Berî bêm girtin, keçika hevala me ya rêxistinî Yildizê çû bi yekî bursayî re zewicî. Me gazinc jê kirin, ew jî di bin peyva me de nema û got;"We hemûyan ji min re digot, xwişka Yildiz, rojekê yek ji we nêzîkî min nebû û we guh neda lêdana dilê min, spehîbûna min bala we kesî nekişand, veca hûn çi dixwazin?"
Sayfa 67·Kitabı okudu
Yuvarlak yüzü öfkeli birayı andıran Hemme bana dik dik baktı. "Dairemi sen mi ateșe verdin seni gidi süprük piç kurusu?" Sorunun hışmı beni büsbütün gafil avladı. Aşırı derecede zor sorulara, șașırtmacalı sorulara veya her türlü cevabı yanlış çıkartabilecek iki uçlu sorulara hazırdım. Fakat bu beklenmedik suçlama beni hazırlıksız yakalamıștı. Ayrıca süprük lafından özellikle nefret ediyordum. İçimdeki duygular kabardı ve aniden ağzımda o erik tadını aldım. Beynimin bir parçası verilebilecek en uygun cevabı ararken farkında bile olmadan konuşmaya başladım. "Daireni ben yakmadüm," dedim dürüstçe. "Ama keşke yaksaydım. Ve keşke sen de o sırada yatağında mışıl mışıl uyuyor olsaydın." Hemme'nin yüz ifadesindeki Öfke yerini hayrete bıraktı, "Re'lar Kvothe!" diye çıkıştı Şansölye. "Edepli bir dille konuşmazsan seni bizzat Uygunsuz Davranış'la suçlarım!" Erik tadı geldiği kadar çabuk gitti ve beni hafif bir baş dönmesiyle bıraktı. Korku kadar utançtan da terliyordum. "Özür dilerim Şansölye," dedim çabucak, bakışlarımı ayaklarıma dikerek, "Öfkeyle konuştum. Halkım süprük sözünü büyük bir hakaret kabul eder. Bu söz binlerce Ruh'un sistematik bir sekilde katledilmesini alaya almakta kullanılır."
Sayfa 107·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Damarlar ve yolları
Evride(toplardamar) ve şerayin(atardamar) namında iki kısım damarlar var ki biri safi kanı getirir, dağıtır, safi kanın mecralarıdır. Diğer kısmı enkazı toplayan bulanık kanın mecrasıdır ki şu ikinci ise kanı "Re" denilen nefesin geldiği yere(Akciğerlere) getirirler.
Din İslam
Li gor mîta Pepûk, keçikek dora heft salî, birayekî wê tenê heye û diya wan miriye, kecik bi nezanî birê xwe dikuje. Ev cinayet dibe felaketa wê, li ser birê xwe digiri, meytê wî diso û wî dixe bînê erdê. Ji Xweda re dibêje, "Xwedê min bike çûkek da ku ez karibim heta hetayê ji bo birayê xwe bigirîm." Dibêjin ji wê rojê pê ve dibe çûk û her hema dibêje: Pepû Kekû Kam kerd Min kerd Kam kişt Min kişt Kam şut Min şut Wisan çûka pepûk hatiye afirandin. Loma kengî felaketek bi serê jinekê de were, dibêjin, "pepûkë” an "pepû" û xwe dixin konteksta keça ji kerban metamorfoz derbas kiriye. Ji ber ku pepûk her tim jinek e, ev peyv bi qertafa nêr, yanî wek "pepûko" pir kêm tê bikaranîn. Heta gotineke pêşiyan heye dibêje: “bûme bûk, bûme pepûk."
Sayfa 47
Kurdî
“It's only after we've lost everything that we're free to do anything.” “Ancak her şeyimizi kaybettikten sonra her şeyi yapacak kadar özgür oluruz.”
Alıntı