7/10
·136 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 15:10
Bu eser, dijital dünyanın fıkhi ve ahlaki boyutlarını, gençlerin anlayacağı modern bir dille ele alan bir rehber. Sadece "şunu yapma, bunu yapma" demek yerine; niyet, mahremiyet ve kul hakkı gibi kavramları sosyal medya bağlamında yeniden tanımlıyor. "Müslüman bir gencin dijital duruşu nasıl olmalı?" sorusunu cevaplandırıyor. Evimiz ve ailemiz mahremiyetin son kalesidir. Kıranşal, evin içindeki özel hallerin (yemek, aile içi şakalaşmalar, ibadetler) metalaştırılmasının ruhu fakirleştirdiğini ve dijital dünyanın "her şeyi sergileme" baskısına karşı bir direnç göstermemiz gerektiğini savunur. Bu, aslında kişisel özgürlüğünü korumaktır. Ve modern putçuluk olan güç ve beğeni tutkusuna da yer vermiştir. Eskiden riya (gösteriş) dar çevrelerdeyken, şimdi küresel bir riya çağındayız. İnsanların onayını, Allah’ın rızasının önüne koymak dijital bir maneviyat krizi doğuruyor. Bu "Like" butonunun bir "ilah" haline gelmesine karşı bir uyanış niteliğinde. Diğer bir konuda; kitap, sosyal medyanın bizi aktif birer özne olmaktan çıkarıp pasif birer izleyici (tüketici) yapmasına dikkat çeker. Vakit geçirmek aslında vakti feda etmektir. Kıranşal’ın tavsiyesi; sosyal medyayı bir amaç değil, bir araç (öğrenme, tebliğ, iletişim) olarak konumlandırmaktır. Bir içeriği teyit etmeden paylaşmanın veya birine dijital ortamda zarar vermenin kul hakkı olduğu gerçeği, ilmihalin en can alıcı noktasılarından biridir. Sosyal medyayı "helal dairesi" içinde tutmak, aslında o mecrayı senin yönetmen, onun seni yönetmesine izin vermemendir. Kitap belki bilmediğimiz şeylerden bahsetmiyor ama bilip de uygulamadıklarımızı bize açık bir dil ile hatırlatıyor.
Gençler İçin Sosyal Medya İlmihaliAbdülaziz Kıranşal · MGV Yayınları · 20211,143 okunma
Puan vermedi·75 syf.··
2025 6. kitabı
Kadir Cangızbay, Türk akademisinin sivri dilli, dik başlı figürlerinden biriydi. 1947 İstanbul doğumlu, Hacettepe Sosyoloji çıkışlı. YÖK’le dalaşıp profesörlük unvanını reddetmesiyle ve anarşizm dersleriyle biliniyor. Öğrencilerinin hafızasında sinirli ama esprili üslubuyla, zekasıyla gülümseten bir hoca olarak yer etmiş. Rahmetlinin entelektüel cesaretine diyecek yok. Fakat cesaret başka şey, isabet başka şey. “Çok Hukukluluk, Laiklik ve Laikrasi” de tam da bu ayrımın kazalarından biri. Kitap 2000’lerin başında yayımlanıyor. AKP’nin “özgürlükçü” maskeyle iktidara tırmandığı, sonrasında liberallerin/sol-liberallerin anayasaya “yetmez ama evet” diyeceği, Taraf gazetesiyle TESEV raporlarının parlatıldığı yıllar. Post-Kemalist rüzgarın sert estiği, Cumhuriyet devrimlerine sövmenin “özgürlükçülük” sayıldığı bir dönem. İşte bu atmosferde Cangızbay da aynı mevzide buluyor kendisini. Hatta kitabın önsözünü Atilla Yayla’nın yazmış olması, dönemin ruhunu tek başına özetliyor. Normal şartlarda yan yana gelmeyecek bir solcu sosyologla, liberal ideolog aynı cephede buluşuyor. Bu, sadece entelektüel bir işbirliği değil, post-Kemalist-liberal ittifakın somut göstergesi. Peki kitapta ne var? Cangızbay, Cumhuriyet devrimlerini “bürokratik mühendislik” olarak görüyor. Modernleşme "devlet icadı". Dil Devrimi "masa başı icadı" Laiklik yarım kalmış; çözüm ise “laikrasi” denen, devletin ve dinin birbirinden tamamen çekildiği bir model. Cumhuriyet aydını devletin sözcüsü, gerçek entelektüel ise trajik bir kurban ona göre. Kısaca 2000’lerin post-Kemalist menüsünden eksiksiz sipariş. Şimdi bu söylemlere baktığımızda, ilk bakışta radikal görünse de, aslında o dönemki post-Kemalist modanın aynasıdır. Cumhuriyet’e sövmenin “cesur fikir” sayıldığı, “Kemalizm’i gömersek demokrasi gelir” diye
Çok Hukukluluk, Laiklik ve LaikrasiKadir Cangızbay · Liberte Yayınları · 20078 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kamâlizm Gereksiz Bir Putçuluk
5/10
·83 syf.··
2025 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 15:50
Kamâlizm'e "Türklük" nazarından bakarsak Türkler için uygulanabilir bir görüş değildir. Zirâ Türklüğü bir çeşit "anayasal kimlik" derecesine indirerek Türkçülüğe karşı savaş açmış bir fikriyâttır. Hem bu kitâpta ayrıntılı olarak hem de bu betiğin kaynak alındığı 1935 CHP Programında âşikâr şekilde belirtilen hususlar Türklüğün zararınadır. Kısacası; eğer Türkçülük karşıtı fikirde değilseniz bu betiği okumak zamân kaybı olabilir.
