, bastırılmış duygusal çatışmaların yani “komplekslerin" bilinçdışından fışkırmasıdır. Ve der ki, ruh hastalarının insani sırlarına elimizi uzattığımızda, deliliğin kaynağındaki sistem de kendini gösterir. Ve görürüz ki, delilik aslında bize hiç de
Psikoloji
Akıl Hastalığının PsikogeneziCarl Gustav Jung · Pinhan · 202222 okunma
'Olumsuzlama aynı zamanda, itiraf etme biçimidir.'
8/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 04:22
Bir insanın antika saray saatlerini tamir etmekte ustalaşmış olması yeterince ilgi çekiciyken, böyle bir oyunu da yazabilmesi... :) Şule Gürbüz okumalarının başladığı yer tam olarak burası olabilir. Hafif dozda barındırdığı mizah ve karakterlerin çocuksu duygu durumlarıyla neredeyse Mercier ile Camier kıvamında bir eser. Tiyatro yapıtlarında aradığım, olabildiğince beni o koltuğa oturtup, sahnenin ışıkları sönünceye dek oyuna dahil edebilmesi... Çok az yerde kopuşlar yaşansa da, başarılı bir eserdi. Çok derinden, yüzeysel anlatıma, acıdan sevince, kahkahadan gözyaşına anlık geçişler, felsefi metaforların sarsıcı etkisi... Hayranlıkla okudum. 'Yaşlı İhtiyar' Beckett'ın neredeyse bütün eserlerinde görebileceğimiz, yardıma ihtiyacı olan duygusal gel-gitler yaşayan ama en güçlü cümleleri, en sıradan olayların içine gizleyen, yaşlı bilge arketipine yakın bir karakter. Her konuda üstünlüğünü ilan etmiş ama bu üstünlükten hazzetmeyen, düş ve gerçeğin sınırlarını yitirmeye cesaret edebilmiş biri. Merkezde bulunuyor... Yaşlı ve genç kadın karakterlerinin, yaşam ve ölüm üzerine bizde bıraktıkları etki çok kıymetli... Hizmetçi: başlarda gerçekten Yaşlı adama refakat eden bir hemşire olduğu fikrine kapılabilirsiniz, çıkarımları ve akıllıca sözleri size 'evet sanırım bir çıkış noktası buldum dedirtse de' oyunun sonlarına doğru fikriniz değişebilir. Susan Sontag; "Yaşama gücümüzü delilik kaynaklarımızdan alırız." derken, anlamlı bir tespitte bulunmuştu. Uyum gösterebilme becerisi deliliğin bir biçimi değil de nedir? Belki bize hiç beklemediğimiz cümleleriyle şaşırtan insanlar onlara dayatılan zihinsel normların üstünlüğünü reddedenlerdir. 1950’lerde psikoz tanısı konulan vakalar modern zamanın gayet sağlıklı bireyleri kabul ediliyor. :)
Tiyatro
Ne Yaştadır, Ne Başta Akıl YokturŞule Gürbüz · Boyut Tiyatro · 1993242 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çocukluğunuz ile konuşmak ister misiniz?
9/10
·272 syf.·
2026 64. kitabı
İnsanın kendi çocukluğuna yaptığı yolculuğu, çocukluk haliyle konuşmasını ve çocukluğun gerçekten geride kalıp kalmadığını sorgulatan, insanın kendi geçmişiyle yüzleşmesini farklı bir kurgu üzerinden anlatan etkileyici bir kitap. Kısaca diyebiliriz ki çocukluğuna geri dönüp kendini anlamaya çalışan bir adamın hikayesi. Öğretmen olan Vidar, bir sebeple açığa alındıktan sonra evinin bodrum katında, çocukluğunun geçtiği yazlık evden kalan eşyaları karıştırırken eski bir telefon rehberi buluyor ve listedeki numaraları aramaya başlıyor. Aradığında ise karşısına kendisi, annesi, babası ve ablası çıkıyor. Tarih hep aynı: 17 Haziran 1986. Bana kalırsa, psikoz ile deliliğe sürüklenme var kitapta. Yazar bunu açık açık söylemesede okuyucunun bunu keşfetmesine bırakmış. Vidar her aradığında aynı güne bağlanıyor. Yazar geçmiş, hafıza, aile ilişkileri ve insanın kendisiyle hesaplaşması üzerine, sürükleyici kurgusu ve akıcı diliyle merak duygusunu canlı tutuyor. Sadece finali beni pek tatmin etmedi, bu bu kadar sürekleyici ilerleyip sonu sönük kaldı, daha iyi bitebilirdi. Yazarın Malma İstasyonu kitabını daha önce okumuştum. Bu kitabını daha çok beğendim. Puanım 9/10. Son olarak bence kitapta biraz Gece Yarısı Kütüphanesi esintileri var. Fantastik bir zaman yolculuğu kısmını özellikle çok benzettim.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,106 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Herkese merhaba, Önce şunu sorayım sizlere; Akıl oyunlarına var mısınız? Till Berkhoff’ın altı yaşında ki oğlunun kaçırılır ve aradan bir yıl geçmesine rağmen bulunamayınca bu belirsizlikte Till bir baba olarak deliye döner. Medyada yayınlanan haberlere göre de katil Tramnitz’dir ve kendisi de yüksek güvenlikli akıl hastanesindedir. Till yolunu bulup kendisini de farklı bir kimlikle oğlunun akıbetini öğrenmek adına aynı hastaneye yatırılır ama hiç bir şey kafasında ki planlara uymaz zira içerideki hayatın dışarıdakinden daha tehlikeli olduğunu anlar. İşte bu noktadan sonra ben de neler oluyor demekten kendimi alamadım bir sayfayı iki kere okudum bazen, sıkışmışlığı bu kadar çok mu hissettirir yazar okuyucuya… Kendimi bir kapanın içinde buldum resmen. Delilik ve gerçeklik sınırında gezdiren ve hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösteren heyecan ve merakın sonuna kadar ilerlediği kitabın bundan sonrası sizler de… Öneririm, kitap ve sevgiyle kalın.
PsikozSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 2023231 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 156. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
"PSİKOLOJİDE TİPLER" "Fikirlerinin peşinden giderken genellikle inatçıdır, bildiğini okur ve etkiye kapalıdır. Kişisel etkiye açıklığı buna tuhaf bir şekilde zıttır. Hiç arzu edilmeyen öğelere kendini maruz bırakması için, kişinin görünüşte masum olduğuna ikna olmalıdır. Bu öğeler onu bilinçdışından yakalar. Fikirlerinin peşinden gitmesi için huzur içinde bırakılabilirse ancak kendisine çok aşağılayıcı şekilde merhametsizce davranılmasına, sömürülmesine fırsat verir. Arkası dönükken ne zaman yağmalandığını ve pratikte yanıldığını anlamaz." Psikoloji tarihi, insanları anlama çabasının tarihidir. Bu çabanın en eski ve en temel sorularından biri ise: İnsanları birbirinden farklı kılan şey nedir? Bazı insanlar neden daha mantıklıyken, bazıları duygularıyla hareket edip, kararlarını sezgilerine göre verir? Kimi insanlar kalabalıkların içinde enerji bulurken kimi insanlar yalnız kaldıklarında kendilerini daha güçlü hisseder? Bu soruların peşine düşen Carl Gustav Jung, yirmi yılı aşkın klinik çalışmasının sonunda önemli bir keşif yapar. Her insan benzersiz olsa da, benzer mizaçlar belli sınıflarda toplanabiliyordu. Jung, her insanın kendine özgü ve benzersiz bir kişiliğe sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, uzun yıllar süren gözlem ve araştırmalar sonucunda bazı ortak eğilimlerin bulunduğunu ortaya koyuyor. Ona göre insan ruhunun temelinde iki ana yönelim bulunuyor: içedönüklük ve dışadönüklük. Bu ayrımı fark eden ilk kişi Jung değildi; Freud ve önceki bilim insanları da bu farklılaşmayı gözlemlemişti. Ancak Jung, nevroz ve psikoz gibi ruhsal rahatsızlıkların da bu iki kutbun insana nasıl hükmettiğiyle ilgili olduğunu vurguladı. Dört Fonksiyon, Sekiz Tip İçedönük ve dışadönük iki temel tutumun altında, her iki sınıf için ortak olan dört ana işlev bulunur: Jung'un
Psikoloji
Psikolojide TiplerCarl Gustav Jung · Pinhan Yayıncılık · 2026183 okunma
Manipüle Edilmiş Vaka Yorumu
Puan vermedi·128 syf.··
2026 24. kitabı
Olabildiğince kitaptan okuduklarımı pozitivizm akımının peşinden giderek aktarmaya çalışayım. Freud ve kendisinin iddiasına göre diğer meslektaşları da nöropsikolojik hastalıkların kaynağını temel olarak cinsellik ile açıklamaya çalışmışlardır. Belki de aralarındaki ayrım sadece kimisinin bu rahatsızlıkların kişinin kendisinden kaynaklandığını savunması, diğerlerinin de çevrenin baskısının daha ağır olduğunu iddia etmesidir. Freud çevrenin etkisini sınırlı görenlerden... Hatta insanı da gelişimsel süreçte çeşitli sapıklık evrelerinden geçerek olgunlaştırır, Freud. Örneğin bu kitapta da narsizm konu başlığını da aslında bu evreleri tam olarak geçemeyen birinin kendine dönük libidosu olarak tanımlar. Eğer başka bir evre de yine bu cinselliğin tekamülü tam gerçekleşmeseydi; başka bir hastalık olacaktı. Örneğin paronaya, şizofren olarak teşhis konulabilecek durumdaki Schreber; Freud'a göre sadece bir eşcinseldi. Ek olarak, kesinlikle bu yönde somut bir veri bulunmamaktadır; kendini destekleyebilecek. __Bu saptamalar aracılığıyla buraya kadar anlatmaya çalıştıklarım, bir nesne seçimine giden yolların kısa bir özetiyle sonlandırılabilir: Cinsel nesne seçimi demek istiyor Kişi: 1) Narsistik tipe uygun olarak a) kendisinin olduğu şeyi (yani kendini) b) kendisinin bir zamanlar olduğu şeyi c) kendisinin olmak istediği şeyi d) bir zamanlar kendisinin parçası olmuş bir şeyi 2) Yaslanma tipine uygun olarak a) kendisini besleyen kadını b) kendisini koruyan erkeği ve bunların yerini alan bir dizi ikame nesnelerini sevebilir. Birinci tipe (c) şıkkının neden dahil edildiğinin gerekçesi, ancak bu tartışmanın ileri evrelerinde açıklanabilir.__ Kitabın ikinci kısmında da Schreber adında birinin vakasını inceler. Burada da alanın cahili olan ben dahi rahatlıkla görebiliyor ki; hiç
Narsizm Üzerine ve Schreber VakasıSigmund Freud · Metis Yayıncılık · 20151,732 okunma