Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

kitabı yarım bırakma nedenim
6/10
·240 syf.··
2021 45. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 23:17
Öncellikle Mehmet Raufun Eylül adlı eseri ilk psikolojik Roman olmakla birlikte bireyin öznel yaşantısını doğrudan konu alan bir eser ve türk tarihinde önem kazanmış bir eserdir . Eylül romanı bende biraz durgunluk hissi uyandırdığından ötürü ve daha önce okuduğum diğer eserleri hiç ara vermeden okuduğum ve sanırım beynimin yorulduğunu hissettiğim için kitabı yarım bıraktım. yarım bırakmayı kitabı okuyup ta hiçbir şey anlamamaya yeğlerim. Bundan dolayı bir kaç günlük süre zarfında kitap okumayı düşünmüyorum bu uzun sürmeyecektir. Bu sürede okumayı tamamıyla bırakmayacağım o süre zarfında şiir kitabı okumayı düşünüyorum çünkü beynimin ancak böyle biraz da olsa dinleneceğini düşünüyorum . Tekrardan roman okumaya başladığımda Eylül kitabına devam edeceğim . Kitap okuyan arkadaşlarıma keyifli okumalar Diliyorum. Allah'a emanet olun , sağlıcakla kalın
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Karaca Yayınları · 201750,1bin okunma
İmkansız bir aşkın romanı..
Puan vermedi·240 syf.··
2020 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2020 20:27
İlk psikolojik roman olarak kabul edilir. Estetik kaygının etkisi, olay örgüsünden önce gelir. Kitap oldukça güzel ve insanı kendine bağlayan bir konuya sahip. Suad ile Necib'in yasak aşkı insanı derinden etkiliyor. Fakat romanda fazlasıyla açıklamaya yer ver verilmiş ve dili ağır. Bu sebeple okuyucuyu biraz sıkıyor. Roman Mehmet Rauf'un kalemi ile çok başarılı bir şekilde okuyucuya aktarılmış. Suad ile Necip'in iç çatışmaları romanın psikolojik bir roman olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca romanda karakterlerin ruhsal halleri anlaşılır bir şekilde okuyucuya sunulmuş. Kitaplarla kalın..
EylülMehmet Rauf · Karaca Yayınları · 201750,1bin okunma
5/10
·240 syf.··
2019 42. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2019 03:01
Kiatabın psiikolojik olduğunu biliyordum ama bu kadar sıkıcı ve uzun tahliller okunurluğu ve çekiciği düşürüyor. Psikolojik kitapları sevmeme rağmen beni kitaptan soğuttu ve bir an önce bitsin hissiyle okudum. Ayrıca konusuda bir o kadar sıradan ve basit. Kısacası kitabı hiç beğenmedim
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Karaca Yayınları · 201750,1bin okunma
8/10
·240 syf.··
2020 33. kitabı
“Eylül! Öyle bir ay ki, geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekliydi. Eylül esef ve özlem ayıdır, içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp esef eder ve özlem çeker. (…) Kalabalık içinde yalnız yaşamak, kalabalık içinde gezip beraber bir köşeye kaçmak, işte asıl zevk budur. İnsan kalpleri, birbirine bağlılığın ne demek olduğunu o zaman anlar. Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum.” Müthiş bir aşk hikayesi dememek lazım! harika bir psikoloji analizi, ruhsal çözümlemelerle dolu... illa ki aşk romanı okuyacağım diyorsanız "EYLÜL" derim ama sıkılırsınız vıcık vıcık bir aşk hikayesi yok!!! süreyya, suat ve necip arasında ki aşk üçgeni; bağ evinden çıkıp istanbul da suad ile bir yalıya taşınan süreyya ipinden kopup kaçmışcasına denizde, denize olan aşkından eve pek uğramamaktadır. evde yalnızlıktan sıkılan, spontan bir hayata alışık olan suat, eve sık sık gelen misafirleri neciple yakınlaşma yaşamaktadır.1901 de ilk basımı olan ve Türk edebiyatın da ilk psikolojik roman olan eserimiz, buraya kadar en sade özetidir ve anlaşıldığı gibi aşk romanı lakin öyle değil. okuyun okuyun muhakkak, Türk edebiyatının nadide eserlerinden.
