Puan vermedi·128 syf.··
2026 30. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 18:25
Hikaye diyemiyorum kitaba, sanki bir durumu ve ruh halini uzun uzun yaşadım okurken. Yalnız Kadınlar Arasında burjuva hayatın boşluğunu ve insanların iyi hayat yaşarken bile bir birleriyle nasıl kopuk oldukları anlatıyor.Birlikte vakit geçiriyorlar, konuşuyor, tüketiyorlar ama o kadar; birbirlerine değmiyorlar. Rosetta’a bulunduğu çevrenin yapaylığını görüyor, ondan çıkmaya gücü yok ya da alternatif bir hayat kuramıyor gerçek olanla bir bağ kuramayacağını fark ettiğinde karanlık tarafı seçiyor ve bu da kitabın en karanlık tarafı. Sürekli tekrarlanan “çalışmanın iyileştiriciliği” fikri beni biraz sıktı. Onlar biraz daha az zengin olsa, biraz çalışsa; biz de biraz daha az fakir olup biraz daha az çalışsak fena mı olurdu? Niye hep biz çalışmak zorundayız ki? Belki de kitap şunu soruyor: Hayatta kalmak mı, yoksa gerçekçi olmak mı? Çünkü Clelia uyum sağlıyor ve devam ediyor, Rosetta ise uyum sağlayamıyor ve kırılıyor. Kitabın sonu yazılmadı da sanki çizildi. Aklımda kalan en net sahne: boş bir oda, bir kanepe, bir kadın… ve kapıyı tırmalayan bir kedi. E bağlayayım artık Yazarın tekniğini kusursuz saysak bile üzgünüm ben sıkıldım okurken ki kadın hakiyelerine bayılırım.
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · YKY Yapı Kredi Yayınları · 20222,336 okunma
9/10
·296 syf.··
2025 30. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2025 23:53
Kitabın konusu: Bakıcılarla birlikte bir cadının büyüttüğü Mika, aşırı gizli cadılar cemiyetine üyedir ve iksirlerini internette paylaşmaktadır. Bir gün biri tarafından 'Cadı aranıyor' başlıklı bir mesaj gelir ancak insanların hala cadılardan haberi yoktur... İsminde de olduğu gibi aşırı safe place hissettiren bir kitaptı. Böyle içine alıp sürükledi resmen beni. Fantastiklik yönü biraz zayıftı ama cadıların olması bana yetti açıkçası. Ayrıca üç tatlı minik cadı da vardı. Karakterlerin çoğu aşırı tatlıydı. Mika yuvasına kavuşurken ben de bir yuva izledim ve cidden çok güzel hissettirdi. Kitaba başlarken biraz çekinmiştim (çok fazla karakter vardı) ama hemencecik bitti, maalesef. +15 bir kitap diyebilirim. Spoiler olabilecek yorumuma gelirsek Terracota'ya biraz sinir olduğumu söyleyebilirim ama sonrasında onu da çok sevdim. Kitaptaki bir şeyi de tahmin etmek çok zor olmadı. Primrose'un yumuşamasına çok sevindim. Ian çok komikti. Lucie ve Ken'i de çok sevdim. Rosetta tam ben gibiydi, Altamira da aşırı tatlıydı. Kızlar da beni çok eğlendirdi. Ayrıca son kısımlarda Primrose'a karşı Mika çok haklıydı. Mika'yı çoğu konuda haklı buldum. Son olarak Mika'nın köpüşü Kirke'yi bile çok sevdim. Sadece kitabın başında çok fazla karakter olması çok fazla isim olması anlamamı biraz zorlaştırdı ama okudukça kimin kim olduğuna alışabildim. Kızların ismini bir süre daha karıştırdım çünkü isimleri de birbirine benziyordu. Kısacası ben kitabı çok sevdim, aşırı yuva gibi hissettirdi. Kesinlikle tavsiye ederim. Bugünlük yorumum bu kadar, kendinize iyi bakın!
