Kolektif bilinçdışı, etkinliğini hiç durdurmayan bir işlevdir ve insanın bu işlevle bağlantısını yitirmemesi gerekir; çünkü ruhsal ve ussal sağlığı, kişisellikten uzak imagolarin çalışma ortaklığına
bağlıdır. Bu yüzden, insanlar varoldukça dinler de varolagelmiştir.
Nedir dinler? Dinler, ruhsal tedavi sistemleridir. Peki bizler, biz ruh hekimleri ne yaparız? Insan usu ya da insan ruhunda başgösteren hastalıkları tedaviye çalışırız. Dinlerin de yaptığı bizimkinden farklı değildir. Dolayısıyla, Tann için bir tedavi edici diyebiliriz. Bir tedavi edici, bir hekimdir Tanrı; hastalan iyilestirir, ruhsal bozuklukları düzeltmeye çalışır. İşte bu da bizim ruhsal tedavi (psikoterapi) diye niteledigimiz uğraştır.. Dinleri
psikoterapi sistemleri diye göstermem, bir söz oyunu sayılmasın. Hatta din için psikoterapi sistemlerinin en gelişmişidir dersek, pratikte büyük bir gerçeği dile getirmiş oluruz..
"Yaşamın ışığı, rutine binmiş hayatlarımız gerisinde her an parlamaktadır. Heyecan verici ve dönüştürücü olan da budur. Bunu aramak, bulmak ve yaşamaktır."
Az önce youtube'da keşfettiğim Arzu Zengin isimli bir hanımefendiden duydum. Müthiş.