Mert

Dahası da var. Küçük çocuk bir dakika bile yanından ayrılmasını istemez annesinin, günün her saatinde kendisiyle ilgilenmesini, her adımında peşinde olmasını ister. Seneler geçip de bir delikanlı olduğunda, bu sefer de annesinin kendisiyle ilgilenmesinden hoşlanmaz. Nasihatleri öfkelendirir onu, tecrübesi umurunda değildir. O artık kendi başına buyruk yaşamak ister, bunda da haklıdır, annesi de olsa, başkasının tecrübesi pek işine yaramaz, hayatı kendi tecrübeleriyle tanımalıdır. Peki ama, devamlı çocuğuyla ilgilenmeyi hayatının en önemli görevi olarak benimseyen bir anne buna nasıl katlanır, nasıl birdenbire çocuğunu terk eder?
Sayfa 532 - İletişim Yayınları, 10. Baskı·Kitabı okudu
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
... Egoizmle zırhlanmayan için, en asude hayat korkunçlaşır. Hayatın belkemiğidir egoizm. Egoizm, kendi yolunu aydınlatan bir fener. Hedefine varmak için kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur egoistin. Nereye gittiğini bilir egoist ve tek başına yürüyebilir. Diğerkâm yapamaz bunu. Yalnız sevmek ve sevilmek için değil, yürümek için de başkalarına muhtaçtır. Bir sarmaşıktır diğerkâm, tutunduğu kuru bir dalı, tırmandığı soğuk bir duvarı yapraklarla ve çiçeklerle donatmak isteyen bir sarmaşık. Tutunacağı bir dal, yaslanacağı bir duvar parçası yoksa solar gider.
Sayfa 527 - İletişim Yayınları, 10. Baskı·Kitabı okudu
Psikoloji
Alpler'e şöyle bir baktığımızda ilk gördüğümüz ufuktaki dağların siluetidir. Ama biraz daha dikkatli baktığımızda, güneşin görmemize engel olduğu yüksek dağları, derin vadileri, akarsuları, buzulları seçmeye başlarız. Kolayca aşabileceğimizi sandığımız geçit giderek aşılması zor bir geçit hâline gelir. Hayat da öyle değil midir? Başlangıçta insana kolay gelir hayat, gözlerimiz güneşin parlak ışığına alışmamıştır henüz, hayatın genel çizgilerini seçeriz sadece, her şey sade ve kolay gözükür, aşılacak zorluklar birer çocuk oyunudur. Ama gözlerimiz ışığa alışıp da tecrübe bakışlarımızı keskinleştirince dünyanın çehresi değişir. Sevinçle keder iç içedir ve birbirinden ayrılmaz, atacağımız her adımda sevincin karşısına keder dikilir, kederin karşısına sevinç. Başlangıçta son derece basit gibi gelen bir adımın ne kadar tehlikeli, ne kadar hassas, ne kadar güç olduğunu iyice anlarız, karşımıza dikilen zorlukları enine boyuna çevirir, sonunda da pes ederiz. Bir yazarın dediği gibi, düşüncenin solgun ışığı vurunca projelerimiz teker teker parlaklığını kaybeder, silikleşir.
Sayfa 520 - İletişim Yayınları, 10. Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
... "İnsan, hayatının başlangıcında, ruhunun derinliklerindeki sesleri fark etmesini bilmiyor, ruhundan yükselen duyguları kendine özgü sanıyor. Oysa hiç de öyle değil, bu duygular herkesinkiyle aynı".¹
Sayfa 518 - İletişim Yayınları, 10. Baskı·Kitabı okudu
Psikoloji
Bertrand de Jouvenel
... "Ne yazık ki zora göz yummanın ne kadar tehlikeli olduğunu, ancak iktidara zor kullanarak yükselenler bilir. Oysa meşru yoldan iktidara geçenler, şiddet politikasıyla karşılaşınca apışıp kalır ve tehlikeyi zamanında önleyemezler."
Sayfa 505 - İletişim Yayınları, 10. Baskı·Kitabı okudu
Siyaset