Kaos Evren uzayda geniş ve sonsuzdur, zaman içinde daima var olacaktır. İlkel insan evrenin kökenini ararken, her şeyi ilkel varoluşuna kadar götürmeye uğraştı. Kimileri bunun su olduğuna inandı, kimileri hava... Çinliler ilkel varoluşu kaos olarak görür. Eski Çinliler, evrenin doğumundan önce gökyüzü ile yeryüzü arasında bir ayrım olmadığına inanırdı; ne ışık, ne karanlık, sadece bütün uzayı dolduran kaos vardı. Savaşan Devletler döneminin (MÖ 369-286) filozofu Cuangzi, kaosun merkez Tanrı olduğunu söyledi. Gözleri, burnu, kulakları, ağzı yoktu. Arkadaşları Güney Denizi Tanrısı Şu ve Kuzey Denizi Tanrısı Hu, yedi deliğini (yani gözler, kulaklar, burun delikleri ve ağız) açmasına yardım etmek istediler ve ettiler. Her gün bir delik açtılar ve yedinci günde yedinci deliği açtıklarında kaos öldü. Kaosun ölümü evrenin doğumuna yol açtı.
Sayfa 19
Alıntı
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
DERGAH
Çin Seddi Yükseliyor
Savaşan Devletler Döneminin son dönemindeki diğerlerine nazaran üç büyük devletçik (beylik) Chao, Ch’in ve Yen Hunların güney komşusu idi. Bunların her biri Hunlara karşı savunma amacıyla savunma duvarları inşa ettiler. Aslında MÖ 800-780’lerde Çin’in kuzey sınırlarına yerleştirilen kendilerini kuzeylilerin akınlarına karşı korumak maksadıyla savunma duvarları yapmaya başlamışlardı. İlk defa böyle kesin mukavemet savunma duvarlarının inşası söz konusudur. Sadece Türklerin ataları değil, Mançuların ataları Tunguzlar da Çin’i akınlarla rahatsız ediyorlardı. Kuzeyli bozkırların dinamik sert hücumlarına karşı mücadele gücü zayıf yerleşik Çin köylü halkı savaş alanlarında başarılı olamıyordu. Sonuçta doğal bir engel yapmanın daha uygun olacağı düşünüldü. Çin Devleti, birçok devlet ve beylik içerisinde duvarları ilk defa inşa etme teşebbüsünde bulunan ilk devlet olarak göze çarpmaktadır.
Sayfa 52-53·Kitabı okuyacak
Bu yirmi beş yıl içinde, toplumdaki dev güçler çoğaldı, insanoğlunun yaşamını sürdürmesi karşısındaki tehlikeler, ve dolayısıyla insanın özgürlükten kaçma eğilimleri de arttı. Ama gene de umut verici işaretler var. H itler ve Stalin diktatörlükleri yokoldu. Sovyet blokunda. özellikle küçük devletlerde, aşın tutucu ve totaliter tulumun korunmasına karşın, liberalleşmenin giderek artünlması eğilimi açıkça görülüyor. Birleşik Devletler, bütün totaliter girişimlerin etkili olması karşısında dirençli olduğunu gösterdi. Zencilerin siyasal ve toplumsal bağımsızlığı yönünde önemli adımlar atıldı; Zenci özgürlüğü için ön sallarda savaşan — hem Zenci hem de beyaz— insanlann gösterdiği yüreklilik ve disiplin bu olguyu daha da etkileyici kılmaktadır.
Çin devleti İttifak Oyunu'yla MÖ 403-221 yılları arasında yaşanan tehlikeli Savaşan Devletler döneminde ağır ağır büyümeyi başardı. Çin uzaktaki devletlerle ittifak kuruyor ve yakındakilere saldırıyordu; saldırdığı yakın devlet ise kendi komşusu Çin ile ittifak kurduğundan hiçbir yardım alamıyordu. Karşısına çok güçlü bir müttefiki olan bir devlet çıktığında ise Çin, dedikodular yayarak, huzursuzluk tohumları atarak, taraflardan birini parayla yanına çekerek öncelikle bu ittifakı bozuyordu. Ardından bu devletlerden önce birini sonra diğerini işgal ediyordu. Zamanla komşu devletlerin tümünü yuttu ve MÖ üçüncü yüzyılın sonlarına doğru inanılmazı gerçekleştirerek Çin'i bütünleştirmeyi başardı.
1000k
"Dört yıldan fazla bir süre içinde din ve namus uğrunda her türlü fedakılrlıkta bulunduktan sonra bizimle beraber savaşan devletler birlikte yenilerek kuvvetsiz bir hale gelen Osmanlı hükümeti, ltilaf devletleriyle bir anlaşma imzalamak zorunda kalmıştır. Anlaşmanın birinci maddesine göre Hicaz, Asir ve Yemen'deki Osmanlı kıtaları garnizonları en yakın ltilaf devletleri komutanına teslim olmalıdır. Namus görevini yıllarca yerine getiren siz asker arkadaşlarım; bu kararın ancak anavatanı gerçek bir ölümden kurtarmak duygusuyla alınmış olduğunu takdir edeceksiniz. Bu büyük fedakılrlığınız bizzat düşmanlarımız tarafından dahi hayret ve takdirle karşılanmıştır. Bıı ağır yükü büyük bir sabır ve itaatle kabul edeceğinize eminim. Bize karşı hıllıl merhametli davranan İngiliz devletinin içten ve ıllicenap duygularına güvenmenizi rica eder, en erken saatte vatanımıza salimen dönmeniz için Allah'a dua eder, hepinizi gözlerinizden öperim. "