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Karaca Yayınları · 201750,1bin okunma
7/10
·240 syf.··
2017 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2017 00:00
Geçen yıllarda okuduğum halde unutup paylaşmadığım bazı kitaplar vardı. Onlardan biri Mehmet Rauf'un Eylül'üydü. Eylül'ün ilk psikolojik roman olması bilgisi bir kenarda dursun, başka bir bilgi vererek başlamak istiyorum. Mehmet Rauf, Halit Ziya Uşaklıgil ile hasbihal ederken (Adeta Şampiyonlar Ligi) yanlarına bir genç gelir. Genç adam, yakında evleneceğinden, evi tuttuğundan, (bir yalıdan bahseder) dayayıp döşediğinden falan bahseder. İyi bir gözlemci olan Rauf, ki romandaki karakterlerin psikolojik analizinden bu çok belli oluyor, Halit Ziya'nın gözlerindeki sıkılgan ve ilgisiz bakışları görünce Eylül'ü yazma fikrinin ortaya çıktığından bahsetmiş. Mekan ve kişiler bu düşünce üzerine gelişmiştir. Olay bir yalıda geçmektedir ki bu genç adam bir yalı tutmuştu. Ayrıca bir yasak aşkı anlatıyor ki Necip isimli karakter kadınlardan nefret eden bir karakter olarak betimlenmiş. Burada Halit Ziya'nın evliliğe uzak olmasından ilham alarak yazdığı açıkça anlaşılmaktadır. Sonuç olarak Mehnet Rauf, olay örgüsünü ve olayların akışını psikolojik etmenler temeline göre işlemiş ve bunun neticesindeyse muhteşem karakter analizleri ve başarılı bir psikolojik betimleme ortaya çıkmıştır. Keyifli okumalar
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Karaca Yayınları · 201750,1bin okunma
8/10
·240 syf.··
2018 45. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2018 20:56
Okuduğum ilk psikolojik kitaptı. Aslında okumam bayağı bir zor oldu ama sonunda bitirebildim. Betimlemeler, anlatımlar, tahliller o kadar yoğundu ki gerçekten yorucu bir kitap oldu benim için. Ama zaten psikoloji kitabı adı üzerinde insanı zorlaması gerekiyor bir yerde de. Eserin içeriğine gelicek olursak (spoiler) başlarda yakın olan üç arkadaşın hayatlarını anlatıyor dilebiliriz. Süreyya ve Suad'ın ayrı eve çıkmasıyla gelişiyor olaylar. Zamanla Suad bazı şeyleri farkediyor. Ve Necip ile aralarında imkansız bir aşk doğuyor. Aşkları ne kadar yanlış olsa da ben onları bir türlü suçlayıp, Süreyya ya üzülemedim. Onların aşklarının anlatım şekli bu şekilde düşünmeme sebep olan. En sevdiğim kısmı Necip'in kendini Suad için feda etmeseydi tabiki. Gerçekten çok güzellerdi. Zorluklarına rağmen okunması gereken bir eser.
EylülMehmet Rauf · Karaca Yayınları · 201750,1bin okunma
10/10
·240 syf.··
2019 33. kitabı
Yasak bir aşkın gölgesinde, ruhların en derin kıvrımlarına inen bir hüzün senfonisi. Mehmet Rauf, karakterlerin iç dünyasını o kadar ustaca işliyor ki, yaşanan sessiz acıları ve çaresizliği sayfalardan taşıp kalbinizde hissediyorsunuz. Olay örgüsünün sadeliğine rağmen duygusal yoğunluğuyla insanı sarsan, Türk edebiyatının en zarif ve en kederli klasiklerinden biri. Melankolik atmosferi ve psikolojik tahlilleri sevenler için gerçek bir başyapıt.
EylülMehmet Rauf · Karaca Yayınları · 201750,1bin okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2018 37. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2018 00:37
Niye gec okudum.. Sebebi kıtabın kotulugu degıl aslında.. Sebebı yasamıs oldugum saglık problemı ve daha baska problemler.bu surecte kıtap hep bas ucumda durarak zor zamnlara şahit oldu.. . Kıtab guzel ve ilginc bitiyor.. Mehmet raufun eylüller zor aydır. Az bısey ıyı gecse dua edın....
EylülMehmet Rauf · Karaca Yayınları · 201750,1bin okunma
Başyapıt... Peki kime göre, neye göre?
