Tanık kimliğini söyledi. Genelev kadını idi. Hepimiz ayağa kalktık. Başkan, tanığa yemin verdiriyordu. “Namusun ve vicdanın üzerine yemin ediyor musun?” Kadın başkana baktı. Etrafına bakındı. Başkan bağırdı. “Yemin etsene be kadın!” Edemem Reis Bey. Çarpılırım. Namus dediğini çıkar, edeyim.” Başkan durakladı. Başını başka tarafa çevirdi. Zabıt kâtibine “Yaz” dedi. “Tanığa usulen yemin ettirildi.”
Sokrat kaçabilirdi. Kaçmamakla beş yüz hâkimli mahkemeyi kabul etmiş sayılmaz. Davranışı adalet tarihinde ünlü bir reddir. Kaçsaydı, Atina’nın düşmanı sayılır, kararın doğru görülmesine sebep olurdu. Sokrat’ı ölüme mahkûm eden hâkimlerden hiçbiri bugüne kadar yaşayabilmiş değildir. “Sanık Sokrat” hala kendini savunuyor
Terazi ile ölçülen şey, ağırlıktan çok, kütledir; ağırlık, yerin cismi çektiği kuvvet ile ifade edilir. İşte bu kuvvet, kutuplarda, ekvatordakinden daha büyüktür, çünkü ekvatorda, dünyanın dönüşü gravitasyona karşı kısmi bir etki yaratan bir “ merkezkaç kuvveti “ meydana getirir.