Tarih
KamalizmMehmet Şeref Aykut · Muallim Ahmet Halit Kitap Evi · 193652 okunma
Spoiler içerir
4/10
·304 syf.··
2024 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2024 15:28
Bismillahirrahmanirrahim, Fatih DUMAN'dan okuduğum ilk kitap, okuma grubu vesilesiyle kitap ile tanışmış oldum. Tavsiye edilmemiş olsa okur muydum ? Zannetmiyorum Kitabımız Emir Sultan olarak anılan Muhammed Şemseddin hayatını konu ediniyor. Buhara'da babası Emir Külal'dan başlayarak kısım kısım hayatını aktarıyor. Birçok akıl dışı olayların olmasından dolayı pek çok okurun aksine ben kitabı beğenmedim. Dikkatimi çeken hususlar şu şekilde Buhara'da yaşayan yaşlı bir adam evinin bostanına ekiyor, uğraşıyor fakat tek bir tane bile alamadığından yakınıyor ve Emir Külal evine geliyor. Kitabın 54. sayfasında şu cümleyi kuruyor " Gayri bunun çaresi erenler himmetindedir dedim, benim hatam kusurum varsa da onların duası Allah'a ulaşır." Oldukça sakıncalı bir ifade. Haşa sanki onun duası Rabbimize ulaşmıyormuş gibi erenlerden medet umması oldukça sakıncalı. Bu kısım da aklıma Hz. Nuh zamanın da yapılan ilk putlar geldi. Onlarda biz günahkarız Allah bizi duymaz o yüzden Salih kişileri araya koyarak dua edelim diyorlardı. Böylelikle ilk putçuluk başlamış oldu. Daha önce hiçbir yerde okumadığım enteresan olay ise Emir Sultanın Peygamber efendimizin (s.a.v) kabrine gittiğinde Efendimizin (s.a.v.) mezarına Selamun aleyküm ey dedem diyor ardından Ve aleykümselam ey evladım diye ses geliyor. Orada ki insanlar bu olay üzerine Emir Sultanın Efendimizin (s.a.v) torunu olduğunu anlıyorlar. Açıkcası benim kafama hiç yatmadı böyle bir şey. Bu kısım da aklıma Şeyh uçmaz ama müridleri onu uçurur sözü geldi. Kitap da bir kaç yerde mektup meselesi geçiyor. Bir adam Emir Sultana mektup gönderiyor. Daha mektubu açıp okumadan içindekini biliyor ve ona göre muamele ediyor. Hatta açıp okumayı edepsizlik olarak yaklaşıyor. Haşa sanki vahy ile bildirilmiş gibi anlatım söz konusu. Engürüs
Edebiyat & Roman
Âsa - Bir Emir Sultan RomanıFatih Duman · Nesil Yayınları · 2023842 okunma
Puan vermedi·306 syf.·
2021 49. kitabı
Bağzı kitapları okurken, başka bağzı kitapların ne kadar boşuna zamanımı aldığını düşünüyorum. Son yillarda okumalarımda daha çok psikoloji ve felsefe alanına ağırlık vermeye çalışıyorum. Klasik diyebileceğimiz çalışmalarin yani sıra daha güncel -daha populer- yayınları da okumaya çalışıyorum. Bunlarin icinde bazan çok güzel çalışmalarla karşılaşıyor olsam da çoğu zaman tamamlama zahmetine girmekten kaçırdığım yayınlar da oluyor. Çok saygıdeğer ve sevilesi Chul han'in da değindiği gibi olumsallligin zorakiligi altında ayrı bir sınav veriyoruz. Içinde bulunduğumuz dönem sürekli bir "iyi"lik halinin olmasının gerekliliği/mecburiyeti dayatmasıyla karşımızda duruyor. Bunu sağlayamayan herkesi hasta/rahatsız statüsüne yerleştiriyoruz. Bazan bana acıyı guzelledigim ile ilgili "şakaci" atıflarda bulunanlar oluyor. Acıyı güzellemiyorum, hayır, acıyı