Çalışmaya, üremeye devam ettikleri sürece, bunların başka faaliyetlerde bulunmasına gerek yoktu. Arjantin ovalarına salınan sığırlar gibi başıboş bırakılarak, kendilerine doğal gelen, bir bakıma atalarından örnek aldıkları bir yaşam tarzına geri dönmüşlerdi.. ..Ağır işlerde çalışmak, ev ve çocuk bakımı, komşularla ufak tefek dalaşmalar, filmler, futbol, bira, en çok da kumar, zekalarının ufkunu dolduruyordu. Belli bir düzen altında tutulmaları güç değildi.. ..Emekçilerin güçlü siyasi duygulara sahip olması istenmiyordu. Onlarda aranan tek özellik, iş saatlerinin uzatılmasına, paylarının azaltılmasına razı edilmeleri için başvurulan klasik bir vatanseverlikten ibaretti. Zaten ara sıra hoşnutsuzluk duyduklarında bile, bu hoşnutsuzluklarından bir şey çıkmazdı. Çünkü sağlam bir fikirleri, dünya görüşleri olmadığından, hoşnutsuzlukları sadece önemsiz bir bireysel yakınmadan öteye geçmezdi.. ..Kuşkulanmaya gerek duymayacak kadar aşağı görülüyorlardı. Parti öğretilerinde belirtildiği gibi: "Emekçiler ile hayvanlar özgürdürler."