Şükretmek lazım
“Su bulmak ne kadar uzun sürerse sürsün günlerce yürürdüm, su bulmadan dönmek gibi bir şey söz konusu bile olamazdı. Eve asla eli boş dönemeyeceğimizi bilirdik, çünkü suyun olmaması, umudun da olmaması demekti. Bir seyler buluncaya kadar yürümeyi sürdürürdük. Hiç kimse ‘Ben yapamam’ mazeretini kabul etmezdi.
Annem su bulmamı söylediğinde, su bulmam gerekiyordu.
Batı’ya geldiğimde, insanların, ‘başım ağrıyor, çalışamam,’ diyerek sızlandıklarını görünce şaşırmıştım. Onlara, ‘Size daha ağır bir iş vereyim, bir daha asla işinizden şikâyet etmezsiniz,’ demek gelirdi içimden.