"Sormadım, çünkü istenmemekten korktum. Birinin daha beni istememesini kaldıramazdım. Bundan kaçtım. Bunu şimdi böyle bir çırpıda söyleyebiliyorum ama kendime itiraf etmem yıllarımı aldı."
Sayfa 41 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
"Nedenini bilmeden yaptığım o kadar çok şey var ki..."
Sayfa 20 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Reklam
"Anlaşamıyorduk. Neden ayrıldınız? Anlaşamadık. Neden boşandınız? Anlaşamadık. Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden."
Sayfa 15 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
17 AĞUSTOS VE TİLKİ GÜNLÜĞÜ...
(...) İlginç taraflarından biri de başlangıç tarihi olan roman… Bu tarih, 17 Ağustos’tur. Roman, bir günlük şeklindedir; günlük rüyâların ve bazı dış olayların aktarımından sonra, bunlarla ilgili tâbir tablolarına, hatıralara, Üstad Necib Fazıl‘ın Salih Mirzabeyoğlu‘na birebir anlattıklarına ve diğer akla gelenlere geçilir. Böylece bir günün tarihinin sonuna gelinir ve diğer bir günün başlığı altında o güne âit konulara girilir.
TİLKİ GÜNLÜĞÜ -Ufuk ile Hafiye-III-, 24 Kasım 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
"Karanlıktan asla şikâyet etmeyiz biz," (...) "Karanlık işler karanlık ortamlarda görüşülür! Şafağın sökmesine henüz çok vakit var."
Sayfa 36 - İthaki Yayınları, 24. Baskı, Temmuz 2023, Kemal Baran ÖZBEK çevirisi·Kitabı okuyor
Fantastik Roman
RÜYÂ TÂBİRİ ve İŞTİKÂK İLMİ... (Bir Örnek)
(...) Rüya tâbirnamesinde iştikak ilminin uygulanışına dair bir örnek verebiliriz. Önce rüyâ: "Mehmet Sami Adalı… Benim bir şiirimi, bir tiyatro eserimin içine serpiştirmiş, oynuyor… Ve “Bir Adam Yaratmak öldü; yaşasın Gölgeler!” diye beni methediyor… Onun bu aşırı medhinde bir riyâ kokusu duyuyorum… Sonra ona, o oyunun nasıl oynanması gerektiğini anlatıyorum… Kaya Balaban bana, “aslında en büyük aktör sensin, bu bir gerçek!” diyor… Müthiş güzel bir hâli var… Ben de, “işte bu yüzden uykucu ve miskindim!” diye, babamın hâlimi anlamayışına imâda bulunuyorum!.." Ve iştikak yoluyla tâbirnamesi – ruhî tercihler tablosu: "İmtidah: Medhetme, övme… İmtidah: Aşma, taşma… Seylâb: Taşkın su, sel… Sevleb: Tilki… Ubâb: Taşkın sel suyu. Pek taşkın, coşkun… Ubâb: Her nesnenin muazzamı, her şeyin büyüğü. Cemaat, topluluk… Medd: Sel suyu. Uzatma, çekme. Yayma ve döşeme. Çoğaltmak. Sönmek. Bir şeyi söndürmek. Yardım etmek, mühlet vermek. Yâr ve yâver olmak. Tarlaya fışkı ve gübre dökmek. Nihayet, son… Seab: (çoğulu sâbân) Sel suyu… Seâbîn: (su’ban’ın çoğulu) Büyük yılanlar, ejderhalar…Tuğyan: Su baskını. Azgınlık, taşkınlık. Taşkın mizaçlılık. Kan galebe etmesi hâli. Resmî devlet kuvvetlerine isyan." Şimdi burada görüldüğü gibi iştikak sanatı Divan edebiyatındaki klâsik şekli içerisinde kalmamakta, imtidah’tan seylâb’a, ubab, medd ve tuğyan’a doğru seyretmektedir; yâni müteradif (sinonim, eş anlamlı) kelimeler arasında da dolaşmaktadır. **Şimdi: Bu kelimeler, bu rüyânın tâbir ihtimalleridir. Rüyânın olduğu gibi, bir “yaşanan”ın da… Dönem dönem biri veya birkaçı öne çıkabilir. Kişinin durumuna, üzerinde bulunduğu işe göre bunlar arasından yapacağı seçme değişebilir. Tilki Günlüğü’nün aynı zamanda “ruhî roman” olması, ona olabilecek bütün
TİLKİ GÜNLÜĞÜ -Ufuk ile Hafiye-II-, 5 Mayıs 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Reklam
Reklam