Rosetta= ben
Babasına duyduğu öfkenin, annesine olan sevgisinin, okulun, gelecek hayallerinin, planlarının, hepsinin üstünü örtmüştü Ali'ye duyduğu aşk.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Alıntı
Çocukluk dönemi suçluluk hissi evrenselmiş. :)
Rosetta Taşı'nda çocuklar ebeveynlerinin sözünü dinlemediklerinde, sigara içtiklerinde ve birbirleriyle kavga ettiklerinde, mevsimlerin değiştiği yazıyormuş. Jem ve ben doğanın dengesinin bozulmasına katkıda bulunduğumuz ve sonuç olarak komşularımızı üzdüğümüz, kendimize de sıkıntı yarattığımız için büyük bir suçluluk hissettik.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Reklam
Leonce
Ah! Doğmakta olan bir aşktan daha güzeldir ölmekte olan bir aşk ! Ben bir Romalıyım; enfes bir ziyafette, tatlının yanında yaldızlı balıklar ölüm renkleriyle sahne alıyorlar. Nasıl da soluyor yanaklarının kırmızısı, nasıl da sönüyor gözlerinin ateşi usulca, nasıl da sessizce inip çıkıyor gövdesinin dalgalanmaları! Adio, adio, aşkım, cesedini sevmek istiyorum. (Rosetta ona yeniden yaklaşır) Gözyaşları mı Rosetta? İnce bir Epikür’cülüktür - ağlayabilmek! Güneşe çık ki bu şahane damlalar kristalleşsin - görkemli elmaslara dönüşseler gerek.(dönüşürler.) Kendine onlardan bir gerdanlık yaptırabilirsin.
Perde 1 Sahne 3
Önemli keşifler arasında
Mısır Seferi’nin en büyük keşfi, Rosetta Taşı’nın bulunmasıdır. 1799’un Temmuz ayında Fransızlar, Nil Nehri kenarında kanal çalışması yaparken üzerinde birtakım şekil ve yazıların bulunduğu siyah bir taş bulurlar.Pierre-François Xavier Bouchard adlı mühendis, granit taşın kıymetli olacağını düşünerek Rosetta’daki (Reşid’deki) Fransız generale haber verir. Taş üzerindeki Yunanca yazılar hemen fark edilir ve tercüme edilir.Fakat demotik ve hiyeroglif diğer yazıların çözülmesi, ancak yirmi üç yıl sonra Champollion adlı Fransız dilbilimciye nasip olacaktır. M.Ö. 196 yılında Yunan Kralı V. Ptolemaios’un yazdırdığı kitabe, yüzlerce yıl sonra keşfedildiğinde kadim Mısır ve Yunan tarihine ışık tutan muazzam bir buluş hâline gelir.
Tarih
FOTOĞRAFTAKİ GRUP. Cesarini Koleji'nin ikinci sınıfını okuyan kız öğrenciler avluda toplanmışlar. Yaşlı kadın bunu rastlantıyla bir çekmecenin dibinde buldu. İncelerken pek eğlendi. Kendi de vardı fotoğrafta elbette, örgülü saçlarıyla ilk sırada duruyordu. Kız arkadaşları! Onları sonsuza dek yitirdiğini sanıyordu ve işte şimdi ellerinin arasındaydılar, üç basamak üzerinde üç sıraya dizilmişlerdi ve bir daha kaçamazlardı. "Seni dinleyelim, şu üstte, sağ sırada, sandalyede ayakta duran. Ah, sen Ada'sın, evet ya sensin, söylesene: Neden gülümsüyorsun?" "Bilemeyeceğim hanımefendi. Neden mi gülümsüyorum? Ama hepimiz gülümsüyoruz, fotoğraf çekilirken herkes gülümser." "Başkalarını nereden biliyorsun? Onları görmüyorsun. Sana arkalarını dönmüşler. Belki de hiç kimse gülümsemiyordur, bildiğin kadarıyla sadece sensindir gülümseyen. Senin biraz sersem olduğunu düşünüyorum Ada... Bahse girerim yanında duran arkadaşın bana daha anlamlı bir yanıt verecektir... Evet, Rosetta, sen. Şimdi neden gülümsediğini açıklayabilir misin?" "Ben mi? Ah, fotoğraf çektirmek öyle komik ki... İçimden gülmek geliyor çünkü... Çünkü hepimiz burada durup poz vermişiz... Hepimiz düzgün giyinmişiz... Pek hanım hanımcık duruyoruz... Kim bilir nasıl bir etkisi olacak fotoğrafta..." "Peki ya sen Robertina, sen neden gülümsüyorsun? Sana da bu kadar komik mi görünüyor?" "Bilmem... Ama fotoğraf çekilirken daima gülümsemek gerekir; böyle duymuştum... Belki de iyi bir izlenim bırakmak içindir... Başkaları bunu görünce mutlu ve sevinçli olduğumuzu düşünecekler. Yani insanların derdi varsa, bunu kendilerine saklamaları iyi olur..." "Dertlermiş, ne kocaman bir laf. Ya sen Lucietta, bana açıklayabilecek misin? Neden gülümsüyorsun?" "Gerçekten bilmek istiyorsanız, hanımefendi, şu üçüncü sıradaki Paola'nın
Sayfa 91 - 95
Ailem hâlâ arka verandadaydı, ben arkamda Mira ve Rosetta ile köşeyi dönerken kendi aralarında konuşuyorlardı. Konuşma ânında kesildi. Dante, sandalyesini acı verici bir şekilde seramik zemine sürterek ayağa kalkıp bana doğru yaklaştı. Bir santim bile hareket etmedim. Beni kollarının arasına alıp göğsüne yasladı ve burnunu saçlarıma gömdü. Ellerim saçlarının arkasına uzandı ve orada dolaşıp kendime doğru çektim.
Sayfa 181 - Elena·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam