— Bazılarının söylediği gibi zındık mısın gerçekten?
Bir sorudan çok, tehlikeyi haber veren bir çığlıktı bu ve Hayyam onu hayal kırıklığına uğratmadı:
— Yobazların işgüzarlığından uzak durdum hep, ama Bir'in iki olduğunu da asla söylemedim.
— Peki, bu hiç aklından geçti mi?
— Asla, Allah şahidimdir.
— Bence bu yeterli. Sanırım Yaratan için de yeterlidir. Ama halk kalabalığı için bu yetmez. Hem senin, hem benim hem de emirlerin sözleri, en ufak davranışları bile her an takip ediliyor. Demişsin ki: "Bazen camiye giderim, orası gölgeliktir, güzel uyku çekilir."
— Sadece Rabb'i ile barış içinde olan bir adam ibadethanede rahatça uyuyabilir.
Ebu Tahir şüpheci bir ifadeyle suratını asınca, Ömer heyecanlanıp iyice ileri gitti:
— Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, Rabb'imin en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.