Aşırı Gizli Cadılar CemiyetiSangu Mandanna · Yabancı Yayınları · 2024465 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·296 syf.··
2025 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 21:26
Mika Moon, Birleşik Krallık'ta yaşayan nadir cadılardan biridir. Aşırı Gizli Cadılar Cemiyeti adını verdiği ve üç ayda bir, ayın üçüncü perşembesi bir araya gelen cemiyet üyeleri dışında neredeyse hiç kimse cadı olduklarından haberdar değildir. Dikkat çekmemeleri için gizli kalmaları, güçlerini saklamaları ve birbirlerinden uzak durmaları gerekir. Bir yerde toplanan büyünün getirdiği risklerden ötürü, üç ayda bir yapılan bu kısa süreli buluşmalar dışında birbirlerini görmezler. Cemiyetteki cadıların tümü, hayatları boyunca sevdikleri insanlardan, arkadaşlarından, eşlerinden, sevgililerinden kim olduklarını saklayarak yaşamak zorundadır aslında. Küçük yaşta ailesini kaybeden Mika da bu kurallara bağlı kalarak büyümüştür. Farklılıklarının kabul görmediği, yeteneklerinin sömürüldüğü bu dünyada, kendini korumak için kimseye cadı olduğundan bahsetmemesi gerektiğinin de farkındadır. Ancak insanlarla iletişim kurmanın bir yolu olarak, kimsenin ciddiye almayacağını düşündüğü cadı videoları çekerek sosyal medya hesabında paylaşmaya başlar. Ve bir gün, üç genç cadıya güçlerini nasıl kontrol etmeleri gerektiğini öğretmek üzere Nowhere Malikanesi'ne davet edildiği beklenmedik bir mesaj alır. Tüm kuralları çiğneyerek uzaktaki bu gizemli malikaneye giden Mika'yı üç küçük öğrencisi dışında, ortalarda olmayan ev sahibine ve malikanenin diğer üyelerine dair sırlar da beklemektedir. Yetenekli bir cadı ve son derece renkli biri olmasının yanında hayatı boyunca hiçbir yere ait hissedememiş olan Mika, Nowhere Malikanesi'nin her biri nevi şahsına münhasır üyeleri Ian, Ken, Lucy, Jamie ve genç cadılar Rosetta, Altamira ve Terracotta arasında kendine bir yer bulmaya ve ait hissetmeye başladıkça, yaşamı da değişir. Ortaya çıkan yalanlar, saklanan sırlar ve karşı karşıya kaldıkları tehlikeyle
Aşırı Gizli Cadılar CemiyetiSangu Mandanna · Yabancı Yayınları · 2024465 okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 21:37
İtalyan edebiyatının önde gelen yazarlarından Cesare Pavese , eserlerinde genellikle yalnızlık, varoluş, ölüm ve insan ilişkileri gibi konuları ele alır. Yalnız Kadınlar Arasında (Tra Donne Sole) adlı romanı, 20. yüzyıl İtalyan edebiyatının önemli eserlerinden biridir. 1949 yılında yayımlanan roman, yazarın ölümünden (intihar) kısa bir süre önce kaleme alınmış ve 1950 yılında Strega Ödülü’ne layık görülmüştür. Clelia, Roma’da başarılı bir modacı olarak çalışırken, doğup büyüdüğü şehir olan Torino’ya, bir modaevinin şubesini açmak üzere geri döner. Savaş sonrası dönemin yıkıntıları arasında, Clelia, geçmişiyle yüzleşirken, yeni çevresinde tanıştığı kadınlarla karmaşık ilişkiler kurar. Bu kadınlar arasında, varlıklı ama mutsuz Momina, genç kırılgan Rosetta ,sosyetik yaşamın içinde savrulan Mariella ve Nene gibi karakterler yer alır. Bu kadınlar arasında yüzeysel bağlar var. Gerçek dostluk , dayanışma yok. Kadınlar derin bir yalnızlığa sahip. Rosetta intiharı ile başlayıp onun intiharı ile son buluyor. Hikayenin merkezine oturmuş metaforik bir olay. Belki de yazarın yaşamının iz düşümleri. Yaşamın anlamı sorgulamak… —“Romanda hiçbir şeyin değeri olmadığına göre, her şeye sahip olmak gerekir”— oldukça çarpıcı bir felsefi sorgulama içeriyor. Oldukça düşündürücü insanın anlam arayışının yerini hırs, tüketim almasını günümüzün dünyasını yansıtıyor. Gerçek bağlar yok onun yerine görünen şeylere tutunarak mükemmel olmak. Boşluk hissini maddi şeyler ile doldurma. Tüketim toplumunun sunduğu boşlukta kaybolan ama ışıltılı insanlar. hiçbir şeyin gerçek anlamı yok. Ben açıkçası çok etkilendim. Her kadında hayatımdan bir parça buldum. Sanki günümüzün kadınlarının yalnızlığını simgeliyor gibi geldi. Demek ki tarih boyunca aslında biz kadınlar bir arada olsak da derin bir yalnızlığı
Kitap Simyacıları
