MOMO'nun anlam arayışı
Puan vermedi·56 syf.··
2026 40. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 04:21
Okuma alışkanlığı kazanmak isteyenlere tavsiyemdir. Duygusal terkedilmişlikle mücadele eden MOMO dünyaya karşı güvensiz, alaycı ve erken yaşta yetişkinleşmek zorunda kalmış bir çocuktur. Babası tarafından sevilmediğini düşünen annesinin onu terkettiğine içerleyen karakter, okuduğum her sayfada sanki bana şunu soruyor. Bir insan sevgi görmeden büyürse hayata nasıl tutunur? Siz tam soruyu cevaplayacakkken ortaya Mösyö İbrahim çıkıyor. Her şeye rağmen MOMO'yu bağrına basan, gittiği yolda arkasında duran kimi zaman ışık tutan MÖSYÖ İbrahim benim favorimdir. Bir diğer önemli tema da mutluluk meselesidir. Kitapta mutluluk, insanların çoğu zaman düşündüğü gibi sahip olunan şeylerle ilişkilendirilmez. Daha çok hayatı kabul etme biçimiyle ilgilidir. Mösyö İbrahim'in bilgeliği burada yatar. Hayat kusurludur ama yine de sevilmeye değerdir. Bu yüzden kitap, baba-oğul ilişkileri, yalnızlık, aidiyet ve sevginin dönüştürücü gücü üzerine kısa olmasına rağmen beklenenden daha derin bir eser olarak okunabilir.
Duygu ve Düşünce
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,4bin okunma
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:15
“Bizi Birleştiren Bağlar” serisinin 5. kitabı bende tuhaf bir yankı bıraktı; sanki uzun süredir kapalı duran bir kapı nihayet aralanmış gibi. Dört kitap boyunca Nox’a karşı hep bir mesafem vardı. Sertti, soğuktu, bazen öfkemin hedefi bile oldu. Onu tam anlamıyla affedemediğimi düşünüyordum ama aslında içimde başka bir şey vardı: onun bir hikâyesi olduğunu, o sertliğin bir yerden doğduğunu hissediyordum. Ve bu kitapta o hikâyenin içine girmek… her şeyi değiştirdi. Nox’un geçmişini, yaralarını ve neden böyle biri haline geldiğini gördükçe, ona kızmaktan çok onu anlamaya, hatta sıkı sıkı sarılmak istemeye başladım. Ve tam “artık her şey çözüldü” dediğim noktada hikâye beni yeniden ters köşeye yatırdı. Dört kitaptır kurulan savaşın aslında düşündüğümüz gibi ilerlemediğini, asıl düşmanın bambaşka bir yerde durduğunu öğrenmek… gerçekten beklemediğim bir sarsıntıydı. Ama en güzeli, bunun çok iyi yazılmış olmasıydı; her şey yerli yerindeydi, her detay bir anda anlam kazandı. Sürükleyiciliği, duygusal ağırlığı ve o ustaca kurgulanmış ters köşesiyle beni içine çekti. Şimdi tek bir şey kaldı: son kitabı okumak. Ve bu kez gerçekten hiçbir şeyi tahmin etmeye cesaret edemiyorum.
Edebiyat
Trajik BağlarJ. Bree · Olimpos Yayınları · 2026127 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·400 syf.··
2026 25. kitabı
Çok güzel bir kitap,OKUYUN,OKUTTURUN OKUMAZLARSA TEHDİT EDİN AMA OKUTTURUNNNN.Konusu ne kadar klasik olsa dahi mükemmel anlatılmış ve sanki hiç yazılmamış bi kurgu hissiyatı verilmişşş.6 saatte felan bitirdim. Hatta yanlış hatırlamıyorsam bu kitap ve 2. kitabı toplam 24 saat olmadan bitirdim
SınırBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20186,9bin okunma
Puan vermedi
Bu kitabı okurken ve buradaki uygulamaları yaptığınızda zihninizin karanlık yerlerinde kalan kapıları açılmış oluyor. Sanki yavaş yavaş ölüyormuşum ve gelip hayatımı kurtarılmış gibi...
Aklını En İyi Şekilde KullanTony Buzan · Olimpos Yayınları · 2015220 okunma
9/10
·112 syf.··
2026 54. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:26
Küçük Prens’i okurken sanki bir masal okuyormuş gibi ilerliyorsunuz ama aslında her bölümde hayatla ilgili önemli bir şey söylüyor. Sevgi, dostluk, yalnızlık ve birine emek vermenin değeri üzerine düşündürüyor. Kitabı bitirdiğimde içimde hem tatlı bir huzur hem de hafif bir hüzün kaldı. Bence bu kitap, yaşı kaç olursa olsun herkesin en az bir kez okuması gereken eserlerden biri. Çünkü büyürken kaybettiğimiz bazı duyguları bize yeniden hatırlatıyor.
Duygu ve Düşünce
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:59
Turgenyev bu romanı 1862'de yayımladığında Rusya ikiye bölünmüştü: bir yanda geçmişe tutunmaya çalışan toprak sahibi aristokrasi, öte yanda her şeyi yıkıp yeniden kurmak isteyen genç kuşak. Ama Turgenyev bu çatışmayı bir bildiri olarak değil, bir hüzün olarak yazdı. Bu fark her şeydir. Romanın merkezinde Bazarov durur — tıp öğrencisi, nihilist, keskin dilli, duygusallığı zayıflık sayan biri. Arkadaşı Arkadi'nin ailesini ziyarete gittiklerinde iki dünya birbirine çarpar. Pavel Petroviç ile Bazarov arasındaki gerilim yalnızca fikir çatışması değildir; iki farklı varoluş biçiminin birbirini anlayamamasıdır. Pavel kibarca ama kararlıca direnir, Bazarov ise acımasız bir netlikle her değeri sorgular. Sanat, aşk, gelenek, otorite — hiçbiri onun nazarında kutsal değildir. Ancak Turgenyev Bazarov'u bir sözcü olarak yazmaz. Onu insan olarak yazar. Ve o insan, kendi felsefesinin tuzağına düşer. Odintsova'ya aşık olduğunda nihilizmi çatlamaya başlar; çünkü aşk tam da reddettiği şeydir: akılla açıklanamayan, denetlenemeyen, insanı savunmasız bırakan bir hal. Bazarov bunu kabullenmek yerine içine gömer — ve bu bastırma onu hem daha trajik hem daha gerçek kılar. Romanın en güçlü yanlarından biri tarafsızlığıdır. Turgenyev ne eski kuşağı karikatürize eder ne yeni kuşağı yüceltir. Nikolay Petroviç saf ve biraz tutuk biri olarak görünse de ona duyduğumuz sevgi büyür; Pavel ise katı ama kendi içinde tutarlıdır. Arkadi zamanla Bazarov'un gölgesinden çıkıp kendisi olur — bu dönüşüm sessizce gerçekleşir ama derindir. Her karakter eksiktir, her karakter anlaşılırdır. Kimse tamamen haklı değildir. Sonun getirdiği yalnızlık ise uzun süre insanın içinde kalır. Bazarov'un ölümü dramatik bir sahneyle değil, neredeyse sıradan bir kaza gibi gelir — bu da onun dünya görüşüyle tuhaf bir uyum
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Turkuvaz Kitap · 202055,9bin okunma