2/10
·268 syf.··
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 17:51
Bugün incelemesini yapacak olduğum kitap ömrümden ömür yiyen ve uzun bir süre Türk klasiklerinden uzak durmama neden olacak bir kitap. Türk edebiyatının ilk başarılı psikolojik eseri sayılan Eylül... Binlerce kişi tarafından okunulan, önerilen, hakkında incelemeler yapılan, okullarda okutulan bu kitabı dilerseniz bir de benden dinleyin. Arkanıza yaslanın, uzun bir inceleme olacak. Eylül gerçekten kült bir eser olmayı hak ediyor mu? Kitap Süreyya, Suat ve Necip isimli üç karakterimiz arasında dönüyor. Süreyya (erkek) ve Suat (kadın) evli bir çift ve Necip de aile dostları. Süreyya bulunduğu ortamdan son derece bunalmış bir haldeyken bir nevi tatil niyetine karısı Suat'la bir yalıya taşınıyorlar ve sonra dostları Necip de onlara misafir olarak geliyor. Süreyya ve Suat mutlu ve hallerinden mesut bir çift. Necip ise kadınlara güven olmayacağını düşünen biri ve dolayısıyla evlenmeye hayatı boyunca hiç yanaşmamış. Ancak yalıda bulunduğu süre zarfınca Süreyya ve Suat'ın ne kadar mutlu olduğunu görüyor ve acaba, diyor, acaba gerçekten böyle mutlu evlilikler mümkün mü? Cidden Suat gibi melek kadınlar da var mı? Ve bu şekilde başta çiftin mutluluğuna, ardından Suat gibi birinin hayaline ve en sonunda ise Suat'a aşık oluyor. Yorumuma geçmeden önce çok içtenlikle söylemek istediğim bir şey var. Allah belanı versin Necip, sevgiler <3 Bu kitabı okuma nedenim edebiyat okuma sınavımı bu kitaptan olacak olmamdı. Bana bu kitabın denk düştüğünü duyan arkadaşlarımdan biri öyle bir kitap ki kaldığın yeri kapatıp başka bir yerden devam etsen de değişen hiçbir şey olmuyor demişti. O kadar haklı ki... Kitabın doğru düzgün bir olay örgüsü yok. İki yüz küsür sayfa boyunca boğucu betimlemeler, asla umurumda olmayan ve nefret kustuğum karakterlerin ruhsal tasvirleri ve Necip ve Suat'ın o
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550,1bin okunma
uzun ve detaylı bir inceleme isteyen varsa.. buyurunuz
Puan vermedi·256 syf.··
2021 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 08:29
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen, Mehmet Rauf’un ''İlk eserim son üstadıma'' ifadesiyle Halit Ziya Uşaklıgil’e ithaf ettiği romanı, Eylül. Eylül, benim Mehmet Rauf’tan okuduğum ikinci eser oldu. Öncesinde Genç Kız Kalbi’ni büyük bir hayranlıkla okumuş ve çok sevmiştim. Yazarın, özellikle bir erkek yazarın, içinde yaşadığı dönemde böylesi bir kitap yazması, toplumsal eleştirilerini sakınmadan dile getirmesi, savunduğu fikirleri bende büyük bir hayret ve sevgi oluşturmuştu. İyi ki de Mehmet Rauf’u okumaya o eserle başlamışım. Çünkü direkt Eylül’ü okusaydım yazara dair düşüncelerim şimdikinden bir hayli farklı olurdu. Zira Genç Kız Kalbi, benim gözümde ve gönlümde Eylül’den öndedir. Eylül edebiyatımız içinde bir baş yapıttır gerçi, orası ayrı. Mehmet Rauf, Eylül’ü yazma hikâyesini şu şekilde anlatmıştır: ''Fikret gazeteye yeni bir tefrika arıyordu. Bir gün konuşurken tefrika için bana teklif etti… O esnada bir gün Halit Ziya’nın yanındaydım. Biz konuşurken kendisinin ziyaretine bir genç geldi. Lakırdı arasında bunun o hafta evleneceğini öğrendim. Düğünden ve düğünden sonraki tasavvurlarından bahsederken, bu adam balayını Büyükada’da geçirmek istediğini, orada tuttuğu köşkü döşettiğini anlatıyordu. Ben Halit Ziya’nın gözlerinde acı bir esef bulutunun karardığını fark ettim. Ve bana öyle geldi ki ruhu artık böyle bir saadetin kendisi için imkânsız olduğunu anlamaktan kaynaklanan bir acıyla burkulmuştu. İşte Eylül’ün esasını teşkil eden fikri, yani gençliğin akar bir su, esen bir rüzgâr gibi, engellenmesi ve geciktirilmesi mümkün olmayan bir surette uçup gittiğini takdir etmek, eylülde baharın geri gelmesi nasıl imkânsızsa şimdi her şeyin faydasız olduğunu anlamak, ziyan olarak geçen günlerin hasretiyle harap olmak fikrini buradan kaptım. Bu fikir bana
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550,1bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)