Nacizane Tavsiye Ettiğim Kitaplar...
rahmetli mustafa necati sepetçioğlu'nun şu kitapları: dünki türkiye serisi'nin 12 kitabı 1- kilit 2- anahtar 3- kapı 4- konak 5- çatı 6- üçler yediler kırklar 7- bu atlı geçide gider 8- geçitteki ülke 9- darağacı 10- ebemkuşağı 11- sabır 12- gece vaktinde gündönümü sabır ağacı serisi: 1- sahibini arayan toprak 2- zaman toprak ve sahibi 3- zaman yürüyüşü 4- zaman bir dar kapıda 5- zaman sarkacı 6- zaman yok 7- zaman dönümü 8- zaman uyanışı yesili hoca ahmed serisi: 1- sesler ve ışıklar 2- hurmalığın ak doğanı 3- aydınlığın mührü
1000Kitap
Rojin Öğretmen
Bilirsin, her insan kendine özgü bir cihandır. Her insan, hayatı, yaşadıkları, deneyimleri, duygu ve düşünceleri ile yeni bir dünyadır. Yeni bir insanı tanımak, yeni bir dünyayı keşfetmektir. Zorluklarla geçen hayat mücadelesinde yaşamını bir çiçek bahçesine çevirmeyi başarmış, hayallerine ulaşmaya ramak kalmıştı. Gözümün önündeki yüzüyle o güzel tebessümü ile duruyordu Kardeşim Rojin. Biz onu anlatmaktan ve mücadelesini sürdürmekten asla geri durmayacağız. Çünkü hoşluk ve güzellik Kabaiş Ailesinin hayatlarının temel felsefeydi. Hoşluk ve güzellik, hoş ve güzel bir dille anlatılmalı. Çok sorduğunuz için, içime sinen bir bölümden ufak bir spoiler verelim:) Kitabımız çok yakında tüm platformlarda yerini alacaktır.
İnsan ve Hayat
Rojin Öğretmen
Bilirsin, her insan kendine özgü bir cihandır. Her insan, hayatı, yaşadıkları, deneyimleri, duygu ve düşünceleri ile yeni bir dünyadır. Yeni bir insanı tanımak, yeni bir dünyayı keşfetmektir. Zorluklarla geçen hayat mücadelesinde yaşamını bir çiçek bahçesine çevirmeyi başarmış, hayallerine ulaşmaya ramak kalmıştı. Gözümün önündeki yüzüyle o güzel tebessümü ile duruyordu Kardeşim Rojin. Biz onu anlatmaktan ve mücadelesini sürdürmekten asla geri durmayacağız. Çünkü hoşluk ve güzellik Kabaiş Ailesinin hayatlarının temel felsefeydi. Hoşluk ve güzellik, hoş ve güzel bir dille anlatılmalı. Çok sorduğunuz için, içime sinen bölümden ufak bir spoiler verelim :) Kitabımız çok yakında tüm platformlarda yerini alacaktır.
İnsan ve Hayat
!!SUSMA!!
Surların gölgesinde İkbal’in feryadı var Ayşenur’un yarım kalmış masum yarını var Biz hayatın her rengiydik birer birer soldurulduk Karanlığın ortasında beyaz olduk savrulduk Bu hayat dersi hiç kitapta yazmıyor Hukuk dedikleri şey niye zengini takmıyor Suçu bizde arama biz sadece kurbanız Orda burda değiliz mağdurun yanındayız Göl kıyısında Rojin meçhule giden bir iz Babası hâlâ arar adalet bekleriz biz İsimler değişse de dinmiyor bu acı sel Bir gün elbet kırılacak o kirli kanlı el! Anayasa kitapta kaldı adalet ise rafta toz Zengini kucaklarken bize kaldı en sert doz! Sizinkisi bir riya bizimkisi can derdi Söyle o yüce devletin eli kime ne verdi? Kırık bir oyuncak kalmış çocukların avucunda Adalet can çekişiyor bir çıkmazın ucunda Faili meçhul değil bu faili hep tanıdık Biz bu köhne düzene bu zulme çok acıdık Sokaklar tekinsiz artık her taraf kurulu pusu Üstümüze sindi bak mazlumun kan kokusu Hangi hüküm geri verir kapanan gözleri Yeni yasa çıkartın idam edin hepimizi
Bu coğrafyada adalet, sadece üzerine mermer kazınmış soğuk bir saray isminden ibaret kaldı. Bir sabah evinden çıkan, kütüphaneye giden ya da sadece bir parça huzur arayan bizim gibi gençlerin ve çocukların birkaç gün sonra ya bir dere yatağında ya da bir göl kıyısında cansız bedenlerini topluyoruz. Ve her seferinde aynı mide bulandırıcı senaryo vizyona giriyor: "İntihar etmiş olabilir." ​Bakın, bu bir beceriksizlik değil. Bu, sistematik bir görmezden gelme halidir. Bir üniversite öğrencisi bir şehrin göbeğinde, kameraların menzilinde buhar olup uçuyor, aylar geçiyor, bulamadık deniliyor. Bir diğeri, Van'ın en kalabalık yerinde kayboluyor, otopsi raporları suda boğulma diyor ama o bedendeki darp izlerini, o şaibeli Dna örneklerini kimse izah edemiyor. Devlet dediğin mekanizma, vergi toplarken ya da bir tweet atanın kapısına dayanırken gösterdiği o muazzam hızı, nedense bu dosyaların kapaklarını açarken kaybediyor. ​Sorun ne biliyor musunuz? Sorun, bu ülkede bazı isimlerin dokunulmaz, bazı hayatların ise istatistik görülmesi. Eğer şüphelinin arkası sağlamsa, babası nüfuzluysa ya da olay siyasi bir rüzgarın tersine esiyorsa, deliller o an kararıyor, kameralar o an bozuluyor, dosyalar o an rafa kalkıyor. Biz ise ekran başında "Acaba bugün hangisinin ölüm haberini alacağız?" diye bekleyen bir topluma dönüştürüldük. ​Gülistan nerede? Rojin'e ne oldu? Rabia Naz'a o arabayı kim çarptı? Bu soruların cevabını veremeyen bir hukuk sistemi, sadece güçlüleri koruyan bir kalkandır. Adli tıp raporlarının arasına sıkıştırılmış yuvarlak cümleler, acılı ailelerin feryadını bastırmaya yetmiyor. Bir ülkede adalet, sadece ölenin arkasından atılan sloganlara hapsedilmişse, orada kimse güvende değildir. ​Gerçek şu ki; biz katilleri bulamıyor değiliz , bazı katillerin bulunmasını istemeyen
1000Kitap
Üniversite okumak icin Baska bir sehre gelmis genc bir kadindi gülistan ve Rojin. Bu insanlarin ve diger genc kadinlarin egitim hakklarini gasp ettiklerini icin de yargilanmalilar.
Alıntı