"Demedim ki -istemedim ki- Voldemort benim annemle babamı öldürdü!" Dedi Harry, tükürür gibi konuşarak. "Meşhur oldum, çünkü ailemi katletti ama beni öldüremedi! Kim bununla ün kazanmak ister ki? Hiç düşünmüyorlar mı, bana kalsa asla-"
"Peki öyleyse siz ikiniz burada olup biten her şeyin bir parçasıyken, ben nasıl oluyor da Dursley'lerde kalıyorum?" dedi Harry. "Nasıl oluyor da sizin ikinizin olup biten her şeyi bilmenize izin veriliyor?"
"Bilmiyoruz ki!" diye sözünü kesti Ron. "Annem bizi toplantıların yakınına bile sokmuyor, çok genç olduğumuzu söylüyor-"
"DEMEK TOPLANTILARA KATILMADINIZ, AMAN NE KÖTÜ! YİNE DE BURADAYDINIZ AMA, DEĞİL Mİ? BERABERDİNİZ! BENSE BİR AY BOYUNCA DURSLEY'LERDE TIKILDIM KALDIM! ÜSTELİK DE SİZİN YAPABİLDİĞİNİZDEN ÇOK DAHA FAZLASINI YAPMIŞTIM, HEM DUMBLEDORE'DA BUNU BİLİYOR- FELSEFE TAŞINI KİM ALDI? RİDDLE'DAN KİM KURTULDU? İKİNİZ DE BU EMİCİLERİN ELİNDEN ALAN KİM?"
"Hey, Koca D!"
Dudley döndü.
"Ha," diye homurdandı. "Sen miydin?"
"Sen ne zaman 'Koca D' oldun bakalım?" dedi Harry.
Dudley, "Kes sesini," diye hırlayıp başını çevirdi.
Harry sırıtıp adımlarını kuzeninin adımlarına uydurarak, "Kıyak isim," dedi. "Ama sen benim için hep 'Tini Minicik Dudleycik' olacaksın."