“İkisi de, uçup giden bir an içinde, bu ellerim hiçbirinin, birbirine dokunmadan önce düşledikleri eller değil, iki yaşlı, kemikli el olduğunun bilincine varacak denli ayıktılar. Ama bir an sonra düşledikleri eller olmuşlardı.”
“Yüz yıl önce, ikimiz de çok genç olduğumuz için şu zavallı adamla bana yaşamı haram ettiler; şimdi de çok yaşlı olduğumuz için aynı şeyi yapmak istiyorlar.”
"İlk kez birbirlerine bunca yakın, karşı karşıya gelmişlerdi; yarım yüzyıl sonra birbirlerini dinginlik içinde görebilmek için yeterince zaman vardı önlerinde; ikisi de birbirlerini oldukları gibi görmüşlerdi: artık onlara değil, torunları olabilecek, gözden silinmiş iki gence ait olan kısa sürmüş bir geçmişin anısından başka hiçbir ortak şeyleri olmayan, ölümün pusuda beklediği iki yaşlı insan."