Troya efsanesinin kaynağı İda (Kaz) dağındadır. İda, tanrıların oturduğu Olympos dağı kadar zengin ve şiir dolu efsanelerin beşiğidir. Ama Tanrıça Rhea, ço­cuklarını doğar doğmaz yiyen kocası Kronos'tan ka­çırdığı Zeus'u, bir efsaneye göre , buraya bırakmış­tır. Zeus, İda tepelerinde dağ perileri, Nympha'lar tarafından büyütülmüş, sonra babası Kronos'u tah­tından atıp, tanrılar ve insanlar üstünde egemenliği eline alınca da İda'ya sık sık uğramaktan vazgeçme­miş . Tanrılar İda'da dernek kurar, hele Troya sava­şında olup bitenleri hep İda dağının tepesinden göz­lerler. Homeros İda'yı şöyle anlatır: (Zeus) koştu arabaya iki atını, uçup giden, tunç ayaklı, altın yeleli. Altınlar kuşandı kendisi de, aldı işlenmiş bindi arabaya, toprakla yıldızlı altın kamçısını, şaklattı sürdü, gök arasında uçtu atlar seve seve. Vardılar hayvanların anası, kaynağı bol İda ya, Gargaron 'daydı Zeus 'un tapınağı, kokulu sunağı. İnsanların, tanrıların babası durdurdu atları. Çözüp sardı koyu bir dumanla, göz kamaştıran çalımıyla oturdu doruğuna, Troyayı, Akhaların gemilerini süzdü.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Antik Yunanistan'ın en kutsal yeri olan Olympos'ta en eski kültler, ana tanrıçalar olan Gaia, Rhea, Hera ve Demeter idi. Ama Klasik Çağ'a, MÖ 4-5. yüzyıllara geldiğimizde çoktan yerlerinden olmuşlardı; artık Zeus'un şerefine en zengin adaklar sunuluyor, en büyük tapınaklar inşa ediliyor ve en ünlü oyunlar düzenleniyordu.
Yordam Kitap | Antik Çağların Sonu·Kitabı okuyor
Araştırma-İnceleme
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Rhea Silvia'nın harp Tanrısı Marstan Romulus ve Remus isimli ikiz iki oğlu olunca Amulius bunları bir sepet içine koyarak Tiber nehrine bırakmıştır. Fakat kıyıya sürüklenen çocuklar evvela dişi bir kurt ( Lev. IV 13) tarafından emzirilmiş, sonra da bir çoban tarafından büyütülmüşlerdir.
Sayfa 12 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Alıntı
Maccoby, son bir aşamada ise Paulus'un "kefaret ölümü" iddiasına gelir.Mesih'in ölümü insanlara ebedîlik kazandıran bir rol taşıdığı için, Tanrı'dan sonraki en yüce güç olarak Mesih'in dirilerek ölümü yenmesi gerekli olmuştur.Maccoby'e göre diriliş, Yahudilerin de inandıkları bir kavramdır; özellikle de Ferisiler için yabancı değildir. Fakat dirilmek, ilahlar için değil insanlar için geçerlidir. Şiddetli ölümün ardından "dirilen ilâh" anlayışı ise Paulus'ta baskın nosyondur ve bu anlayış gizem dinleri kökenlidir.Titanlarca parçalanan Dionysios, Rhea tarafından yeniden yaşama kavuşturulur. Boğanın öldürdüğü Adonis, üçüncü gün ölümden dirilir.Mot tarafından öldürülen Baal, yaşama geri döner.Yaralar içinde ölen Attis yeniden yaşam bulur.Set tarafından uzuvları kesilerek öldürülen Osiris yeniden canlanır.Maccoby, Yahudi inancında "ilahın ölümü" gibi bir anlayışın bulunmadığını belirtmektedir. Nitekim Maccoby'e göre, Paulus'ta ki tüm bu öğeler Helenistik inançlardan alıntıdır. Ancak Paulus, tüm bunlara Yahudi bir görünüm verebilmek amacıyla Yahudi kaynaklarından aldığı bir terminolojiyi kullanmıştır.
³¹⁰ Maccoby, Paul and Hellenism, 70-71·Kitabı okudu
Din
“Bunu yapmayı bırak. Hoşuma gitmiyor,” "Ne yapıyorum" “Çevrendeki insanlara çok fazla güç veriyorsun. Bir şey istiyorsan iste. İşler böyle yürür.”
Alıntı
"Ama Friglerin bir kabilesi olan Berecyntesler, genel olarak Frigler ve İda Dağı civarında yaşayan Truvalılar da Rhea'ya taparlar ve onun onuruna ona tapınılan yerlerde, Idæa ve Dindymene'de,Sipilen, Pessinuntis ve Kybele'de ayinler düzenlerle, ona tanrıların anası, Agdistis ve Frigya'ya Büyük Tanrıca derler.."