«Şöyle ki Midgard'la ilgili sorunum, tam da Midgard'dan çıkmakla ilgili yaşadığım sorundu. Ben bir biliminsanı değildim. Mühendis değildim. Sanat, eğlence ya da retorik konusunda yeteneğim yoktu. Daha genç yaşlarda alt düzey bir akademisyen olabilecek bir insandım - insanım. Bilinmeyen arşivlerde bulduğum bilinmeyen kitapları okur, kimsenin okumayacağı anlaşılmaz makaleler yazardım.»
Sayfa 30
Edebiyat
Bir başkasını önceden sıkı sıkıya bağlı olduğu bir yanlışla çatışma içinde olan bir doğruya ikna edebilmek için, izlenilmesi gereken ilk kural, hayli kolay ve tabiidir, yani; Bırakın önermeler önce gelsin, sonuç onu takip eder. Yine de bu kurala pek ender olarak uyulur ve insanlar onun tam aksi yönünde gitmeyi tercih ederler çünkü ateşlilik, acelecilik ve dogmatik inanç bizi, sonucu, onun tam zıddındaki hataya bağlanmış olan insanın yüzüne yüksek sesle ve gürültülü bir biçimde haykırmaya sevk eder. Bu da karşımızdaki kişinin kolaylıkla mahcup olmasına ve sıkılganlaşmasına yol açar ve sonra da onu hangi sonuca götüreceklerini zaten bildiği halde mümkün olan bütün savları ve önermeleri kullanarak bizim ileri sürdüğümüz görüşe şiddetle karşı çıkar. İşte bu yüzden sonucu bütünüyle kendimize saklamalı ve yalnızca önermeleri, açık seçik, eksiksiz ve her bakış açısına göre ortaya koymalıyız.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Yaklaşık olarak şu anlama gelen Latince bir cümle var: 'Bokun içindeki altın parayı dişlerle toplamak' Bu retorik söylem cimrileri betimlemek için kullanılıyordu. Ben de onlar gibiyim: Altını ararken beni hiçbir şey durduramaz.
Sayfa 9 - Everest Yayınları, Eylül 2016·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Cathy de iyiliğe inanmıyordu. Kötülüğünün sebebi belki de budur.
Acıma duygusunu duyabilmek için dünyada iyi insanların da bulunduğuna inanmamız gerekir, Çünkü hiç kimsenin iyi olmadığını düşünürsek, herkesin başına gelecek kötülüklere layık olduğuna inanırız.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Herkesin aklına illa bir isim gelir..
Zira retorik bağlama oturtulup sık tekrarlanan her türlü zırva ve saçmalık insanlar tarafından gerçek zannedilir.
ilk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış demek ki yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar geri kalanı ise bırakın ne isterlerse onu konuşsunlar, çünkü desipere est juris gentium. *budalalık insan hakkıdır.
Sayfa 75 - sel yayıncılık
Alıntı