İşte – ölüm taç giydirir...
Ölüm yaşama katkıda bulunur –
onun doruk noktasını oluştururak :
yoksa yaşam, kendi işleyişiyle
sürüp gitseydi, herşey yozlaşırdı.
Bazı şeyleri (belki, her bir şeyi)
yaşayıp bitirmek gerekir; yoksa,
yaşanıp durdukça, bayatlarlar. (Camus)
Zweig okumaya başladığınızda seriye bağlayıp diğer kitaplarına da devam etme isteği uyanıyor bünyede. Her kitabının malzemesi benzer, lezzeti farklı fakat keyfi aynı; bu da psikoloji yoğun bir yazımın etkisi sanırım.
Kitap; bir kadının; geçmişinde beklemediği bir anda, tanımadığı bir adam ile beklemediği bir olay çerçevesinde yaşadığı 24 saatlik sarsıcı olayları, bir yük gibi senelerce üzerinde taşımasının akabinde bunu bir zehir gibi kusmasını etkili bir üslupla anlatmaktadır. Hatta bazen öyle etkilidir ki; bir an için zihninizde, kumarhanede genç adamın ellerine bakarken kendinizi bulabilirsiniz. Aşkın, tutkunun kurtarıcı rolünün yanında yıkıcı etkilerini de gözden kaçırmamak lazım.
Kısa ama derin bir öyküdür, tavsiye ederim.
Düşüş; bir roman gibi gözükse de zaman zaman kapalı anlatımın olduğu düşünsel yoğunluğu yüksek bir bireysel eleştiri kitabı. Öyle ki hem toplum içerisinde bulunan, her gün dirsek temasında bulunduğumuz bireylerin eleştirisi hem de anlatıcının kendisine sert bir şekilde dalarak yaptığı özeleştiri mevcut kitapta.
Soru işareti koyduğum çokça paragraf ve algılamak için tekrar tekrar okuyup mücadele ettiğim bölümleri mevcuttu. Kesinlikle sakin kafa ile aceleye getirmeden usul usul okunması gerektiği kanaatindeyim,ben kitaba derinlemesine hakim olamadım.
Yine de birşeyler söylemek gerekirse, eleştiri temelini çok geniş bir yelpazeden şekillendirmiştir. Bir varlık olarak insanı her yönden aşağılamış, aile kavramına sistemli örgütleme benzetmesi yaparak bireyi eriten bir kurgu olarak görmüştür. Köleliğin kabuk değiştirerek modern köleliğe dönüştüğü şimdiki zamanda insanların ikiyüzlülükleri,yalanları,masumiyet algıları ve yargılanmaları üzerine sert çıkarımlarda bulunmuştur. En önemli yakaladığım yanı ise aslında tüm kitap boyunca yapmış olduğu yargılamanın yani kişinin kendi kendisini batağa iterek batmasını isteyebilmesidir. Genel olarak ise, hem kendisine hem toplum içerisindeki bireye belden aşağı vurmuştur.
Özetle; kısa ve ince olan kitabın hacmi düşük olsa da düşüncelerin kütlesi sebebiyle özgül ağırlığı oldukça yüksektir. Meydan okuyarak okunmalıdır.