“Ama o benim babam." diyormuş üniversite yurdundaki arkadaşına. Bir yabancı değil, babam, hücrelerimin yarısı, kanımın yarısı, saçımın rengi, çene yapım ondan geliyor. Babam.
Şu çocuk dünyaya getirme işi...
Şimdi olduğu gibi bir zorunluluk veya bedensel zevkin eşlik ettiği bir şey değilde tamamen düşünüp taşınarak akılla yapılan bir iş olsaydı acaba insan soyu gerçekten varlığını sürdürmek ister miydi?
"Şimdi rüya görüyor. Kimi görüyor rüyasında biliyor musun?"
"Kim bilir!"
"Seni görüyor. Ya rüya görmeye son verirse, ne olursun sen?"
"Bilmiyorum. "
"Yok olursun. Sen rüyadaki hayalsin. Kral eğer uyanırsa, mum gibi sönersin sen."
Lewis Carroll