feraşin

feraşin
@readeniz
Günde gayri nizami dört kez kendimle çelişirim sonra bi siyanürlü keşke kahvesi içip bütün komşularımı delirtirim
90 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
8/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2018 10. kitabı
Uzaylı antropologlar 2000'ler türkiye'sine bakarken çıldıracaklar. Koca koca adamlar oturmuş başka koca adamların hangi önemli günde ne yapacağını tartışmak için siteler falan kurmuşlar. Ufak bir insan grubu var ve herkes onları izliyor sürekli. Sadece sırf izlemekle de kalmıyorlar. Tartışıyorlar. Tartışabilmek için kocaman bir ağ kurmuşlar. Kısıtlı zaman geçireceği dünyayı deneyimlemekle falan uğraşmıyor. Birkaç tane adam belirlemiş. onlarla ilgili düşünüp tartışıp duruyor. Doğanın kalanında kendine bu kadar toplu şekilde zarar veren canlı yok. Bir tek biziz. Tekiz bu konuda. Ufacık zamanımız var ve bunlarla uğraşıyoruz. Ama illa bununla uğraşacaksak Johan Cruyff gibi hem zihinsel açıdan hem de idari yönetim açısından örnek kişilerle uğraşmalıyız. Cruyyf, Messi, Guardiola, Klopp gibi adamlar futbolla uğraşmıyorlar. Matematikle uğraşıyorlar.
Spor
Benim OyunumJohan Cruyff · Domingo Yayınevi · 2017325 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mahmut hoca
Puan vermedi
Hababam sınıfı bir grup haylazın maceraları değil eğitim sistemimizin trajedisidir. Mahmut hoca'nın eğitim anlayışı 19. yüzyıl ingiliz geleneğinin devamıdır. Tek ayak üstünde bekletmeler, topu patlatmalar, sigarayı yasaklamalar, gezmek yasak demeler... müfredat çağdışı. Bütüncül bir yapı yerine ufacık parçalara bölünmüş ezberci bir anlayış. Hepsinin değnekçisi mahmut hoca. Mahmut hoca'nın gizlenmesini sağlayan şey ne? beceriksiz muallimliği. O kadar saat Mahmut hoca gördük, hangimiz ne öğrendik? adam tek cümle öğretmedi. Tam türk öğretmeni. Bir kasapla on dakika konuşsanız aklınızı açacak bir/iki cümle eder, koskoca Mahmut hoca saatlerce ekrandaydı, bir tane özgün laf çıkmadı. ezber laflar. ezber kurallar. Mahmut hoca'nın en büyük maskesi de kendisinin olmadığına inandırmaktı. Her zaman bir gerilim uydurdu bir yerlerden. Yok bu yıl okul bitmezse polis alacakmış da yok mütevelli heyeti parayı kesecekmiş de yok belediye okul arsasını satın alıp toki yapacakmış da... sürekli anlamsız bir gerilim verdi ve her türlü deneysel değişkeni o gerilimin arkasına gizledi. Helal olsun.
Eğitim
Hababam SınıfıRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20163,530 okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2018 21:11
hayatımda okuduğum en etkileyici kitabın sonlarına yaklaştığımda, bir ağacın altında yalınayak toprağa basıyor ve aylaklığımı kutluyordum. kitabın gidişatı nedeniyle oldukça durgun bir kutlama oluyordu. her on sayfada bir; artık böyle aşkların, yoğunluğun, hassasiyetin, çok net bir dilin ve tutkunun olmadığını düşünüp çevreye bakıyor, sonra kitaba dönüyordum. jack london, her duyguya ve her düşünceye ayrı kelime bulup bunu ustalıkla kitabına yerleştirirken, ben yıllardır ruh halim ne olursa olsun sadece tek bir ifadeyle cevap veriyordum: iyidir ya ne kendim inanıyorum, ne karşımdakini inandırabiliyorum. ki karşımdakine sorsam, alacağım yanıt da bundan farklı olmazdı. iletişim opsiyonlarının her tarafımıza yapıştığı, iletişim operatörlerinin tüm basın-yayınla bizi yalnız bırakmadığı bir zamana geldik ve kendimizi ifade edemiyoruz. içimizdeki sıkıntıyı anlatacak kelimeleri bilmiyor ve birkaç deste kelimeyle akşamı ediyoruz. oldukça dramatik olan bu novella yüreğime otururken, ne yapmalı diye düşündüm. bir çözüm bulmalı. martin eden olmalı dedim ardından. martin. eden.
