Umarım doğduğuna pişman olmazsın zavallı adam sjsjjs
Öyle bir sevda ki beni geceleri yıldızlara karşı dilsiz ve hayran, karanlıklara karşı şaşkın ve kendinden geçmiş bıraksın..
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Halk öyle şaşkın, öyle başıboş bir kılavuzdur ki, ne kadar zeki, ne kadar becerikli olsak adımlarımızı ona uyduramayız. Her kafadan çıkan bütün o karmakarışık sesler, bizi dört bir yana sürükleyen o kaba sözler, fikirler arasında doğru yolu bulmak olacak iş değildir. Bu kadar kararsız, serseri bir varlığı kendimize kılavuz saymayalım: Her zaman aklımızın ardı sıra gidelim, halkın takdiri de canı isterse ardımızdan gelsin. Bu takdir zaten talihe bağlı olduğu için onu kendi yolumuzda giderken de bulabiliriz."
Sayfa 47 - Ün·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
En zayıf ve şaşkın görünendir aslında en güçlü ve kararlı yanınız.
Sayfa 103·Kitabı okuyor
Dünyanın ömrünü iyice incelersen onun sadece iki zaman dilimini birbirinden ayıran “an” dan ibaret olduğunu görürsün. Çünkü geçmiş ve gelecek (şu anda) “yok” durumundadır, hiç olmamış gibidir. O halde sonsuz ve süresiz olan ahireti, göz açıp kapayıncaya kadar kısa süren dünya karşılığında değişenden daha şaşkın kim olabilir ?
Jeremy uzanıp parmağını makatımdan içeri sokuyor ve kaslarımı gerip bu sıkılığın onu reddetmesini bekliyorum. Şaşırıyorum ama parmağını sanki bekliyormuşum gibi zevkle içime alıyorum. Ah Aman Tanrım, bunu başarabilmek için bana ne yaptı? Parmağını içeride dolaştırıyor ve özel bir baskı noktası bulup başta hafifçe sonra daha da ısrarcı bir şekilde vajinamdaki titreşime doğru bastırıyor. Başım dönmeye başlarken nefessiz kalıyorum ve bedenim daha önceki şehvet dalgaları ile sarsılmaya başlıyor. Sonuç hoşuna gitmiş olmalı ki, yüzümdeki şaşkın ifadeye yamuk bir sırıtışla karşılık veriyor.
Dostoyevski hapishanedeki bir köpeği takibe alır ve yanından geçen her mahkumun onu tekmelediğini gözlemler. İlginç olan şey, köpeğin mahkumlardan kaçmaması ve yanına bir mahkum yaklaştığında adeta tekme yeme pozisyonu almasıdır. Dostoyevski de bir gün köpeğe yaklaşır ve tekme atmak yerine başını okşamaya başlar. Köpek bir süre şaşkın şaşkın ona baktıktan sonra hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlar. O günden sonra nerede Dostoyevski'yi görse ondan kaçar.