Kuran, mezarlıklarda okunan, evin duvarında asılı olup rehber edinilmeyen, sözde saygı gösterilen fakat mezhep kitaplarının açıklamasıyla ancak anlaşılabilecek bir kitap gibi algılanmaktadır.
Harper’ın şeytani bakışları Gurur ile ikimizin üzerinde gezindiğinde, “Eski günleri mi yad ediyordunuz?” diye sordu. “Eski aşıkların bir buçuk yıl sonra yeniden buluşması büyük bir olay.”
Dünya benim 'bilinçsiz tip' diye nitelediğim insanlarla dolu;
ben de işte katlanamıyorum onlara, bu 'bilinçsiz' tiplere! Bütün bu küf kokan, bilgisiz ve bilnçsiz yaşam ve
eylemlere katlanamıyorum, insanın sinirlerini ayağa kaldıran çevremdeki bu safdilliğe katlanamıyorum. Karşı koyamadığım kahredici bir dürtü, çevremdeki her şeyi gücüm yettiği kadar açıklamaya, dile getirmeye, bilinç önüne çıkarmaya zorluyor beni; ama bunun ileriye götürücü ya da engelleyici bir etkisi olurmuş, avutup acıları yatıştırır ya da insanı ıstıraplara boğarmış, hiç aldırdığım yok....
" - üstadım, bize insan kadar tuhaf bir hayvanın neden yaratıldığını açıklayabilir misiniz?
- sanane ki bundan, bu senin işin mi ki?
- fakat, bu dünyada sayısız kötülük var.
- yani, ne olmuş? kötülük ya da iyilik, ne fark eder? Sultan Mısır'a bir gemi gönderdiğinde, gemideki farenin rahatını düşünür mü? "
"Suni teneffüstü o."
"Senin de zaten pek umursamadığını hatırlıyorum."
"Suni teneffüs çalış biraz o zaman. Sen olayı çok yanlış anlamışsın."
"Sanane benim suni teneffüsümden. Hastam mısın sanki?"
"Olurum belki?"