"Hissinle hislenen bir zevçle birleşen hayatın
huzuru, en tatlı bir aşkın bütün zevklerine muadil sonsuz bir saadet, aşk denilen bu illet ise edepli dillerin sevmediği, öldürücü bir felakettir."
Her şeyin böyle çiçekli, güzel kokulu, olduğunu önünde böyle fısıldayarak giden bir Karıkoca bulunduğunu bir zamanda ya ruhunun derinliklerinde titreyen acıklı bir istekle, beğenmem ekten direnmekten Kadınsız geçen yoksun hayatının bütün verimsiz ihtiyaçlarıyla saadet isteklerinin taştığını duyuyordu. Fakat onda her isteğini işlemez bir hale sokan şuuru yine işlemeye başlamış, kendisi Süreyya‘ya benzemediği için onlar gibi mutlu bir evlilik hayatı kurmuş olsa bile yine acılar icat edeceğini,hem bu hayatında kim bilir ne kirli, ne acı köşeleri bulunduğunu düşünmeye başlamıştı..
Sayfa 54 - Oscar yayınları/Türk klasikleri·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İnsanın saadetini çocuklarından beklemesi ne boş hayalmiş yarabbi! Yüreklerimizin yapılış tarzı itibariyle buna imkân yok. Çocuklarımızın hepsini mesut etmeye kudretimiz de olsa elbette birinden birinin saadeti bir cihetten aksayacak ya.. ○ vakit mesutları derhal unutacağız... Evlatlarımız içinde hangisi bedbahtsa yalnız onun sesini duyup ağlayacağız... Evet çocuktan, evlattan saadet beklemek çok boş bir hayalmiş.