4/10
·104 syf.·
2026 6. kitabı
Mehmet Rauf’un polisiye türündeki denemelerinden biri olan *Define*, olay örgüsünü Şark’ta görev yapan Doktor Şakir Feyzi Bey’in öznel bakış açısından (birinci tekil şahıs anlatıcı) okura aktarmaktadır. Eserin giriş bölümünde entelektüel, ahlaki açıdan dürüst ve gizemli olaylara ilgi duyan bir profil çizen ana karakter, olay örgüsü ilerledikçe belirgin bir psikolojik dönüşüm geçirir. Bir bulmaca ve ipucu zinciri etrafında şekillenen anlatıda, yazarın kullandığı iç monologlar aracılığıyla kahramanın hırs ve şehvet gibi dürtüsel duygularının su yüzüne çıkışına tanıklık edilir. Klasik dedektiflik edebiyatının temel dinamikleri göz önüne alındığında eser; bilinmezlik yaratma, okuru entelektüel bir sürece dâhil etme ve kurgusal beklentileri tersyüz etme (sürpriz son) gibi unsurlar açısından zayıf kalmaktadır. Kurgudaki temel yapısal sorunlar şu şekilde özetlenebilir: Okurun vakaya dair sahip olduğu tüm veriler, anlatıcının süzgecinden geçen sınırlı bilgilerden ibarettir; bu durum okurun kendi çıkarımlarını yapmasını engeller. Olayların düğüm noktalarının çözüme ulaşma süreci analitik bir tümdengelimden ziyade rastlantılara dayanmaktadır. Kurgunun tesadüfler üzerinden ilerlemesi, rasyonalite ve mantık çerçevesine oturtulması gereken polisiye türünün doğasıyla açıkça çelişmektedir. Eserde, yazarın olaylara ve karakterlere yaklaşımındaki didaktik tavır dikkat çekmektedir. Mehmet Rauf, metin boyunca iyi-kötü dikotomisini (ikiliğini) oldukça keskin çizgilerle belirler: Tek Boyutlu Karakterler, Antagonist (kötü) karakterler hiçbir olumlu nitelik barındırmazken , protoganist(iyi)karakterler hep iyi ve güzel nitelikler barındırır. Olaylarda ve durum analizlerinde ahlaki veya psikolojik “gri alanlara” yer verilmez. Okuru Yönlendirme Eğilimi: Yazar, verdiği bilgiler, yaptığı
DefineMehmet Rauf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20223,341 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 79. kitabı
İsmet İnönü 'nin siyasi yaşamı ve devlete verdiği emeği gazeteci yazar Saygı Öztürk 'ün kaleminden okuduk kıtabımızi.. ismet inönü, 1884’te izmir’de doğdu. halıcıoğlu topçu harbiyesini bitirip 1906’da kurmay yüzbaşı rütbesiyle edirne 2. ordu’da göreve başladı. osmanlı’nın son dönemindeki çalkantılardan etkilenerek, devletin kötü gidişatını durdurmak amacıyla 1907’de jön türk örgütü ittihat ve terakki cemiyeti’ne üye olmuştur. inönü, 31 mart 1909 ayaklanmasını bastıran hareket ordusu’na katılarak subaylık kariyerine devam etti. Balkan savaşı’nda çatalca cephesinde görev aldı, ı. dünya savaşı’nda yemen ve diğer cephelerde hizmet gördü. mondros mütarekesi sonrası milli mücadele’ye katılan inönü, mustafa kemal paşa’nın yakın silah arkadaşı olarak sakarya ve dumlupınar gibi savaşlarda ön saflarda komutanlık yaptı. kurtuluş savaşı’nda ı. inönü (10 ocak 1921) ve ıı. inönü (31 mart – 1 nisan 1921) muharebelerini kazanarak tuğgeneralliğe terfi etti. osmanlı ordusundaki askerî deneyimi ve “jön türk” kökenli milliyetçi bakışı, cumhuriyet yönetim anlayışının şekillenmesinde başlangıçta etkili oldu. Erzurum'dan Erzincan'a, Ağrı'dan Diyarbakır'a, Kars'tan Muş'a, Diyarbakır'dan Tunceli'ye, Van'dan Bitlis'e, devletin politikaları ilk kez bu kitapta ayrıntılarıyla açıklanıyor. Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır. - Düşman unsurlar içinde saldırgan olan teşkilat Kürt reisleri ve adamlarıdır. Fransız istihbaratı her istedikleri anda Kürt reislerini çeteler halinde memleketimize saldırtmaya muktedirdirler. - Siirt Türklüğe hevesli bir Arap şehridir. Hükümete yakın itaatkâr halkı vardır. - Van halkı derlemedir. Bütün halkın ümidi devletin göstereceği ilgidedir. Sağlam bünyeli şarkta Cumhuriyet'in çok önemli bir temeli
