10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 173. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:56
"MUKADDES" "Bilir misiniz, ilkbaharda yağmurdan sonra gökyüzü bambaşka bir berrak mavi renge bürünür. Yağmurla yıkanan ağaçlar tıpkı düğüne süslenen kızlar gibi açılır; hava nefis bir kokuyla dolar, kuşların cıvıltıları her tarafı kaplar. Mukaddesʼle vedalaşıp geri dönerken, benim gönlüm de tıpkı yağmurdan sonraki gökyüzü gibi bemberraktı. Sanki herkes bana bakıyor, güya yalnız ben değil, bütün insanlar gayriihtiyari birbirine karşı şefkatli, son derece nazik, oldukça iyi kalpliydiler." Aşk, sadece kavuşmak değil; anlamak, beklemek ve büyümektir. Özbek Edebiyatının zarif kalemlerinden olan bu muazzam eser, bir aşk hikâyesinin ötesinde; eğitim, aile bağları, kimlik arayışı ve umut üzerine derin bir yolculuk sunuyor bizlere. Göründüğünden çok daha derin bir meseleyi anlatıyor aslında. Şerif'in hikâyesi; Türkiye’nin dört bir yanında sınava hazırlanan binlerce gencin hikâyesiyle aynı: Emek, fedakârlık ve gelecek kaygısı. Hikâyemizin kahramanı Şerif bir fabrikada işçi olarak çalışıp üniversite sınavlarına hazırlanan genç bir delikanlı. Enstitü koridorlarında geçen günlerinden birinde, tek başına bir köşede oturan Mukaddes’e rastlar. O an değişir her şey hayatında. Dersler, kitaplar, sınav kaygısı geri planda kalır; Şerif’in tüm dikkati bu gizemli kıza odaklanır. Zordur hayatı bir yandan çalışıp bir yandan okumak. Sevdiği kıza olan duygusu, özlemiyle alır götürür onu da hayatın karmaşasında. Mukaddes'in sessiz duruşu, yalnızlığı ve naif halinden etkilenen Şerif içindeki samimiyetle ona kendi ailesini anlatır. Mukaddes de boş değildir ona karşı, kapılarını açar ve kendi hayatından anlatmaya başlar. İki genç arasında başlayan samimi konuşmalar, kısa sürede derin bir bağa dönüşür. Birlikte sınava hazırlanırlar, hayaller kurarlar, geleceği konuşurlar. Ama hayatın sürprizleri
Edebiyat & Roman
MukaddesAdil Yakubov · İleri Yayınları · 2000138 okunma
9/10
·236 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:00
Bir kitabı okuduğunuz zaman onun gerçek bir hayat öyküsüymüş gibi hissedilmesi kitabın ne kadar gerçekçi yazıldığını gösteriyor. Okurken sürekli gerçek mi yoksa kurgu mu ikileminde kaldım. Bu konuda yazarımızı @aytenyagmurofficial2025 canı gönülden tebrik ediyorum. Gel gelelim kitaba . Kitapta her karakterin ayri ayrı değerlendirilmesi gerekiyor ama beni en çok üzen Yusuf oldu. Yusuf: Erken yaşta annesini kaybedip babasından yeteri kadar şevkat görmemiş hayatı altüst olmuş bir şizofreni hastası insan( Yusuf'un büyüme sürecini öğrenmek de isterdim) Hikmet: Hayriye'ye deli gibi aşık olmuş ama zamanında babasına başkaldıramadığı için hayatı alt üst olmuş ve bununla beraber karısı ve çocuğunun hayatını da mahvetmiş , sinir olduğum insan tiplerinden biri. Hayriye: Sevmenin ve teslim olmanın acısını ölene kadar çeken yüreği yaralı kadın. Sana çok üzüldüm Esma: Narin ,hasta ama en kötüsü de kendini sevmeyen bir adamın elinde ziyan olmuş yüreği güzel kadın sen de bunu haketmedin... Bunların yanı sıra kitaptaki her karakter birbirinden ayrı yaşamlari temsil ediyor. Severek okuduğum,okurken üzüldüğüm bir kitaptı. Hayattan bir roman okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025114 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·472 syf.··
2026 18. kitabı
Cahide, sanat tutkusunun peşinden giderek tiyatro dünyasına adım atar ve kısa sürede dönemin en tanınan oyuncularından biri hâline gelir. Sahnedeki başarısı, güzelliği ve azmi sayesinde büyük bir ün kazanır; Türk sinemasının öncü isimleri arasında yer alır. Ancak şöhretin beraberinde getirdiği zorluklar, yanlış kararlar ve alkol bağımlılığı zamanla hayatını altüst eder. Bir zamanlar zirvede olan Cahide, kariyerini, servetini ve çevresindeki insanları kaybeder. Kızıl Çengi, Cahide Sonku’nun başarıdan yalnızlığa uzanan dramatik yaşam öyküsünü anlatırken, aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sanat ve toplum yaşamına da ayna tutar.
