Güven duyularak devralınmak yerine, dış baskılarla ayakta tutulan inanç, şimdi ve eskiden de, bilimlerin ve inanç esasları ile ters düşen hayat deneyimlerinin etkisi altında ermektedir ve erimiştir.
Hayatım durmuştu. Nefes alabiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, uyuyabiliyordum; nefes almamak, yememek, içmemek, uyumamak elimden gelmiyordu. Ama hayat değildi bu çünkü beni zihnen tatmin edecek bir arzum yoktu. Bir Arzum olduğunda, onu gerçekleştirsem de gerçekleştirmesem de bir şey değişmeyeceğini önceden biliyordum. Bir peri çıka gelse de bana"dile benden ne dilersen" dese ona ne cevap vereceğimi bilemezdim.
"Arap fethi, Ispanya için bir hayırdır: Önemli
sosyal bir devrim üretti; yüzyıllar boyunca ülkenin altında inlemekte olduğu kötülüklerin büyük bir kısmını ortadan kaldırdı (...) Araplar, şu metoda göre idare ediyorlardı. Önceki hükümetlerinkine oranla,vergiler iyice azaltımıştı. Araplar (derebeyligin çok geniş şekilde böldüğü, toprak kölesi çiftçilerin ve mutsuz kölelerin işledigi) toprağı zenginlerden alarak, toprağı işlemek isteyenler arasında
eşit şekilde yeniden dağıttılar. Yeni sahipleri çok verimli mahsuller aldılar. Ticaret, sınıflandırmalar dan ve onu ezen ağır vergilerden kurtarıldı, dikkate değer şekilde gelişti. Kurân, kolelerin ölçúlú bir fidye vermeleriyle hür olmalarına izin veriyordu ve bu yeni güçleri ortaya çıkardı. Bütůn bu uygulamalar, Arab hakimiyetinin başlangıcındaki kucak açmanın sebebi olan iyi bir genel yaşam biçimini açıklıyordu."