Anı mektup günlük edebiyat siyaset politika
İsmet Paşa'nın Kürt RaporuSaygı Öztürk · Doğan Kitap · 200795 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 180. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 20:15
Herkese merhabalar Bugun bilim kurguya yakin ,manevi anlatımlı hatta yer yer distopya olarak bilemeyen tanimlanabilecek tarzda bir kitapla geldim . Kıyamet dünya var olduğundan beri tartışılan, alametleri sıralanan bir yok oluş. Bu kitapta da yazar kıyameti sürelerde geçen şekliyle, ama kendi de bir kompozisyon yaratarak aktarmış. Kıyametin küçük ve büyük alametleri var .Küçük alametlerin çoğu tamamlanmış durumda. İlmin ortadan kalkıp bilgisizligin artması, zina ve alkolün ulu orta yapılması, cinayetlerin artması, işi bilmeyen insanların yapmasi ,zamanın hızlı gecmesi gibi .. Büyük alametlere gelince ,bir ilkbahar Ramazan günü cumasinda bir ses duyulacak ,Güneş batıdan doğacak. Biri Şarkta, biri Garpta ,biri Arap yarimadasinda üç yer batacak ve insanlar ölecek. Paralel evrende İbrahim cennete götürülüp orda egitiliyor .Sonra Peygamber Efendimiz zamanına götürülüp 30 yıl orda kalıyor. Sonrasında İsrafil Aleyhisselam Sur a uflediginde bütün insanlar ölüyor ve İbrahim ve melekler kalıyor sadece . İlk insanın yaratılışı anlatılmış mesela. Adem A.s öldükten sonra Nuh peygambere kadar dünyaya gelen olmamış. Deccal ,yecuc Mecuc konulari anlatılmış. Bu konulara merak li olanların zevkle okuyacağı bir kitap .. Kitapla kalın dostlar... Beklenen Kıyamet ve Yansımalar İbrahim Osman Kahyaoğlu
Beklenen Kıyamet ve Yansımalarİbrahim Osman Kahyaoğlu · Ahir Zaman Yayınları · 20256 okunma
Floransa Büyücüsü
8/10
·429 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 22:41
Herşey bir yabancının Hindistan’a gelmesi ve Babür Şah’la görüşmek istemesiyle başlar. Dediğine göre İngiliz Kraliçesinin elçisidir bu zat. Kısa sürede bunun bir yalan olduğu ortaya çıkar ve başka bir hikayeye başlar bu yabancı. Demesine göre kendisi - Mogor dell’Amore – Babür Şahı Ekber’in akrabasıdır. Nasıl olur der herkes. Öyle ya, Mogor dell’Amore sarışın bir Avruplalıdır, Ekber Şah ise tam bir doğulu. Ve hikayesini anlatmaya başlar. Daha doğrusu kayıp prenses Kara Göz’ün hikayesini anlatmaya başlar. Bu hikaye öyle bir hikayedir ki o zamanki bilinen dünyanın her yerinde geçer. Orta Asya’dan Safevilere, Safevilerden Osmanlıya, Osmanlıdan da Floransa’ya uzanan bir yolculuk, bir hayat öyküsü. Tarihe mal olmuş bir çok isimde birer figürdür bu yolda. İsmail Şah, Yavuz Sultan Selim, Niccolo Machiavelli , Medici’ler, Amerigo Vespucci, Andrea Doria…Özellikle Niccolo Machiavelli kitaptaki önemli karakterlerden biri. Kitap yukarıda da belittiğim gibi Doğu’da başlayıp Batı’da sonlanan bir yolculuk. Bu anlamda tam bir Doğu-Batı karşılaştırmasından söz edebiliriz. Hikayenin anlatılması sırasında bu karşılaştırmaya dair önemli tespitlerde yapılmakta. Kitabın 404. Sayfasında Mogor hikeyesini sonlandırmak üzereyken Ekber Şah aşağıda yazan tespitte bulunuyor. “…Garp memleketlerinin, Şark’ta tekdüze yaşamlar süren halkların kavrayamayacağı kadar egzotik ve gerçeküstü olduğunu anladı. Doğuda erkekler ve kadınlar çok çalışır, iyi kötü birer yaşam sürdürür, onurlu ya da onursuz ölümleri tadar, muhteşem sanat eserlerinin yaratılmasınai muazzam şiirler yazılmasına, muhteşem müzekler bestelenmesine vesile olan, bir miktar teselli ederken bolca kafa karışıklığı yaratan dinlere inanırlardı. Sıradan hayatlar sürerlerdi, kısacası. Oysa bu masalsı Batı diyarlarında yaşayan insanlar, salgın hastalıklar gibi
Hint edebiyatı
Floransa BüyücüsüSalman Rushdie · Can Yayınları · 2024767 okunma
Bir çınarın gözünden...