Kızıl ÇengiOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20231,116 okunma
Puan vermedi
Açık konuşacağım; çok sevdiğim, yakından tanıdığım bir kadının elinden böyle devasa bir iş çıktığını görmek beni kelimenin tam anlamıyla büyüledi, altüst etti ve çok fazla heyecanlandırdı! Resmen keyiften dört köşe oldum, okurken bir ara kalkıp biraz koşasım falan geldi! Biz Burcu’yla beraber güleriz, konuşuruz, fikir alışverişinde bulunuruz. O yüzden de ben kitabı elime alırken bizim Burcu’yu okuyacağımı sanıyordum; meğer karşımda yılların edebiyatçısı, demlenmiş bir usta yazar varmış da haberim yokmuş. Burcu’cum, bu nasıl bir emek, nasıl bir şahane delilik? Kitap boyunca beni bir oraya fırlattı bir buraya. Tam bir öyküde ince bir ironi yakalayıp gülerken, çat diye bir sonraki sayfada tokat yemiş gibi kalakaldım. (Hele o bir tatlı isimli öykü var ya... İsim vermiyorum spoiler olmasın ama o çok komik başlayıp insanı paramparça eden o son beni mahvetti... ) Okurken beni asıl vuran yerlerden biri de o muazzam gözlem yeteneği oldu. Halkın o en saf, en bizden halini öyle bir yakalamış ki... Karakterlerin konuşma metinleri, o diyaloglar gerçekten harikaydı. Hani o mahallemizin, ailemizin içindeki samimi sesler var ya; onları yapaylığa hiç kaçmadan, o kadar doğal ve usta işi aktarmış ki diyalogları okurken resmen muhabbet yanımda dönüyor gibi hissettim. :) Kendi de çoğunlukla öyle konuşur zaten; mesela beni arayıp ulaşamamışsa doğrudan *"Neredesin Allah'ın cezası!"* der. İşte o samimiyet aynen kitaba akmış. Sinematik betimlemelerinin başarısı zaten apayrı bir seviye ama argoyu öykülere öyle güzel, öyle dozunda yedirmiş ki... Hiç mi sırıtmaz bir kelime! Hayatın içindeki o gerçekçiliği ve sokağın ruhunu aynen hissettim, oralar tıpkı film gibiydi, çok hoştu. Kitapta en sevdiğim bir diğer konu da kadınların yaşadığı sorunlar, o görünmez mücadeleler ve toplumsal dertlerimiz
Ben Yokmuşum GibiBurcu Ünlü · Everest Yayınları · 2023196 okunma
6/10
·320 syf.··
2026 120. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:25
Herkesin sırları vardır. Peki ya sizinkiler? Bir gün sırlar açığa, gerçekler günyüzüne çıkarsa ne yaparsınız? Bir kadının hayatı birden altüst olur. Yaşadığın hayata yabancı olmak, onun elinden kayıp gidişi ve hiçbir şey yapamamak bu duygu insanı mecnun edebilir. Peki, ölüm gününüzü bilseydiniz? Soruların içinde sorular, cevapların içindeki sualler her zaman bir başka zaman diliminde yaşanmış ya da yaşanacak ihtimallerin bütünüdür. İnsan bir olasılıklar deryasıdır, ve bazen katil her zaman sanıldığı gibi kocası değil, kocanın karısıdır.
1000Kitap
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202657 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 251. kitabı
Gabriel García Márquez, büyülü gerçekçiliğin o efsanevi pusunu bu kez ömrün son düzlüğüne, yaşlılığın ve yalnızlığın o çıplak gerçekliğine doğru üflüyor. Kolombiyalı ustanın bu kısa ama sarsıcı son romanı, hayatı boyunca hiçbir kadınla karşılığını ödemeden, yani gerçekten aşık olmadan birlikte olmamış, taşra gazetesinde köşe yazarlığı yapan 90 yaşındaki bir gazetecinin sıra dışı doğum günü kutlamasını konu alıyor. Kendi deyimiyle "çirkin, utangaç ve çağ dışı" olan bu yaşlı adam, doksanıncı yaş gününde kendine bakire bir genç kızla geçireceği bir gece hediye etmek ister. Ancak genelev işleten eski bir tanıdığının aracılığıyla bulduğu o genç kızın (Delgadina) yatağında uyuya kalışını, onun masumiyetini ve nefes alışını izlerken, hayatı boyunca hiç tatmadığı o devasa, yıkıcı ve iyileştirici duyguyla—yani gerçek aşkla—ilk kez tanışır. Karşılığında tek kuruş ödemediği bu platonik ve sessiz aşk, yaşlı adamın ölümü bekleyen zihnini ve bedenini adeta yeniden canlandırır, ona ömrünün son demlerinde muazzam bir yaşama sevinci aşılar. Márquez, cinselliğin ve yaşlılığın tabularını altüst ederken, tabuların çok ötesinde varoluşsal bir yalnızlık komplosunu deşifre ediyor. Zamanın akışını, yaşlanmanın getirdiği o kaçınılmaz eksilmeyi ve ölümün gölgesini, her zamanki o lirik, büyüleyici ve zarif üslubuyla yumuşatıyor. *Benim Hüzünlü Orospularım*; adının kışkırtıcı duruşunun arkasında, aslında zamana karşı direnen en naif insani arzuyu saklayan; aşkın yaşının olmadığını değil, aşkın insanı ne zaman yakalarsa yakalasın onu yeniden doğuracak bir mucize olduğunu fısıldayan hüzünlü ve sarsıcı bir veda şarkısıdır.
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201925bin okunma