“Yarım kalmış bir adam olduğunu, ruh güçlerinin gelişmeden kaldığını, hayatına bir ağırlığın çöktüğünü düşündükçe içi parçalanıyordu. Başkalarının zengin ve hareketli hayatını kıskanıyor; kendi hayatının yoluna ağır bir kaya parçasıyla tıkanmış, daracık zavallı bir patika gibi görüyordu. İçinde hiç uyanmadan kalmış biraz kucaklanmış, fakat hiçbiri sonuna kadar işlenmemiş bir çok imkânlar olduğunu acı acı seziyordu...”
Bugün bile, dünyanın her tarafında milyonlarca insanı aç bırakan, sömüren, başkaldıran öldüren Batı emperyalizmi ve onun emrinde olan Müslüman köle idareciler, yaptıkları şenaatin ardından hümânîzm edebiyatı yapmakta, sömürülmeye devam edilmesi için her türlü uyanmayı bilmeyen Müslümanlara açlık ve fakirlik konserler vererek, öldürdükleri, aç bıraktıkları, sömürdükleri insanlara güya acıyıp ağıtlar düzmektedirler...