"Çünkü, kuşku duymayan kişi bakmaz, bakmayan görmez, görmeyen kör ve şaşkın kalır."
Sayfa 76·Kitabı okuyor
Şaşkın, yıkılmış kafasından tuhaf, şimdiye kadar hiç aklından geçmemiş düşünceler geçer. deli düşünceler.
Sayfa 255 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
Doğanın her canlıya kendisine gereken kadarını verdiğini düşündüm ve ulaşama­yacağım şeylerin bizi ilgilendirmediğine inandım. Fakat bu ümitsizliğe rağmen öğrenme arzumdan vazgeçemedim ve şaşkın merakım daima tatminsiz kaldı.
Düzen
Oldum olası mutlakiyetçi/mükemmeliyetçi insanların yanında içime kapanır; arızalı, yaralı, şaşkın, mütevazi, hafif derbeder ve elinde olmadan zikzaklar çizen, düşe kalka şu hayatta arayış halinde olan insanların yanında açılır; dillenirim coşarım.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Jared, "Peki, gulyabanilere ne diyeceksin bakalım?" diye üsteledi. "Ne olmuş onlara?" dedi Bilgiküpü. "Gulyabaniler sizin dünyanıza bayılıyor. Makineleriniz ve zehirleriniz onlara uygun bir sığınak yarattı." "Kitabı bizden almak için onları kullandığınızda aranız çok iyiydi ama," dedi Jared. Yeşil gözlü elf şaşkın ve buruk bir bakışla, "Biz mi?" diye sordu. "Öyle bekçi köpeklerini üstünüze hiç salar mıyız biz, ha? Onlara Yutanhoyrat emir veriyor." Tekboynuzu dalgınca okşamaya devam eden Mallory ayağa dikildi: "Yutanhoyrat da kim?" "Bir ifrit," dedi Bilgiküpü.
Sayfa 90 - Doğan Egmont Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Gün batarken sula fesleğenleri balkonun kokusu sokağa taşsın sokaklar kayıp çocuklar gibi hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın
Reklam
Reklam