“Adam deprem, kadın enkaz,
Adam yara, kadın sızı,
Adam acı, kadın hüsran,
Adam rüya, kadın kabus,
Ve adam kırılmıştı, kadın paramparçayken.
Ve adam ölüyor, kadın ceset.”
Sesinde ne var biliyor musun
Ev dağınıklığı var.
İkide bir elini başına götürüp,
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun.
Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar.
Uzun bir süre önce internette filmine rastlayıp, daha sonradan kitabını alıp okuduğum bir eser. Kitapta iki çocuğun gözünden savaşın acımasızlığını, küçük bir çocuğun savaşa olan yabancılığını ve masumiyetini okuyoruz aslında. John Boyne bir çocuğun masumiyetini ve bilgisizliğini, kalemiyle kitaba çok güzel yansıtmış, başlarda her şey akıcı ilerlerken, öldürücü darbeyi kitabın son sayfalarında vuruyor yazar. Kesinlikle dokunaklı ve etkileyici bir hikaye