Arqa (coğrafya): Kazakistan’ın merkez bölgesi.
Kärisi joq bolsa, jası duwana boladı: Yaşlı kimsesi olmayan halkın gençleri yaşlıların görevini kendileri üstlenirler anlamında bir deyimdir.
Erewil at: Savaş atı, savaşta binilen sağlam at.
Erüwil аtqа er sаldı: Düşmana karşı halkını korumak için savaşa gitti.
Аltı mаltа аs bоlmаy: aza kanaat etmeden anlamında kullanılan bir deyimdir.
Özeği taldı: karnı acıktı, acıkmak anlamında kullanılan bir deyimdir.
Tösekten bezindi: eşinden uzak kaldı,
Zamanını at üzerinde, seferde uykusuz geçirdi.
Ulı tüs: tam öğle vakti, dal öğle.
Quw tоlаğаy bаstаndı: darlık, sıkıntı çekti anlamında bir deyimdir.
Tebingi: Teğeltinin üzerine ayakkabı ve pantolonu kirletmemek için örtülen deri.
Terlik: Koyun yününden yapılan ter emici keçe türünde bir örtü, ter emici örtü.
Tuwırlıq: Çadırın kenar kısımlarını örten keçe örtü.
Tulpar: Uzak yolculuğa dayanıklı, büyük savaşlarda kahramanların bindiği, soylu ve çok hızlı koşan at.
Ärayna (arkaik söz): Sabır, tahammül anlamında bir hitap söz.
Şal (arkaik söz): Boz, açık toprak rengi.
Tebingi: Teğeltinin (binek hayvanlarında eyerin altına konulan keçe) üzerine ayakkabı ve pantolonu kirletmemek için örtülen deri.
Quntı ketüw: Huzuru kaçmak.
Ada: Bitkin düşmek, bitap kalmak, çaresiz kalmak.
Külik: Hızlı koşan at, yürük at.
Qara: Halk
Ayzının jelimi küşti: Söylediği akla yatkın anlamında bir deyimdir.
Ötüw (mecaz): Öteki dünyaya göçmek.
Köz kördi: Gördü, görmesi kısmet oldu.
Qam jew: Kol kanat germek, korumak, sahip çıkmak.
İlüw: Kartalgillerin yemini yakalaması, pençelemesi.
Jandasuw: Düşman kesilmek; vuruşmak.
Tomağa: Kartalın gözlerini kapalı tutmak için başına geçirilen deri örtü.
Tolğamalı nayza: Sağlam tutabilmek için sapı deri kaplama veya kertikli mızrak.
Tоlаrsаqtаn sаz keşüv: Sıkıntılara katlandı,
Baryonlar; Yeğin kuvveti hisseden ve tamsa
yı artı yarım spinli parçacıklardır.Üç kuarkın
bileşimidir.(qqq).Proton iki üst ve bir alt kuarkın birleşimidir.(uud)
Insanın, tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde diğerlerinin, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdakı yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.
Yağ gibi, sabun gibi olan taşlar var, yaprağa ya da kuma benzeyen taşlar var fakat her biri değişik ve kendi yolunda Om'a ibadet eder her biri Brahman'dır.
Hançerede acıyla emzirilmiş üç yasaklı harf
Gelir boğazda düğümlenir
Kütükte yasak devlet nezdinde
Ama onlarla istediğiniz kadar çığlık atmak
Ve ağıt yakmak serbesttir