Zamanın Kalbine Düşen Secde: Cuma Hafta boyunca insan, görünmeyen bir değirmenin taşları arasında öğütülür. Saatler omuzlarına yük olur, yollar uzar, sesler çoğalır. Kalbin üzerinde ince bir toz tabakası birikir; fark edilmez belki ama ruh, sessizce yorgun düşer. İşte tam bu sırada, zamanın içinden yükselen kadim bir çağrı duyulur: Cuma. Cuma, takvimin bir yaprağı değildir sadece. O, göğün yeryüzüne açtığı bir pencere, sonsuzluğun zamana bıraktığı bir işarettir. Günlerin birbirine benzediği yerde bir nur çizgisi gibi belirir; insanı kendi içine, kendi özüne, kendi hakikatine çağırır. Minarelerden yükselen ezan, yalnızca bir ses değildir. O, kalbin unuttuğu dili hatırlatan bir yankıdır. Şehrin gürültüsünü yaran, çarşıların telaşını susturan, dünyanın omuzlarımıza yüklediği ağırlıkları bir anlığına yere bıraktıran ilahi bir nefestir. İnsan o çağrıyla birlikte yürümeye başlar. Belki bir sokağın köşesinden, belki kalbinin en uzak kıyısından... Camiye varıldığında sadece bedenler değil, dağılmış ruhlar da bir araya gelir. Saflar kurulur. Omuzlar birleşir. Farklı hayatların hikâyeleri aynı sessizliğin içinde erir. Zenginlikler, yoksulluklar, makamlar, isimler; hepsi kapının dışında kalır. İçeride yalnızca kul vardır. Ve Rab. Cuma namazı, insanın kendisiyle yeniden tanıştığı bir aynadır. Secdeye kapanan alın, toprağa değil, hakikate dokunur. Çünkü secde, insanın küçülmesi değil; sonsuzluğun karşısında gerçek büyüklüğünü idrak etmesidir. O an kul, dünyanın merkezinde olmadığını anlar. Ve işte bu anlayış, ona bütün dünyalardan daha geniş bir huzur verir. Hutbe okunurken kelimeler yalnız kulaklara değil, zamana da söylenir. Asırlardır aynı göğe yükselen duaların izleri dolaşır kubbelerin altında. Geçmişle gelecek, bir anlığına aynı nefeste buluşur. İnsan kendisini yalnız
Edebiyat
Zatî’ye ait bir beyit…
Bir 'â'ilenin hayâtıyım ben Yâ-rab beni mahv eder misin sen? Çok katmanlı bir beyit, iki anlamı var .Sizce şair ne demek istiyor? Yanıtları bekliyorum…🥰 Ayrıca günümü güzelleştiren bu beyit vesilesiyle cumanız mübarek olsun ,Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun..🌷🤲
Reklam
Vacid | el-Vacid İsminin Anlamı Vacid isminin lügat anlamı: Vücd ve cide mastarlarından türemiş olan el-Vacid ismi; bilmek, bulmak, istediğini elde etmek, çok sevmek, üzülmek, öfkelenmek, zengin ve malik olmak anlamlarına gelmektedir. Vacid ismi Kur’an’da Rabbimiz için kullanılmamıştır. Meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmektedir. EL-VÂCİD: istediğini bulan; fakirlik ve zarurete düşme­yen daima zengin olan. Kadri ve şanı yüce, kerem ve cö­mertliği sonsuz olan… Bir ayette kulun, kendine yazık edip de bunaldığı za­man Allah’a yönelirse, onu ne kadar merhametli ve ne kadar cömert, tevbeyi kabul eden müşfik bir Rab olarak bulacağı anlatılıyor: “Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edil­mek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmet­tikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara ba­ğışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.”(Nisa, 4:64) Vacid isminin ıstılah anlamı: Vacid; zengin olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayandır. Vacid; kullarının taleplerini yerine getirmekte hiçbir zaman aciz kalmayandır. Vacid; istediğini istediği an huzurunda bulandır. Vacid; kendisinden kaçış ve kurtuluşun mümkün olmadığı yegane zattır. Vacid, kullarının bütün yaptıklarını görendir. Vacid; kullarını rızıklandırmaya, hidayet etmeye ve cezalandırmaya gücü yetendir. Vacid | el-Vacid Dualar ve Zikirler EL-VACİD isminin zikri (14) adettir. Zikir saati Zühre; günü Cuma’dır. Büyük Ebcetle hesap edilip (14×14=196) defa okunması daha uygun görülmüştür. Cuma sabah erken, gün doğarken ve ikindi sonrası ve akşamdan sonraki ikinci saat ile gece yarsı okunabilir.
Din İslam
Aşkı Allah ile yaşayacağız. Çünkü O’ndan gayrısına bağlanan her sevgi, bir gün solmaya mahkûm. İnsanın eliyle tuttuğu dal kırılır, sözüne bel bağladığı gönül yorulur. Ama Allah ile yaşanan aşk, ne vakte yenilir ne mesafeye. ​Aşkı Allah ile yaşayacağız. Secdede alnımız yere değdiğinde, aslında kalbimiz arşa yükselir. Gözyaşımız o ebedî Sevgili’nin adıyla döküldüğünde, her damla bizi bize geri getirir. Dünya telaşı sustuğunda, içimizde yalnızca “Hû” kalır. İşte o ses, aşkın en sahici hâlidir. ​Aşkı Allah ile yaşayacağız. Bir çiçeğe bakıp Yaratan’ı hatırlamakla başlar bu mukaddes yol. Bir yetimin başını okşarken O’nun rızasını ummakla büyür. Kırıldığımız yerde “Hasbünallah” deyip yeniden doğmakla derinleşir. Çünkü gerçek aşk; incinse de küsmemektir, kaybetse de şükretmektir. ​Aşkı Allah ile yaşayacağız. İnsanlar gider, mevsimler döner, beden yorulur. Ama Allah ile kurulan bağ, ezeli olandan ebedî olana uzanan bir sırdır. O sırra eren kalp, ne yalnız kalır ne de yarım. Çünkü hayat aşkın tek sahibiyle yaşanırsa eksik tamamlanır, iman kemale erer. ​Aşkı Allah ile yaşayacağız. Ki bu dünyanın bütün sevmeleri, o büyük aşkın gölgesinde anlam bulsun. Ki kalbimiz fani olana değil, Bâki olana adansın. Ve bir gün, “Kulum, beni sevdin mi?” diye sorulduğunda, “Ya Rab, Senden başka neyi sevebildim ki?” diyebilelim. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Bir hilal uğruna ya Rab...
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Mehmet Âkif Ersoy Fotoğraf bu sabah 11/06/2026 saat:05:30 de çekilmiştir biR’ münZ’evî üstâd…
Şiir
“Versen rahmetindendir, vermesen hikmetindendir. Kapımda bekliyorum ya Rab…”
Reklam
Reklam