9/10
·415 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2024 19:58
Edebiyat bir mevsimse Tanpınar, derinliği meçhul bir gölün etrafında, bütün renklerin iç içe geçmiş olarak, gölün yüzeyinde akisleriyle raks ettikleri sonbahardır. Ve kitaplar bir meyve bahçesindeki ağaçlara benzetilseydi eğer; onlarca konunun, yüzlerce manayla, en nazik bir tâbiatla sunulduğu Huzur, nar ağacı olurdu. Bir kitabın önce paragraflar arasında, sonra sayfalar arasında ve nihayet 5. sayfasıyla 275. sayfası arasında, sanki hiçbir şey yazılmamış olsa da yazılmış olan her şey, yine de anlaşılır olurmuş hissi verdiği bütünlüğü anlamak için üst üste iki kez, bazı bölümleri üç kez okumam gerekti. Ruhen, zihnen ve kalben yorucu ve dermansız bırakan, adeta canlı bir hikaye benzeri, okuru kendini okumaya mecbur eden, "beni anlamalısın, bu insanın hikayesidir", diyen harika bir eser. Bir yanı şarkta, bir yanı garp da yarım, tamamlanmamış bir Mümtaz. Sembolik olarak kimlik arayışındaki 1930- 1950 arası Türkiye'yi temsil eder. Ama aynı zamanda şark tarafını temsil eden Nuran'a delice aşıktır. Bu iki karakter tek bir karaktertir aslında, zira Mümtaz'ın Nuran'sız bir anı yoktur. Mümtaz'ın düşüncesi Nuran'ın vücudunda yaşar. Hissi tarafı da Nuran'a bağlıdır. Yani Osmanlı'dan Selçuklu'ya, Viyana'dan Mısır'a, bin yıllık medeniyete. Bu bağlılık da kendini musiki ile açığa vurur. Diğer taraftan Mümtaz batıya da klasik müzik ile bağlıdır. Aydınlanmanın Fransa'sından İstanbul'a; şiirin, müziğin, sanatın ve düşüncenin tecrübesini taşımıştır. Bu iki ayrı uç İstanbul Boğazı'nda buluşur. Boğaz, iyi niyetli, empati mağduru Mümtaz'ın arafıdır. Diğer iki karakterden biri İhsan, Mümtaz'ın akıl, irade ve cesaret tarafı. Çalışkan, cemiyet ve fikir adamı, ateşli bir idealist. Mümtaz'ın gölgesinde yetiştiği çınar. Bir de bozguncu, her şeyden ve herkesten gayrimemnun, kendi ilkel
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2024 1. kitabı
·
389 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2024 23:40
Şarkta zulmün fazlalığı, bu Anadolu’nun doğusunun batısından daha dindar olmasındandır. Şarkı ziyaret etmekte gecikmemeli. Ortadoğu’da çocuk olmak. Farkında olmakta fayda vardır. Ortadoğu’da Bir Çocuk - Kefen
Tarih
Ortadoğu’da Bir Çocuk - KefenŞehnaz Haşimoğlu · Lapis Kitap · 20221,318 okunma