İlişkiler
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Puan vermedi
Pucca Aysun abla gibi. İlişkiler ne yazık ki hastalığa dönüşmüş durumda. Kadın havadan sudan beş yüz tane gerilim çıkarır mesela ilişkinin ilk üç ayında. Beş yüz birinci gerilim gerçekse bile erkek tepki vermekte zorlanır. Diğerleri hep sahteydi çünkü. Aysun ablası demişti git bir dene bakayım diye. Aysun ablanın aklı kendine zor yetmektedir. Gün içindeki uğraşları dört saat instagram, yarım saat kivi soymak, üç saat trendyoldan araya kaçan don seçmektir. Erkeklerle ilgili tek başarısı da birkaç erkek tarafından kandırılmış olmaktır zamanında ve kendini ilişki gurusu olarak görür. Erkek değil mi diye cümlelere başlar. Aslında hiçbir fikri yoktur. Hiçbir fikri olmadığını kendisi de derinde bilir. Ama çok dizi izlemiştir. Oradakileri gerçek sanıyordur. Erkekleri iyi bilir çünkü beş yüz saat yaprak dökümü veya başka bir zırva izlemiştir. Bin saat berikini izlemiştir. Kadın dergisi okumuştur. İnstagramdan tavsiye almıştır. Ve emindir bu işlerin böyle yürüdüğünden. Bir süre sonra erkek duyarsızlaşır. O kadar anlamsız şeyler yüzünden o kadar savaşmıştır ki ilişkide, artık neyin değerli neyin değersiz olduğunu unutmuştur. Vietnam'dan gelmiş gibidir. Değer yargısı kalmamıştır. Aynen devam kadınlar. Planlarınız ve stratejilerinizle kurtaracaksınız dünyayı.
İlişkiler
Ve Geri Kalan Her ŞeyPucca · Okuyan Us Yayınları · 20114,100 okunma
7/10
·205 syf.··
2019 76. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2019 17:54
(Bu YAZI, kulaklığımla beni rahat bırakın diye ağlayan bir ergen tarafından gizlice defterine yazılmış. Tesadüfen buldum. Tam dalga geçmelik.) Bazen kimi insanlar görüyorum. Canımı sıkıyorlar ama elimden bir şey gelmiyor. Yaşattıkları tek şey sıkıntı. Damgasını vuran insanlar bile göçüp giderken, ben isimsiz ve vasıfsız bir çark gibi her gün aynı şeyleri yapmaya devam ediyorum. Günün birinde gidince, bir çocuğun odasına poster olamayacağım geliyor aklıma. Kimseye ilham veremeyip, tüm günlerimi anlamsız işler peşinde tükettiğimi fark ediyorum bininci kere. Erken ölen güzel insanların yasını tutuyorum, öğleden sonra içtiğim kahvenin dumanında. Aklıma lennon, freddie mercury, janis joplin, hendrix, kurt cobain ve daha nicesi geliyor. Kendisine sunulanı kabul etmeyip, kendisini tüm dünyaya sunan büyük insanların bana miras bıraktığı şarkılarda arıyorum teselliyi. Mengeneyle sıkıştırıyorlar kafamı, elimden hiçbir şey gelmiyor. Ölüp gidenlerin yasını bile kısık sesli müzik ile yarım yamalak tutuyorum. Oysa "beat it" yankılanmaydı her tarafta. Gözlerimi kapatıp, popun kerameti kendinden menkul basitliğinde kaybolmalıydım bugün. Oysa ben sartre okudum. Sıkıntıma birde bulantı kattım.
Edebiyat
BulantıJean-Paul Sartre · Sentez Yayıncılık · 200828bin okunma