görmezden gelmeyi reddediyorum. Varoluşun bütünselliği içinde yer alan fakat günümüzde artık olumsuz kabul edilip reddedilemeye çalışılan ofke,hüzün, yas,mutsuzluk, içe çekilme gibi duyguların/davranışların yadsınmaya çalışılmasını reddediyorum. Bağzı duyguların kabul görülüp bağzılarının görmezden gelinmesini reddediyorum. Reddedisim faydasizligindan ötürü. Baskilanan, gormezden gelinen, yok sayılan her duygu birgün mutlaka başka şekillerle karşımıza çıkmaya muktedir. Yaşamı bir bütün olarak göremeyen, zıtlıkların birlikte bir bütün oluşturduğunu goremeyen kimseler; performans ve gösteriş odaklı bir yaşayış senaryosuna sıkışan kimseler ile pesimist bir yaklaşıma tutunan kimseler; sürekli iyilik haline ulaşmak için didinen ve asla ulaşamayan kimseler ile her şeyden sikayetlenen ve asla harekete geçmeyen kimseler hepsi aynı potada eriyip gidiyor. Bu meseleyi şimdilik burada bırakayım. Gruen ile tanıştınız mi? Onunla tanışmak
İçimizdeki YabancıArno Gruen · Çitlembik Yayınları · 2016164 okunma
Okuyun ve düşünün ey müslümanlar!
9/10
·200 syf.··
2020 12. kitabı
#Kitap şuuru BİR BÜYÜK RÜYANIN ÇOCUKLARIYDIK BİZ Yazar Muaz Ergü, eğitimci ve yazar kimliğine sahip; iyi bir gözlemci ve yorumcu. Kitabın dili sade, anlaşılır, rahatlıkla okunabilir. Dil ve üslup etkileyici, konuların işlenişi ve akışı kanaatimce sürükleyici; yazar, sonraki sayfalarda neler yazdığını, nasıl yorumladığını merak ettiriyor. Kitap, iki bölüm halinde kısa, eleştirel birçok denemeden oluşuyor; Müslüman bireylerin çağın koşulları karşısında İslam’ı yaşayamama yada yaşamama problemi üzerine tespit, tahlil, yorum ve bazı öneriler içeriyor. Aslında kitapta yer alan tespit ve yorumlar, belki yüz senedir, başka birçok düşünür, yazar ve eleştirmen tarafından farklı şekillerde dile getirilmiş ve getirilmektedir; değerlendirmeye konu aldığımız kitap, güncel olması yönüyle dikkate değer. Kitap, Müslüman olduğu iddiasında olanlara yönelik bazı eleştiriler içermektedir. Ancak yazarın amacı, eleştiri değil uyarıdır; eleştiri ve tespitleriyle Müslüman olduğunu iddia edenleri uyandırmayı amaçlamaktadır. İslam dünyası, Batı ile kıyaslandığında, birkaç yüzyıldır geri kalmışlık içinde ve bu geri kalmışlık halen aşılabilmiş değil. Batı’nın ulaştığı düzeye ulaşabilme çabaları, zaman içerisinde Batı öykünmeciliğine dönüşmüş ve beraberinde ciddi bir kültürel yozlaşma süreci başlamıştır. Günümüz Müslümanları, İslam’a uygun yaşama iddiasını kaybetmişlerdir; bu, bir yenilgidir. Batıyı ve Batılı değerleri eleştiren Müslümanlar Batılı değerlerin kopyacısı olmuşlardır. Müslümanın, kılık, kıyafet, düşünce ve davranış bakımından, eleştirdiği ‘‘Batılı’’dan farkı kalmamıştır. İslam dünyası, inançlarına uygun bir biçimde yaşama/ yaşayamama noktasında ciddi bir kriz içindedir; hatta geniş halk kitlelerine, İslami ruhu/ özü unutturacak derecede kültürel işgal altındadır. Batılılaşma süreci
Bir Büyük Rüyanın Çocuklarıyız BizMuaz Ergü · Bir Kitap Yayınevi · 202012 okunma