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · YKY Yapı Kredi Yayınları · 20222,336 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 15:05
Yalnız Kadınlar Arasında-Cesare Pavese Cesare Pavese; 1908-1950 yılları arasında yaşamış İtalyan şair, yazar, çevirmen ve eleştirmendir. Torino doğumludur ve Torino Üniversitesi'nde edebiyat okumuştur. 1950'de bu roman ile İtalya'nın en önemli edebiyat ödüllerinden Strega ödülünü almıştır. Bu ödülü aldıktan sonra Torino'daki bir otelin odasındaintihar ederek hayata veda etmiştir. 'Artık sabahı da kaplıyor acı' demiştir ömrünün son günlerinde. Ülkemizde en çok ilgi gören kitabı 'Yaşama Uğraşı'dır. Tezer Özlü,'Yaşamın Ucuna Yolculuk' isimli kitabında Pavese'ye atıfta bulunmuştur. Kitaba gelecek olursak; İtalyan edebiyatında yeni gerçekçilik akımının kurucusu olan Pavese'nin kaleminden sıradan insanların büyük yalnızlıklarını ve sessiz hüzünlerini okuyoruz. Roman, 1949 yılında yayımlanmıştır. Başarılı bir modacı olan Clelia, II. Dünya Savaşı sonrası gençliğinin yoksul günlerini geçirdiği Torino'ya Roma'daki lüks bir modaevinin şubesini açmak üzere gelir.Torino'dan hayatta başarılı olmak, bilinir olmak ve muhatap alınmak için ayrılmıştır ve başarmıştır. Açılacak modaevinin potansiyel müşterisi olan ve zamanını sanat galerilerinde, tane gezilerinde, partilerde ve gece hayatında geçiren, görünürde keyifli ve zevkli, aslında boş bir hayat süren varlıklı ama yalnız kadınlarla dolu o grubunun hem içinde hem dışında olan Clelia peşinden koştuğu ve arzuladığı hayatın ne kadar yararsız ve saçma olduğunu trajik bir olayla daha iyi anlayacaktır. Clelia'nın etrafındaki kadınlar mutluluk arayışındadırlar; kimi eşcinsel ilişkilerde kimisi para peşinde koşarak kimisi ölüm kimisi de bir erkekle kurulan ilişki peşindedir. Clelia; hayal kırıklığına uğramış, zeki, bağımsız kişiliğiyle gururla çalıştığı işine rağmen, büyük bir yalnızlık içindedir. Torino'da kendini tarifsiz bir
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · Sia Kitap · 20212,336 okunma
Yazarla ilk tanışma
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 03:23
Cesare Pavese 'nin okumuş olduğum ilk eseri. Yazarın üslubunda gözüme çarpan ilk şey sade bir anlatım alıyor. Anlatımın akıcı olma kaygısı yok ve hayat nasıl bütün sıradanlığı ve sıkılganlığı ile yaşanıyorsa, yazar da eseri o denli bir etki ile yazmış. Okurken gündelik anın, zaman geçirmenin, zaman geçirmek için yaşamanın bütün can sıkıntısını ve yalnızlığını hissediyoruz. Beklendiği gibi yoğun bir etki ile değil üstelik. Yazarı başarılı yapan etken de bence bu olmalı. Ana karakterimiz Clelia, hikayeyi Clelia üzerinden takip ediyoruz. İnsanları onun bakışından inceliyoruz. Fakat ikincil bir ana karakter etkisi yapan, hikayeyi asıl olarak başlatan bir diğer karakterimiz daha var: Rosetta. Hikaye Rosetta'nın otel odasında intihar etmesi ile başlıyor ve sonrasında kadınları, yalnızlıkları, kalabalığın gereksiz oluşturduğu güruh topluluklarını ve minimal düzeyde erkekleri gözlemliyoruz. Yalnız kadınlar... Kitabın asıl özeti denebilir. Tabii bu yalnızlık ilişkisel anlamdan daha çok varoluşsal bir süreç diyebiliriz. Zaman öldürmek için geçirilen vakitler ve mecburi görüşmelerin peşine takılıyoruz. Üstelik Clelia ile birlikte bizim de pek keyif aldığımız yok! Öte yandan Clelia'ya dönecek olursak; onun olgunluğunu, memleketine özlemle değil de bıkkınlıkla gelmiş olma halini kadınsı bir açıdan okuyoruz ve gözümüzde Monica Bellucci havasında hem baskın hem feminen bir kadın görseli oturuyor. En azından bende böyle bir etki oldu :) Yalnız Kadınlar Arasında yaşama daha sade gözle bakan, heyecanların sadece minimal etkilerde olduğunu gözlemleyenler için daha rahat okunabileceğini söyleyerek tavsiye edebilirim. Tezer Özlü 'nün bu yazarı neden bu kadar sevdiğini şimdi daha iyi anlıyorum! Hikaye Rosetta ile başlıyor ve Rosetta ile bitiyor. Buna istinaden ben de bu kitabı okurken düşündüğüm bir sözü
Edebiyat
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · Can Yayınları · 20182,336 okunma