Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Üç dua vardır ki kabul edilmesinde şüphe yoktur. Mazlumun duası, yolcunun duası, ana babanın çocuğuna olan duası.
Dareios kralken, bir gün çevresindeki tüm Yunanları çağırtıp, babalarınızın ölüsünü yemeye kaç paraya razı olursunuz, diye sordu. Yunanlar ne pahasına olursa olsun böyle bir şey yapmayacaklarını söyledi. Bunun üzerine Dareios, anne babalarının ölülerini yiyen Hint Kallatiaileri çağırtıp -bir tercüman aracılığıyla- babalarınızın ölüsünü yakmaya kaç paraya razı olursunuz, diye sordu. Kallatiailer feryat edip böyle küfürvari sözler söylememesi için ona yalvardı. Halkların gelenekleri böyledir işte ve Pindaros geleneklerin tüm varlıkların kralı olduğunu söylerken bence haklıdır.
(Herodotos/ Tarih)
Evlenme sanıldığından çok daha önemli bir iştir. İnsanı ömrü boyunca mutlu da edebilir, mutsuz da. Ölünceye kadar sürecek bir bağlılığa razı olmazdan önce iyi düşünüp taşınmalı.
Ve erkek şehrin idrakine bütün bütün kapanmıştı: O, insanları, şehri, uğultularından, bir senfoniyi dinler gibi dinliyor ve bu senfoniyi yeni baştan, daha güzel, daha kutlu bir tempoda yaratmak için dinliyordu. Bu senfoni yeni baştan yazılmalıydı: Sanat ve düşünce devlerinin, çok eskiden, elbirliği ile yarattıkları bu senfoniye bayağı sesler, çirkin sesler, yâni zekâ ve dehalarına tapanlar -vahşi ve hayvanca bir uzlaşmaya sığınarak- demagoji ile, safsata, riya, hile ve kalleşlikle seslerini ön plâna geçirmiş, büyüyü bozmuş bulunuyorlardı.Erkek yirmi sekiz yaşında idi, bu senfoniyi yeniden yazmak gerektiğine, yeni baştan yazılabileceğine inanıyordu; çünkü sanata inanıyordu, mutluluğa, aşka inanıyordu; insanların sevgiye ve mutluluğa razı edilebileceklerine inanıyordu. Savaş önce vitrinlere karşı açılmalıydı, vitrinlere saldıran devler kıçüstü oturmalıydı. Ve bu mümkündü, bunun mümkün olduğunu ona sarışın öğretmişti.
5. Bir kimsenin karmaşık olaylar karşısında temkinli ve soğukkanlı davranması da ikbâl belirtilerindendir. Böyle bir davranış, onun hata ve kusur işlemekten korunduğunu ve olayların hakikatini anlamaya yönlendirildiğini gösterir.
6. İkbâl belirtilerinden bir diğeri de üstün bir doğruluk anlayışına, duyarlı ve ince bir ruha, meydana gelmeden önce olaylar hakkında tahmin yürütme gücüne sahip olmaktır. Böyle bir durum, o kimsenin ilâhî bir güç tarafından başarıya doğru yönlendirildiğini gösterir. Bu ilâhî güç, giderek onun başkan ve yönetici olmasını sağlayacaktır. Çünkü başkan ve yöneticilerin ilme ve fazilete çok ihtiyaçları vardır. Fakat yöneticilerin durumu yönetene bağlı olduğu için onlarda bu nitelikler bulunmayabilir.