O öğlden sonra Beşinci Cadde’den aşağı yürürken anlayamadığım şey, öylesine karanlık görünen dünyanın birkaç dakikada nasıl bu kadar güzel olabildiğiydi. Kaldırımlar pırıl pırıl parlıyordu sanki; trenle eve dönerken Bronx’taki reklam panolarında korse reklamı yapan salak kızlara gülümsüyordum neşeyle.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Hepimizin aklı selimle bildiği gibi yaratıcılık kurallara, tüzüklere, geleneklere, bürokrasiye, alışkanlıklara karşı yapılan bir şeydir. Yaratıcı kişinin işi ister edebi, ister sanatsal olsun; emek veren kişi ister bir reklam şirketinde, isterse bir fabrikanın üretim hattında çalışıyor olsun, bu durum yaratıcılığın en belirgin özelliğini değiştirmez. Bu bağlamda “yaratıcı emek” kendi kendiyle çelişen bir kavramdır da. Daha az emek vermek için yaratıcı oluruz. Ve yaratıcılığımızın güzel büyüsüne kapıldığımız için de daha çok emek vermeye başlarız.
Sayfa 81 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Jeneriğimiz olarak hatırlansın kimi aşklarımız, hani o, rüzgarlı balkonlarda, istenmeyen bir ıslaklıkla örtülmüş gözlerimizin önünde, kadere karşı koyamadan, hiçbir şeye isyan edemeden, bazı eşyaları haklı çıkartan, bazı televizyon programlarını küçük düşürten, arasına asla reklam alamayan boktan aşklarımız!
Sayfa 7 - Parantez Yayınları
Alıntı
İngiliz tipi Şehrazat
Pericles yazıldığı sıralarda çok tutulmuştur, ama XIX. ve XX. yüzyıllarda neredeyse hiç sahneye konmamışur. Anlatılamayacak kadar karışık olan konunun belki tek ilginç yanı, gencecik Marina 'nın korsanlar tarafından kaçırılarak bir geneleve satılmasıdır. Eskiden eleştirmenlerin kutsal bildikleri Shakespeare'e hiç yakıştıramadıkları bu genelev faslında , Ortaçağ'ın masal havasından çıkıp, Elizabeth Çağı Ingiltere'sinin çiğ gerçekleri içine düşeriz ansızın. Genelevi işleten kadın, Marina'nın kız oğlan kızlığını değerlendirmek amacıyla, bir çeşit reklam kampanyası düzenler. Sokaklarda bir tellal, bu el değmemiş genç kızın herkese satılmadan önce, en çok para verene teslim edileceğini bağıra çağıra ilan eder. Gelgelelim Marina eşsiz erdemi sayesinde hem kız oğlan kız kalmanın, hem de geneleve gelen müşterileri ahlaksal açıdan yola getirmenin çaresini bulur. Oyunun sonunda, hiçbir suçu olmadan başına türlü felaketler gelen Pericles, kızı Marina'ya da , öldüğünü sandığı karısı Thaisa'ya da kavuşur.
Militarizmin etkisi kitle psikolojisi açısından önemli ölçüde cinsel içgüdünün libidal işleyişine dayanır: Üniformanın seksüel etkisi, geçitlerdeki marş adımının ritmik mükemmel etkisiyle erotik kışkırtıcılığı ve askeri gösterinin teşhirci karakterinden dolayı hizmetçi ya da ortalama bir memur kadın için şimdiye dek pratikte eğitimli politikacılarımıza olduğundan çok daha açık olmuştur. Buna karşılık siyasi gericilik bilinçli olarak bu seksüel ilgileri kullanır. Yalnız erkekler için tavus gibi süslenmiş üniformalarla değil, aynı zamanda alımlı kadınlar aracılığıyla reklam yapmayı sağlar. Son olarak savaş meraklısı güçlerin reklam afişlerini anımsatalım, aşağı yukarı şu içerikli: "Yabana ülkeler tanımak istiyorsan, o zaman kralın deniz kuvvetlerine katıl"; ve yabana ülkeler egzotik kadınlar tarafından temsil edilir. Ve niçin etki yapar bu afişler? Çünkü gençlerimiz seksüel kısıtlamayla seksüel olarak aç kaldıkları için.
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Mahmut Derviş artık yorulmaya başlamıştı. Yaşananlar karşısında kendisini çaresiz hissettiği oluyordu bazen. Hayır çaresizlik de değil, ancak derin bir keder duyuyordu. Yaşadığı Ramallah şehri, 24 Haziran 2002'de işgal edilmişti. Çatışmalar zaten uzun süredir devam ediyordu. Mart ayının sonlarında, sekiz kişiden oluşan bir grup, ki içlerinde Jose Saramago ve Wole Soyinka gibi Nobel ödüllü yazarlar ve Oliver Stone gibi ünlü yönetmenler de vardı, yaşananları yakından görmek için, Mahmud Derviş'in çağrısıyla Ramallah'ı ziyaret ettiler. Bir akşamüzeri onları alarak Kudüs'ü yukarıdan gören bir tepeye çıkardı. Serin bir sonbahar akşamüzeriydi. Bir süre sessizce şehri izlediler. Ve Mahmud Derviş onları bu tepeye getirmesinin sebebini şöyle açıkladı: "Amacım reklam yapmak değil, sadece gerçeklerle sizi baş başa bırakmak" Jose Saramago, Filistin'den ayrıldıktan sonra Ramallah'ı Aus- chwitz Ölüm Kampı'na benzetecek ve "Henüz gaz odaları yok. Ancak, bu hiçbir zaman gaz odaları olmayacağı anlamına gelmiyor. İnsanlar gaz odaları olmaksızın da öldürebilir" diyecekti. Ünlü yazarın bu ifadeleri İsrail'i çok kızdırmıştı ancak Saramago için gördüklerinin ve arkadaşı Mahmud'un etkisi çok daha büyüktü elbette.