Şunu söylemeliyim ki ben bu kadar değildim; henüz bitmedim ama, eksildim. Yakında yalnızca suyum kala­cak, ve bu yüzden bana kızılacak. Allah, Allah, yahni bitmiş - kim yedi bunu? İşte o an, başa dönebilsem; yahniden önceki tarihime - birden bir keçi, bir sığır, bir domuz olarak, ayaklarım tabaktaki suyuma ve ekmek artıklarına batarken, yük­ seliversem ... tüm hayalim budur. Sanki oldum olası bir büyük odayı arşınlıyor; ara sı­ra elimi muma uzatıp yakıyor, ve haykırışımı hep son­raya saklıyorum. "Dur!" denilen yeri de, yaşamak üze­re erteleye erteleye tüketiyorum. Beklerken beklemedi­ ğimi düşünüp kahkahalar atıyor; bu arada elimi duvar­lara, cama, burnuma, kalemlere ... sürüyorum. Kapının çalındığını duyar gibi oluyor; ne açıyor ne de kapıyo­ rum. Bu hep tekrarlanıyor gibi görünse de, "tekrar" di­ye, "kalmak" diye bir şey yok. Sağım sanki solum gibi -solum, hiç yok. Gökyüzü her zamanki gibi, her zaman­ kinden farklı - bu da sıradan. Bazen bakıp, herkes gi­ bi "Ah!" diyorum; ama bunu hak edip etmediğimi bil­ miyorum. Ve bu daha varmamışçasına geçen zamanda, biraz sallanan yerde durmadan kala kalanım - ki bu bi­ linci ürkekçe tüketmek değil; daha ileri götürmek isti­ yorum oyunu. Durmadan ölüyorum yaşayabilmek için - belki de bütün psikanalizi tersine çevirmek gerek; yaşamın saç­ malığı rüyalannkinden kat kat fazla, ve zamanın hızı, tehlike getiriyor, başka değil. Bunca ses arasında duyu­ lan, bir tehlike sireninin sesi; şu, herkes için çalan ... Bir yerden gelip bir yere gitmemek, asıl asılsızlık bu. Ken­ dim hariç her şeye uzağım, ve çok kişiyi öldürdüm; ka­ fam, cinayetlerle dolu. Tüketmek gerek anlamları - ama üretmek ve tüket­ mek. .. Yok etmek -ama var edip sonra yok etmek. .. Gü­neşi suçluyorum - söndürmek gerek bu boş yangını. Bana en uzak yerlerdeyim çoğu
Alıntı
Rumlar, Hristiyan olduklarından Müslümanlara alışkın millet, asıl onlardı. İranlıların, Rumlara galip gelmesine Kureyş müşrikleri sevinmiş ve Müslümanlar mahzun olmuştu. Bilâhare Rumların Farslara galibiyet haberi Hudeybiye'de işitildiği zaman Müslümanlar ferah bulmuştu. Bu esnada Rum hükümdarı Kudüs-i Şerif'e gelip o tarafın işlerini düzeltmekle meşgul idi ve o civar halkını memnun etmek isterdi. İşte bu sırada Hazret-i Dihye gidip kendisine Resûlullah'ın mektubunu teslim ettiğinden; Rum hükümdârının pek ziyade iltifât ve hürmetine mazhar olmuştur.
Sayfa 223·Kitabı okudu
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
RUM SÜRESİ VE MUCİZESİ
RUM SÜRESİ VE MUCİZESİ N übüvvetin beşinci yılında komşu ve rakip iki devlet, birbirleriyle kanlı bir çatışma-ya girmişlerdi. İran devleti tahtında II. Hüsrev, Rum İmparatorluğu tahtında ise Herakli-us bulunuyordu. O yıl yapılan son savaşta İranlılar galip gelmişti. Hatta Rum İmparatorluğu öylesine tarumar olmuştu ki ordusu dağılmış, hazinesi bo-şalmış, İmparator Heraklius, başkent Konstantin'i/İstanbul'u terk ederek Kartaca'ya kaçmıştı. Bu du-ruma Mekke müşrikleri sevinirken Müslümanlar üzülüyorlardı. Çünkü Mekke müşrikleri bu hadiseyi kendilerine bir eğlence, Müslümanlara ise bir baskı vesilesi yaparak sürekli: "İranlılar Mecusi, onlar da bizim gibi kitaba inanmıyorlar. Rum Imparatorlu-ğu Hristiyan, onlar da sizin gibi ehl-i kitaplar. İran Rumları nasıl temizlediyse yakında biz de Müs-lümanların kökünü öyle kazıyacağız." diyorlardı.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Din
Rum süresi
59-İşte bilmeyenlerin kalplerini Allah böylece mühürler. 60-Sen şimdi sabret. Bil ki Allah'ın va'di gerçektir. İyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!
Sayfa 524·Kitabı okudu
Din
Rum süresi
25-Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile durması da O'nun delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen çıkıverirsiniz.
Sayfa 513·Kitabı okudu
Din
Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor? Bunu yapan, elbette ölüleri de öylece diriltecektir; O her şeye hakkıyla kadirdir. (Rum Suresi: 50)
Sayfa 66 - Yeni Asya Neşriyat
Din