Merve taş

“En büyük umutsuzluk neyi aradığını bilmeden aramaktır” diye okumuştum bir yerde.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Ellerimdeki lekeler, yüzümdeki çizgiler kayboluyor dembedem. Aynaya bakmaya lüzum yok artık, nasılsa aynam annem."
Alıntı
Çocuk olmak bilmediğinin üzerinden atlamak, bildiğinle yetinmek, elindeki azıcık da olsa ondan bir hikâye yazmaktı. Evdeki bütün terlikleri uç uca dizip halının çizgilerinde yürüterek kocaman caddeler inşa etmekti mesela, buzdolabı kolisinden uzay mekiği yapmaktı, akşamsefasının tohumlarından, kozalaklardan, pisipisi otlarından tencere tencere yemek pişirip yalandan ziyafetler vermekti ev ahalisine. Bir dünya kurmak için bit kadar şeylerin yetebildiğine inanmaktı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
İnsan sanıyor ki kıyamet bir kerede kopacak. Belki herkesin kıyameti ayrı ayrı kopuyordur.
Sayfa 119·Kitabı okudu
“Barış Bakış tam deli değildi, tam akıllı da değildi. Zaten akıllı delinin karşıtı değildi. Deli ya da akıllı olması da Gülnazmiye'nin Barış'a âşık olmasına engel değildi. Aslına bakılacak olursa, dünya tatlısı küfürbaz Zerrin Hemşire'nin de dediği gibi, Zaten şu geçmişi boklu dünyada kim akıllı kim deli, hiç belli değil'di.”
Sayfa 173·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce