yılbaşına üç gün kala reyhanlı'da oyunumuz meğer ülkücü gençler yararına çok sinirlenir ayfer oynamamları tutar küçücük çocuklar tabancalılar çok fena olurmuş oynamazsak eğer sıçmak gerek bu kâşif'in ağzına keşke dövseydim anamur'da osman alyanak oynamaktan yana yövmiyeden yana oynadık çok hızlı bir matine türkün şanlı bayrağını kafkasya'ya türkistan'a dikmeyi ulum ulum özleyen çatık kaşlı tabancalı çok aptal çocuklara birinci perdenin çok başlarında ikinci perdeden bir replik sallarım ayfer feray'a ayfer kaçın kurrası gözleri ışıldar ikinci perdenin finalini söyler cevaben hiçbir şey anlamaz çocuklar bunu anlayacak denli zeki olsalar niçin komando olsunlar yıldırım hızıyla toplanır dekor ışık hızıyla çıkarız reyhanlı'dan osman alyanak mutlu yövmiye yarım değil oyun yamalak da olsa zakkumların arasından geri geldik antakya
:D
Canavar gibi gidiyoruz, ekibe sahne dayanmıyor... Başka setlerden de sahne getirin çekelim hızındayız... Ta ki Ufuk gelene kadar. Replik şu: "Ne kada da bağrıyola, ne kada da kadın varmış!" Ara da yaptığı tonlama hepimizi dalak yetersizliğine uğratıyor. Sahne gülmekten bir türlü çekilemiyor. Yedi sekiz tekrar olunca, biz o gülmeyi tamamen oturtunca Tokat'a Rağmen Ömer Uğur'dan fırça geldi... "Lan oğlum! Akşam siz evde yatarken ben revizyona gidecem. Gülmeyin lan!" Tabii hocam... Biz gülmüyoruz ki dalak ibne!
Sayfa 72
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hepimiz Canavarız
"Hepimiz canavarız," dediğini duyuyor oğlunun. "Bu kötü bir şey." Bunun üstüne Will, beklediği replik gelmişçesine gülümsüyor. Helen'a bir kez daha taş atma fırsatı eline geçmiş oluyor. "Neysen o olmak, hiçbir şey olmamaktan iyidir. Bir yalanın altında gömülü yaşamaktansa ölmek daha iyidir."
Sayfa 183·Kitabı okudu
Peygamber Efendimiz (a.s.m.) istisnasız ve kesintisiz her gün ikindi ile akşam arası hanımlarıyla bir araya gelir, sohbetler eder, şimdiki deyimle aile toplantıları yapardı. Peygamberimizin yapmış olduğu bu aile içi görüşme, konuşma, müzakere ve toplantılar, annelerimizin yetişmesine öyle bir tesir yaptı ki; Peygamber Efendimizin hanımları, sahabelerin en bilginleri arasında yer aldı.
Wimbledon'un ilk zenci șampiyonu Arthur Ashe, kan naklinden kaptığı AIDS'den dolayı ölüm döșeğindeydi. Dünyanın her köșesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı. Bunlardan biri şöyle soruyordu: "Tanrı böylesine kötü bir hastalık için neden seni seçti?" Arthur Ashe söyle cevap verdi: "Tüm dünyada elli milyon çocuk tenis oynamaya başlar. Beş milyonu tenis oynamayı öğrenir. Beş yüz bini profesyonel tenisçi olur elli bini yarıșmalara girer, beș bini büyük turnuvalara erişir, ellisi Wimbledon' a kadar gelir, dördü yarı finale, ikisi finale kalır. Elimde șampiyonluk kupasını tutarken Tanrı'ya 'Neden ben?` diye hiç sormadım. Şimdi sancı çekerken, ona nasıl 'Niye ben' derim?
stanley kubrick- the shining
“All work and no play makes Jack a dull boy.”
hep çalışıp hiç oynamamanın Jack'i aptal bir oğlan yaptığını söyleyen atasözü.·Kitabı okudu
Replik/alıntı