Saat sabahın ikisiydi ve benim uykum kaçmış, canım sıkılmıştı..
TOHUM (KİM GELDİ?) DÜŞVARİ: 8 Aralık 2014... Dün akşam, Trabzon'da konferansa gitmiş olan Sadeddin Ustaosmanoğlu'ndan telefon gelmiş; Mahmud Efendi'nin torunu Muhammed Fatih Ustaosmanoğlu, Dedesi'nin ziyaretine gidebileceğimi söylemiş... Ben, feci şekilde Telegram yorgunu, bu yüzden yatarken, haberi aldım; tabiî Telegramcılar da beni gece hiç uyutmadılar... Saat 11'i 25 geçe, Sadeddin Hoca ve Muhammed Fatih, beni aldılar ve düştük yola... Arabada, Efendi Hazretleri'nin rahatsızlığı ve yorgunluğundan, dalgınlığından dem vuruldu; yaşına bağlandı... Ben, yorgunluk, dalgınlık, yaşlılık hepsi tamam, ama bunun ona eksiklik kondurucu kelimelerle konuşulmaması gerektiğini genel bir ifadeyle söyledim. Bunun üzerine torunu, "ruhuna gark olanların bedeni zayıf düşer!" mânâsına gelen bir Farsça beyti Dedesi'ne söyleyince, onun, "Hâlim tamam bu!" dediğini aktardı. İkamet ettiği yere vardığımızda, Cemaat'ten gençler ve hizmette bulunanlar bizi karşıladı ve hemen Efendi Hazretleri'nin genişçe odasına aldı. Bir koltuk üzerinde, kıbleye dönük oturuyor, elinde tesbih, gözleri kapalı ve neredeyse baygın gibi başı biraz yana eğik oturuyor. Sadeddin Hoca ve Muhammed Fatih, benim geldiğimi kulağına eğilerek söylüyorlar; iyi işitmiyormuş, Allah bilir ama, iyi işitmeme değil de, istiğrak hâlinden olabilir... Bir ara gözleri açılınca, ben davranıp elini öpmek istiyorum: "KİM geldi?" diyor... Ben ismimi söylüyorum... "KİM geldi, KİM geldi!" diyor ve ben ismimi tekrar söylerken, elini öpüyorum. O tekrar dalıyor, ben önünde eğilmiş, eli elimde yüzüne bakarken, birkaç kelime ediyorum. O ânda, elini kıpırdatmaksızın, avucunda bir damarın birkaç saniye titreyişini hissediyorum. Bu damar titremesi, benim hemen o ânda aklıma gelen; ben bu yaşıma kadar ne böyle tâbir duydum, ne de avuç içinde benim
Sayfa 150 - İBDA Yayınları·Kitabı okuyacak
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çünkü Jester içten içe biliyordu ki öfke en yakın olduğunuz kişilere, kızgınlık ve çirkinliği affedeceklerini bilecek kadar yakın olduklarınıza karşı daha rahat zincirlerinden kopardı.
"Eğer geleceği görebilseydik yaşam yolunda yürümeye devam edebilir miydik?"
Sayfa 280·Kitabı okudu
Alıntı
Çağrı
Ve sanırım beni ölüm döşeğimden çağırsan birden ayağa kalkıp sana gelecek gücü bulurdum.
Alıntı
Diyelim ki
Diyelim ki saat dörtte geleceksin,ben saat üçten itibaren mutlu olmaya baslarim.
Sayfa 88 - Hep kitap·Kitabı okudu