Ben hep şimdiki zamanda yaşarım. Geleceği bilmem. Artık geçmişim de yok. Biri, her şeyin mümkün olması ile çöküyor üzerime, öteki barındırdığı hiçbir şeyin gerçek olmamasıyla. Ne umutlarım var, ne de pişmanlıklarım.
Ne garip bir oyuncak şu insan! Yürür, konuşur ve acı çeker.70 kilodur. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez. Bir nevi ıstırap makinesi. İplerini başkası çeker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir bilinmez.Sınırsız olan yalnız hayalleri ve acı kabiliyeti. Etten bir kafes ve aciz içinde çırpınan bir ruh.Vücut araba, akıl arabacı...
Hepimiz de kendini beğenmişlik var ve bu, başkalarının da var olduğunu, onların da bizimkine benzer bir ruha sahip olduğunu unutturuyor bize. Benim kendimi beğenmişliğim ise şu üç beş sayfadan, bazı pasajlardan, bazı sorulardan ibaret.
Kendimi yeniden mi okudum? Yanlış! Buna cesaretim yok. Neye yarar ki? Bu sayfalarda mevcut olan bir başkası. Ben daha şimdiden hiçbir şeyi anlayamaz haldeyim.