En zor kışların arkasından gelirmiş en güzel baharlar. Sen yediğin soğuklara inat, içini ısıtan, sevdiğin baharlara inan; onlar sen inandığın için hayatında varlar. Gönlüne hüznü düşürme ve onu kaygılarınla besleme sakın. İnan, bugünden daha güzel olacak senin için yarınlar. Sabırla, duayla ve tüm kalbinle iste. Duaların kabulü, samimiyetin kadar yakındır sana. Teslim olma karamsarlığına ve gecenin karanlığına. İnan ki tüm aydınlığıyla ve tüm güzelliğiyle gelsin sana yarınlar.
Algınız gerçeklik değildir. Sadece sizin gerçekliği algılama şeklinizdir, bunu sakın unutmayın. Dünya standartlarına tırmanışınızın şu aşamasında gerçekliğe baktığınız objektiftir. Aklıma Alman Filozof Arthur Schopenhauer geldi. Şöyle yazmış: 'Çoğu insan, vizyonunun sınırlarını dünyanın sınırları olarak kabul eder. Çok azı bunu yapmaz. Onlardan biri olun."
Oysa bütün istediğin kıpırtısız bir hayattı. Sakin, dingin, hareketsiz... Mutlu olmaktan çoktan vazgeçmiştin, istediğin tek şey huzurdu. Huzurun yolu da mutlak eylemsizlikten geçiyordu. Ama ne zaman, ne eşya, ne de o izin verdi buna.